solunum.gen.tr https://www.solunum.gen.tr Solunum, Solunum Sistemi ve Özellikleri tr-TR hourly 1 Copyright 2019, solunum.gen.tr Wed, 16 Mar 2016 00:00:00 +0000 Wed, 23 Oct 2019 00:00:00 +0000 60 Oksijensiz Solunum Denklemi https://www.solunum.gen.tr/oksijensiz-solunum-denklemi.html Sun, 11 Nov 2018 02:27:19 +0000 Oksijensiz solunum denklemi, yaşamsal fonksiyonların devamı için gerekli olan oksijenin işleyişini ifade eder. Oksijensiz solunum bilimde Anaerobik Solunum olarak geçmektedir. Oksijenli solunum yapan canlıların yaşadığı ortamda ok Oksijensiz solunum denklemi, yaşamsal fonksiyonların devamı için gerekli olan oksijenin işleyişini ifade eder. Oksijensiz solunum bilimde Anaerobik Solunum olarak geçmektedir. Oksijenli solunum yapan canlıların yaşadığı ortamda oksijen kalmadığı zaman yaptıkları solunum çeşididir. Bu solunum türünde besinler tamamen parçalanmaz. Yalnızca belli bir kısmı parçalanır. 

Oksijensiz solunum nasıl olur

Oksijensiz solunum, oksijene gerek duyulmadan enerji üretme sürecidir. Canlılar yaşamsal fonksiyonlarının devamın sağlamak için enerji üretmek zorundadırlar. Oksijensiz solunum denklem sürecini gerçekleştiren canlılar çeşitli kimyasal ve biyolojik etkiler sonucunda oksijen kullanmadan enerji üretebilmektedirler. Ancak bu üretimde oluşturulan enerji miktarı oksijenli solunuma nazaran daha azdır. Oksijenli solunumda üretilen Atp (enerji miktarı) 38 iken. oksijensiz solunumda sadece 2'dir. Evlerimizde yada tüketimini yaptığımız ürünlerin çoğunda oksijensiz üretim yapan canlılardan yararlanılmaktadır. Sütten peynir ve yoğurt yaparken, hamur mayalar ken yada bira elde edilirken oksijensiz solunum yapan bakterilerden faydalanılır. 

Oksijensiz solunum denkleminde geçen süreç fermantasyon olarak adlandırılır. Oksijensiz solunumun etil alkol fermantasyonu ve laktik asit fermantasyonu olarak iki türü vardır. 

C6H12O6 ——>2 C2H5OH + 2 CO2 + ATP

Yukarıda görülen oksijensiz solunum denkleminde glikoz tamamen inorganik bileşikler oranında ayrışamaz. Ortaya çıkan enerjinin büyük kısmı yeni oluşan organik molekülün bağlarında kalır. Üzüm suyunun içerisindeki glikozu bazı bakteriler, oksijensiz solunumla yukarıdaki denklemde görüldüğü gibi etil alkol ile karbondioksit ayrıştırırlar. Bu sayede yaşamsal döngülerini sürdürebilmeleri ve üremeleri için gerekli enerjiyi sağlarlar. Yukarıda belirtilen etil alkol fermantasyonun da 2 adet karbondioksit molekülü oluşturulurken, laktik asit fermantasyonun da oluşmaz. İnsan vücudunda oksijensiz solunum, laktik asit formunda olur.  Bu solunum, çizgili kas hücrelerinin içerisinde olur. Bu kaslar üzerinde aşırı çalışma yükü oluştuğu zaman yeterli oksijeni alamazlar. Bu aşama oksijensiz solunum denklemindeki süreci kullanarak enerji (atp) üretme yoluna giderler. Uzun süre antrenman yaptığınızda yada koştuğunuzda çalışan eklemlerin yorulmasının nedeni oluşan laktik asit birikiminden kaynaklanır. Oksijensiz solunum sitoplazma da gerçekleşir. Tek hücreli canlılarda ve çizgili kaslarda görülür. Oksijensiz solunumda, 2 ATP harcanır, 4 ATP oluşur. Yani net kazanç 2 ATP dir. Oksijensiz solunum, oksijenli solunuma nazaran daha hızlı gerçekleşmektedir. Canlının ağırlığını azaltır. Oksijensiz solunum denkleminde yolculuğumuz bu kadar. 
]]>
Solunum Yolu İlaçları https://www.solunum.gen.tr/solunum-yolu-ilaclari.html Sun, 11 Nov 2018 17:58:24 +0000 Solunum yolu ilaçları, İnsanlar yaşamları boyunca türlü hastalılara yakalanmaktadır. Bu rahatsızlıklardan öksürük, burun akıntısı, hapşırık, göğüste hırıltı ve hışırtı, nefes alış verişinde zorluk gibi s Solunum yolu ilaçları, İnsanlar yaşamları boyunca türlü hastalılara yakalanmaktadır. Bu rahatsızlıklardan öksürük, burun akıntısı, hapşırık, göğüste hırıltı ve hışırtı, nefes alış verişinde zorluk gibi sebepler için hekime müracaat ederiz. Bu tür rahatsızlıklara tıp dilinde solunum yolu hastalıkları adı verilmektedir. Solunum yolu rahatsızlıkları için müracaat ettiğimiz hekimler teşhislerini koyduktan sonra tedavi için hastalara önerdiği ilaçlara, solunum yolu ilaçları denmektedir. Solunum yolu ilaçları dört ana gruba ayrılır.
  • Ekspektoran ilaçlar (balgam söktürücüler)
  • Antitüsif ilaçlar (öksürük kesiciler)
  • Bronkodilatörler (bronş gevşeticiler)
  • Mast hücresi stabilizatörleri (histamin ve diğer otokoidlerin salınmasını inhibe edenler)
Ekspektoran ilaçlar: Ekspektoran ilaçlar, solunum yollarında biriken balgamı sulandırarak yapışkanlığını azaltır. Öksürük ile balgamın dışarı atılmasını kolaylaştırdığı için balgam söktürücüler olarak isimlendirilir. Ekspektoran ilaç kullanırken bol su veya sıvı içecekler tüketilmesi bronş salgısını artırarak etkili olmasını sağlar. Ekspektoranlar dört gruba ayrılır.
  • İpeka: İçinde bulunan aktif maddelerden dolayı düşük dozlarda ekspektoran, yüksek dozlarda kusturucu etki gösterir. İpeka mide mukozasında tahrişe yol açarak refleks yolla bronş bezlerinin salgısını artırır.
  • Tuz ekspektoranlar: Mide mukozasında tahrişe yol açarak refleks ve direkt etkileriyle bronş mukoza bezlerinin salgılarının artmasını sağlar.
  • Bromheksin klorür (Bromeksin): Bronş salgısını çoğaltarak salgının yapışkanlığını azaltır.
  • Mukolitikler: Mukus içindeki mukoproteinlerin kimyasal yapısını bozarak balgamı akışkanlaştıran ilaçlardır.

Antitüsif ilaçlar: Öksürük merkezini inhibe ederek,  spazmolitik etki neticesinden akciğerlerdeki öksürük reseptörlerinin duyarlılığını azaltarak, periferik etkileriyle akciğer ve diğer bölgelerdeki sinir uçlarını deprese ederek etkili olur. Antitüsif ilaçlar iki gruba ayrılır.

  • Opioidler: Afyon bitkisinden elde edilen kodein, morfin ve nebati ilaçların sentetik türevleri opioid olarak adlandırılır. Opioidler merkez sinir sistemindeki öksürük merkezini inhibe ederek antitüsif etki oluşturur.
  • Periferik etkili antitüsif ilaçlar: Spazmolitik etkileriyle, solunum yolu organlarındaki öksürük reseptörlerinin duyarlılığını azaltarak etkili olur.
Bronkodilatörler: Bronşioller ve bronşlardaki düz kasların gevşemesini sağlayarak solunum yollarını genişletip hava akışını kolaylaştıran ilaçlardır. Bronşioller ve bronşlardaki düz kaslarının tonusu, normal koşullarda sempatik sinirlerin genişletici etkisi ile parasempatik sinirlerdeki daraltıcı etkisi arasındaki dengeye bağlıdır.

Mast Hücresi Stabilizatörleri: Solunum sisteminde yer alan mast hücrelerinin membranlarını stabilize ederek histamin ve diğer otokoidlerin ortaya çıkmasını inhibe eder. Astma krizlerinin önlenmesinde profilaktik olarak da kullanılır. Akut astım krizi esnasında yarar sağlamaz.

]]>
Solunum Yolu Tıkanması https://www.solunum.gen.tr/solunum-yolu-tikanmasi.html Sun, 11 Nov 2018 21:52:52 +0000 Solunum Yolu Tıkanması, Solunum yolunun solunum olayını gerçekleştirebilmesi için gerekli olan havanın geçişini engel olacak biçimde tıkanması durumu olan solunum yolu tıkanması, tam tıkanma veya kısmi tıkanma olarak yaşana Solunum Yolu Tıkanması, Solunum yolunun solunum olayını gerçekleştirebilmesi için gerekli olan havanın geçişini engel olacak biçimde tıkanması durumu olan solunum yolu tıkanması, tam tıkanma veya kısmi tıkanma olarak yaşanabilir. Az miktarda bile olsa hava geçişinin gerçekleştirdiği duruma kısmi tıkanma, hava geçinin tamamen engellendiği tıkanma ise tam tıkanma olarak adlandırılır. 

Tam tıkanma belirtileri,  bu durumda hasta nefes alamaz ve konuşamaz oldukça acı çeker. Ellerini boynuna götürür ve hastanın rengi morarır. Bu esnada hastaya heimlich manevrası uygulanır. 

Kısmi tıkanma belirtileri, bu esnada kişi nefes alabilir ve konuşabilir. Ancak öksürür. Bu durumda ilk olarak kişi olduğu pozisyonda bırakılır. Hastaya dokunmadan arkasına geçilir ve kişi öksürmesi için teşvik edilir. Hastanın öksürüğü ya da solunumu azalıyor ve morarma söz konusu ise hemen girişimde bulunmalı, solunum yolunda eğer yabancı bir cisim varsa ya da hastanın takma dişleri varsa bunlar yerinden çıkartılmalıdır. Ancak kişide yabancı cisim görülmedi ise ve hastanın durumu gittikçe kötüleşiyorsa tam tıkanmada yapılacak olan heimlich manevrası uygulanmalıdır.

Solunum yolu tıkanma müdahale yöntemleri, solunum yolu tıklanan kişinin ilk olarak bilinci kontrol edilir ve hastada tam tıkanma söz konusu ise sırtında yer alan iki kürek kemiğinin arasına 5-6 defa vurulur. Kısmi tıkanma yaşayan kişiye el yumruk şeklinde yapılır ve başparmak çıkıntısı midenin üzerine ve göğüs kemiğinin alt kısmına gelecek şekilde koyulur, diğer el ile yumruk yapılmış olan el kıvranarak oldukça güçlü bir biçimde arka ve yukarıya doğru 5-6 defa solunum yolundaki cisim çıkarılıncaya kadar bastırılır. Eğer ki cisim çıkarılamaz ise ve hastada bilinç kaybı yaşanması durumunda mutlaka tıbbi yardım istenir.
]]>
Sigaranın Solunum Sistemine Etkileri https://www.solunum.gen.tr/sigaranin-solunum-sistemine-etkileri.html Mon, 12 Nov 2018 01:43:54 +0000 Sigaranın Solunum Sistemine Etkileri, Tütün, dünyada önüne geçilebilir pek çok ölüm nedenleri arasında neredeyse ilk sıralarda yer almaktadır. Çağımızda sigara her on yetişkinden birinin ölüm nedeni olarak karşımız Sigaranın Solunum Sistemine Etkileri, Tütün, dünyada önüne geçilebilir pek çok ölüm nedenleri arasında neredeyse ilk sıralarda yer almaktadır. Çağımızda sigara her on yetişkinden birinin ölüm nedeni olarak karşımıza çıkar. Sigara, meydana getirdiği sağlık sorunlarının yanında ekonomik ve sosyal gelişmeyi de engellemektedir. Sigaranın solunum sistemine etkileri ise diğer organlara verdiği etkilerden oldukça fazladır.

Sigara kullanılırken dumanı akciğere çekildiğinden, dumanın içerdiği partikül ve gaz niteliğindeki tahriş edici maddelerin tamamı solunum sistemini direkt etkilemektedir. Böylece sigara, ağız ve burundan itibaren akciğer alveollerine kadar uzanan solunum sisteminin tamamında birçok hastalığa davetiye çıkarmaktadır. Sigara kullanılması, solunum yolunu örten koruyucu yapı ve hücrelerin tamamını bozarak akciğerlerin her türlü zarara açık hale gelmesine neden olur. Böylece zamanla sigara kullanılmasından kaynaklı olarak gelişen hastalıkların pek çoğu akciğerlerde meydana gelmektedir. Solunum sistemi irritasyonunun en önemli nedeni olan sigaranın dumanı, bronkopulmoner fonksiyonu etkilemektedir.

Sigaranın solunum sistemine etkileri:
  • Trakea ve bronşlarımızı örten titrek tüylü epitel hücrelerinin (Silia) görevi, hava yolu ile vücudumuza giren çeşitli yabancı maddelerin mukusla birlikte dışarı atılmasını sağlamaktır. Sigaranın dumanı inhalasyonu, mukus bezlerinin fonksiyonunu etkileyerek fiziksel ve kimyasal yapısında bozukluğa neden olmaktadır. Bu şekilde solunum sisteminin bu önemli savunma mekanizması görevini yerine getirirken zorlanmaktadır. 
  • Mukus hücresi bir süre sonra hipertrofiye olarak aşırı mukus salgılamaya başlar.
  • Bronşial duvar kalınlaşarak elastikiyetlerini zamanla kaybeder.
  • Vücudun oksijen-karbondioksit alışverişini sağlayan alveolo-kapiller membranlar gittikçe kalınlaşır ve yırtılma yaşanabilir. Böylece amfizem ve bir takım akciğer problemleri baş göstermeye başlar.

Sigaranın solunum sistemine etkileri nedeniyle sigara kullanan ya da dumanına maruz kalan kişilerde farenjit, ses değişiklikleri ve larenjite neden olmaktadır. Tahrişin devam etmesi halinde bu hastalıklar kronikleşmeye başlar. Sigara kullananlarda sık sık görülen semptomlar ise balgam,  öksürük, nefes darlığı ve hırıltılı bir solunum şeklidir. Uzmanlar tarafından bu semptomlar üzerinde kullanılan günlük sigara miktarının en fazla etkisi olduğu belirtilmektedir. Ayrıca amfizem, kronik bronşit, larinks ve akciğer kanseri, sigara ile yakın ilişkisi olan ve solunum sisteminde görülen hastalıklardır. Sigaranın solunum sistemine etkilerini ortadan kaldırmak için sigaradan ve dumanından uzak durmak gerekir.
]]>
Normal Solunum Sayısı https://www.solunum.gen.tr/normal-solunum-sayisi.html Mon, 12 Nov 2018 08:24:37 +0000 Normal Solunum Sayısı, Bir kişinin 1 dakika içerisinde yaptığı solunumun sayısını gösterir.Solunum sayısının bulmak için, en basit yöntem kişinin dinlenme halinde olduğunda 1 dakikada göğüs kafesinin kaç defa kalktığı Normal Solunum Sayısı, Bir kişinin 1 dakika içerisinde yaptığı solunumun sayısını gösterir.Solunum sayısının bulmak için, en basit yöntem kişinin dinlenme halinde olduğunda 1 dakikada göğüs kafesinin kaç defa kalktığına göre bulunabilir. Bilindiği gibi solunum istemsiz olarak gerçekleşir. Normal zamanlarda bu sayı dakikada 12-20 kez olur. Fakat ateşli hastalıklar esnasında, kalp ve akciğer hastalıkları gibi solunumu etkileyen durumlarda yükselebilir. Bir insan için yaşam bulguları oldukça önemlidir. Çünkü yaşamsal bulgular kişiye yapılacak müdahaleler sırasında birer ipucu olarak kullanılır. Bunların arasında vücut ısısı, bilinci, dolaşımı, kan basıncı ve solunum bulunmaktadır. Kişinin solunum değerlendirmesinde solunum derinliğine solunumun sıklığına ve solunum aralıklarının eşit olmasına bakılır. Kişinin 1 dakika içerisindeki nefes alma ve nefes verme sayısı, kişinin solunum sayısını yani solunum sıklığını belirtir. Sağlıklı olan bir insanda bu sayı dakikada 12-20, çocuklarda 16-22, bebeklerde ise 18-24 arasında olur. 

Solunum Sayısı Solunum hızı neyi ifade eder Genellikle dinlenme sırasında ölçülen akciğerlerdeki havalandırma hızı, ventilasyon oranı, nefes sıklığı,solunum hızı, solunum frekansı veya bir dakika süre içinde devam eden solunum sayısı solunum hızını belirtir. Tıbben solunum hızı sağlık durumlarına göre farklılık gösterir. Solunum hızının artması, solunum derinliğinin düşmesi ile ilgili olan çok sayıda rahatsızlık vardır. Özellikle kanser türleri,KOAH, astım, kistik fibröz, kalp hastalığı, diyabet gibi rahatsızlıklar solunum sayısına etki eder. 

Normal solunum sayısı ne demektir Normalde solunum sayısı yetişkin insanlarda dinlenme sırasında 1 dakikada 12 nefes alınmasıdır. Bu oran daha eskiden 15 nefes olarak kabul görürken, günümüzde sağlıklı insanlarda bu değer yüksek bulunmaktadır. Yapılan tüm araştırmalar kanser hastalarında solunum sayısının çok yüksek olduğunu göstermiştir. Yine kistik fibröz, AIDS gibi rahatsızlıklarda da insanlarda dakikada 30 kez nefes sayısı ölçümü yapılmıştır. Solunum sayısı sadece sayılarak bulunamaz. Çünkü bunu belirlemeye kalkıştığınızda, zihinsel bakımdan rahatlayacağınız için buna bağlı olarak da solunum sayısı düşer. Bu durum gerçeğin yansımasına mani olur. Doğru solunum sayısına erişebilmek için, bir başkasının sizin solunum sayınızı sayması gerekir. Özellikle kişi uyurken bir başkası 1 dakika süreyle solunum sayısını saymalıdır. Uykudaki solunum frekansı ile dinlenme esnasındaki frekansla aynı olur. Ancak solunum kapasitesi değişik çıkabilir. Yavaş ve kolay alınan nefes esnasında hücrelere taşınan oksijen miktarı da fazla olur.
]]>
Akciğer Solunumu https://www.solunum.gen.tr/akciger-solunumu.html Mon, 12 Nov 2018 18:02:36 +0000 Akciğer solunumu: Göğüs boşluğu akciğerleri içinde bulundurur. Akciğer solunumu tüm omurgalıların solunum tipidir. Balıklar dışında tüm omurgalı canlılar akciğer solunumu ile solunum ihtiyaçlarını karşılar. Dışarıda Akciğer solunumu: Göğüs boşluğu akciğerleri içinde bulundurur. Akciğer solunumu tüm omurgalıların solunum tipidir. Balıklar dışında tüm omurgalı canlılar akciğer solunumu ile solunum ihtiyaçlarını karşılar. Dışarıdan oksijenin alınıp, karbondioksitin dışarı verilebilmesi için omurgalı canlılarda akciğer adı verilen organla solunum yapılır. Akciğerleri içinde bulunduran göğüs boşluğu birbirine ardışık genişlemekte ve daralmaktadır. Canlıda göğüs genişlediği zaman akciğerlerde bulunan gaz basıncı düşer ve daraldığında gazdaki basınç artar. Eğer canlının akciğerindeki gaz basıncı dışarıya oranla küçük ise akciğerlere hava girer böylece nefes yani soluk alınmış olur. Eğer göğüs daralmış ise hacim azaldığı için akciğerde bulunan gazın basıncı dışarıdan fazla olduğu için nefes verilmiş olur. 

Kurbağa ve semenderlerin erginlerinde, sürüngenlerde, kuş ve memelilerin tümünde akciğer solunumu görülür. Akciğer hacimleri ve yüzeyleri organizma gruplarına göre ve onların enerji ihtiyacına göre değişmektedir. Kuşların solunum sisteminde akciğer ve hava keseleri bulunmaktadır. Kuşlarda bulunan hava keseleri bazı kemiklerin içine kadar uzanmaktadır. Kuşların akciğerlerinde alveol bulunmaz bu nedenle hava keseleri havayı depolar ve körük gibi fonksiyon yapmaktadır. Kuşların kemik boşlukları hava taşıma özelliğine sahiptir. Bu yapı nedeni ile kuşlar çok yükseklerde kolaylıkla uçabilmektedir. Bütün omurgalı canlılarda akciğer yapısı aynı değildir. Üstelik akciğer solunumları da birbirine benzemez. Kuşlardan sonra kurbağayı ele alacak olursak kurbağalarda solunum daha farklıdır. Kurbağaların akciğerleri sabun köpüğüne benzemektedir. Kurbağalarda solunum sadece akciğerle yapılmaz. Kurbağalarda deri solunumu ve lavra döneminde solungaç solunumu vardır. Kurbağalardan daha gelişmiş olan sürüngenler çok daha donanımlı ve mükemmel akciğerlere sahiptir. Akciğer solunumunda esas olan solunum sırasında akciğerlerin genişlemesi ile iç basıncın düşmesi sonucu ile havanın dışarıdan içeri girmesi ve akciğer kasılınca iç basıncın artması sonucu havanın dışarı atılmasıdır. Bu işlem sırasında akciğere dolan hava, hava keselerini doldurduğunda içindeki oksijen çevrelerini saran kılcal damarlara da verilir. Kılcal damarlardaki karbondioksitte içeri alınır. Oksijeni hücrelere kanda bulunan alyuvarlar taşır. Kandaki alyuvarlar havada ve suda bulunan oksijeni tutarak hücrelere götürür. Hücrelerde oluşan karbondioksit, kana geçer ve akciğerlerin dış ortamla temasa geçtiğinde havaya karışır.

Akciğer solunumu ile ilgili yapıların özellikleri:
  • Solunum organlarının duvarları, vücuda gaz giriş çıkışını kolaylaştıracak ince bir yapıya ve şekle sahiptir.
  • Solunum organlarındaki tabakalar yüzey genişlemesine ve difüzyon imkanının artmasına yardımcı olmaktadır. Örnek olarak akciğerlerdeki alveollerin toplam olarak yüzeyi yaklaşık 100 metrekaredir.
  • Solunum gazlarının giriş ve çıkışının olduğu yerlerdeki yüzeyler nemlidir.
]]>
Balıklarda Solunum https://www.solunum.gen.tr/baliklarda-solunum.html Tue, 13 Nov 2018 17:33:33 +0000 Balıklarda solunum, aynı insanlardaki gibi oksijenli solunumdur. Ancak balıklar suyun içinde yaşadıklarından, solunumu solungaçları yardımıyla yaparlar. Tüm canlıların organizmasındaki hücreler oksijen kullanır. Hücredeki mad Balıklarda solunum, aynı insanlardaki gibi oksijenli solunumdur. Ancak balıklar suyun içinde yaşadıklarından, solunumu solungaçları yardımıyla yaparlar. Tüm canlıların organizmasındaki hücreler oksijen kullanır. Hücredeki maddelerin oksidasyonu sonucunda, ısı ve enerji yardımıyla da karbondioksit üretilir. Üretilen karbondioksit ise oksijenle yer değişmelidir. Balıklarda solunum, suyla kan damarları arasında dış solunum yapılırken, kanla dokuların arasında iç solunum yapılmaktadır. Solunumda özel gelişmiş solungaçlarını kullanırlar. Solungaçlar kemikli olan balıklarda iki bölüm halinde 4 solungaç yayının üstünde,lampiridlerde ise 7 solungaç yayının üstünde gelişmiştir. Solungaç boşluğunda yerleşen solungaçları koruyan operkulum denilen bir örtü de vardır. Her solungaç yayının üstünde konkav bölümünde değişik büyüklükte ve sayıda solungaç dikenleri bulunurken, diğer tarafta kılcal damarlar olan solungaç lameleri bulunur.

Balıklarda solunum (Dış solunum) nasıl olur

Balıklarda dış solunumda suda erimiş haldeki oksijen kanla alınır, kandaki karbondioksit ise suya verilir. Bu işlemler solungaç lamellerindeki kan damarları aracığıyla gerçekleştirilir. Solungaç yayları üzerinde çift sıralı halde lameller vardır. Solungaçların her zaman nemli kalması için balıklar sürekli ağızlarını açar kapatır. Bu anda solungaç kapakları da sürekli su sirkülasyonunun sağlanması, solungaç boşluğunda süreklilik sağlanması için bir süre açılır ve ardından kapanır. Kılcal damarlarla dolu solungaç lamelleri balığın ağzından giren sudak oksijeni tutar, dokulardan taşıdığı karbondioksidi suya bırakır. Aynı anda oksijeni alınan suda açılan operkulumlarla dışarıya atılır. Balıklarda solunum genellikle solungaçlar yardımıyla yapılır. Ancak bazı balık türlerinde ise, bağırsaklardaki özel kıvrımlar solunuma destek olur. Bu yüzden bazı balıklar oksijensiz kaldıkları zaman daha dayanıklı olurlar. Bu balıklar arasında Nemacheilus türü vardır.

Balıklarda solunumda solungaçların etkisi

Solunumda oksijenin alınması, karbondioksidin verilmesi için, balıkların solungaçları sürekli nemli olmalıdır. Bu nedenle sudan çıkan balıklar havada bol miktarda oksijen olmasına rağmen, havasızlıktan boğulup ölür. Eğer suyun dışında balıkların solungaçları nemli tutulursa, havadaki oksijeni solunumda kullanabilirler. Bu yüzden balık türlerinin bir kısmı nemli yosunların arasında uzun mesafelere götürülebiliyor. Cyprinus carpio ve yayın balıkları buna uygun türlerdir.

Balıklarda solunum farklılıkları

Kemikli olan balıkların hepsinde solunum operkulum ile tutulan dört çift solungaç ile yapılır. Lamperta fluviatilis türündeki balıklarda ise solunum diğerlerine göre farklıdır. Bunlarda yedi çift solungaç takımı vardır. Üzerlerindeki operkulum kapakta tek değildir. Bu balıklarda solunum için kullanılacak su ağızdaki kanal yardımıyla solungaç boşluğuna geçer. Gaz alışverişi yapıldıktan sonra solungaç yarığı denilen yedi delik aracılığıyla dışa atılır. Balıkların bir kısmının aktifliği azdır. Bu vücut ısılarının değişken olmasına yol açar. Aynı zamanda bulundukları ortama bağımlı hale gelirler. Bu yüzden sıcak ortama alışmış balıklar, aniden soğuk suya geçerlerse ısı dengesi korunamaz. Bu yüzden yaşadıkları şokun etkisiyle ölürler. Balıkların bir kısmı da bataklık ortamda yaşam sürdüğünden solunuma yardımcı yapılar gelişmiştir. Solungaçların arkasındaki bu tür labirent yapılar özellikle clarias türündeki balıklarda olur.
]]>
Solunum Ve Fotosentez https://www.solunum.gen.tr/solunum-ve-fotosentez.html Wed, 14 Nov 2018 16:19:30 +0000 Solunum ve Fotosentez, Nefes alıp verme süreci olan solunum, en basit tabiriyle bir canlının oksijen alarak karbondioksit vermesi olarak tanımlanır. Fotosentez ise bitkilerin topraktan aldıkları suyu, havadan aldıkları karbond Solunum ve Fotosentez, Nefes alıp verme süreci olan solunum, en basit tabiriyle bir canlının oksijen alarak karbondioksit vermesi olarak tanımlanır. Fotosentez ise bitkilerin topraktan aldıkları suyu, havadan aldıkları karbondioksit ile birleştirerek, şeker ve nişasta benzeri karbonhidratlara ve oksijene dönüştürmelerine denir.

Solunum ve fotosentez arasında ters bir orantı vardır. Fotosentez, solunum ile ters yönde çalışan bir metabolizma olayıdır. Solunumda karbonhidratlar oksijen ile birleşir su ve karbondiokside parçalanır. Yani solunum tepkimelerinin son ürünleri, fotosentezin ilk maddelerini oluşturur. Bu doğa olayı sadece sadece gündüzleri gerçekleşmektedir. Çünkü fotosentez ışık enerjisine bağlıdır ve karanlıkta meydana gelmez.  Yaşamımızın temeli olan bütün biyokimyasal aşamalar için enerji gerekir. Bu enerjinin en temel kaynağı da hücrelerde depolanan besinlerin yanması, yani oksijen ile birleşerek parçalanması olayıdır. Bu parçalanma oluşurken besin molekülleri arasındaki kimyasal enerji serbest kalarak ortaya çıkar.  Bu olay, aynı yanan bir odunun etrafa ısı ve ışık yayması gibi enerji veren bir olaydır. Yani nefes alıp vermeyi sadece oksijen ile karbondioksit alışverişi olarak değil aynı zamanda diğer canlıların enerji kaynağı olan karmaşık bir süreç olarak düşünmek gerekir. Eğer fotosentezin var oluşması gerekli birçok şartı olmasaydı mesela bitkilerin içinde fotosentezin oluşması için gerekli klorofil bulunmasaydı, doğada tek bir canlının dahi var olması söz konusu olmazdı. Fotosentez hakkında detaylı bilgi sahibi olunması çok yeni bir tarihte gerçekleşmiştir. Bu konuda bilim adamları çok yoğun araştırmalar yapmışlar ve ABD'li kimyacı Melvin Calvin başkanlığındaki bir ekibin çalışmaları üzerine bu ekibe 1961 yılında Nobel kimya ödülü verilmiştir.

Solunum ve fotosentez arasındaki farklar:

  • Solunum tüm canlılarda görülürken fotosentez olayı klorofil taşıyan canlılarda meydana gelir
  • Solunum tüm canlılarda her an gerçekleşmesine rağmen fotosentez sadece ışığın olduğu ortamlarda yaşanır. 
  • Solunumun meydana gelmesi için oksijen ve besine ihtiyaç duyulurken, fotosentez için su, ışık ve karbondioksit gereklidir.
  • Solunum sonrasında karbondioksit, enerji ve su üretimi gerçekleşirken, fotosentezin sonucunda besin ve oksijen meydana gelir. 
  • Solunum, ökaryot hücrede mitokondri de gerçekleşirken fotosentez, kloroplastta  gerçekleşir. 
  • Solunum ağırlığı azaltırken, fotosentezde ağırlık artması yaşanır.

Solunum ve fotosentez arasındaki farklar: Canlıların yaşaması için zorunlu bir doğa olayıdır. Güneş ışıklarının yayılmaya başladığı sabah vakti fotosentez denilen ve solunumun tersi bu olay ile bizimkinin tersine bir solunum olayı başlar. Bu süreçte karbondioksit tüketilerek oksijen üretilir ve oksijen zenginleşir. 

]]>
Yeni Doğan Bebeklerde Solunum Yetmezliği https://www.solunum.gen.tr/yeni-dogan-bebeklerde-solunum-yetmezligi.html Wed, 14 Nov 2018 23:32:54 +0000 Yeni Doğan Bebeklerde Solunum Yetmezliği, Erken doğan yani prematüre bebeklerde oldukça sık karşılaşılan problemlerin en başında solunum yetmezliği sorunu gelir. Yeni doğan bebeklerin yaklaşık %3'ü, 30 haftadan önce doğan b Yeni Doğan Bebeklerde Solunum Yetmezliği, Erken doğan yani prematüre bebeklerde oldukça sık karşılaşılan problemlerin en başında solunum yetmezliği sorunu gelir. Yeni doğan bebeklerin yaklaşık %3'ü, 30 haftadan önce doğan bebeklerin % 50'si, doğum ağırlığı 2,5 kilodan daha az olan bebeklerin ise % 20'sinde yaşanan solunum yetmezliği, erken doğan bebekler haricinde birçok bebekte görülebilen bir sorundur ve sezeryanla doğan bebeklerde solunum yetmezliği görülme olasılığı normal doğuma göre iki kat daha fazladır. Yeni doğan bebeklerde solunum yetmezliği görüldüğünde öncelikle sorunun ne olduğu araştırılır ve ona göre tedavi yöntemi uygulanır. 

Yeni doğan bebeklerde solunum yetmezliği nedenleri, bazı yeni doğan bebeklerde yaşanan bu hastalık, akciğerden kaynaklanan bazı problemler, kalp hastalıkları ya da santral sinir sistemini olumsuz etkileyen sebeplerden kaynaklanabileceği gibi, bebeğin hava yollarında oluşan tıkanıklık, bazı enfeksiyonlar, doğuştan olan metabolizma bozuklukları, bazı mide bağırsak sistemi hastalıkları ve solunum yolları güçlüğü gibi nedenlerden de kaynaklanıyor olabilir.

Yeni doğan bebeklerde solunum yetmezliği riski faktörleri, diyabetik annelerin bebekleri, sezeryanla doğan bebekler, erken doğum, ailesel yatkınlık ve anne karnında iken ilk yaptığı kaka solunum yollarına kaçan bebekler, astımlı annelerin bebekleri ve sigara kullanan annelerin bebekleri bu hastalık açısından risk teşkil eder.

Yeni doğan bebeklerde solunum yetmezliği belirtileri, solunum sayısının dakikada 20-40 aralığında olması yani normalden fazla olması, göğüs kafesinde çekilmeler, cilt renginde morarma, solunumun aralıklı olarak durması, burun kanatlarının açılıp kapanması, inleme huzursuzluk, halsizlik ve emme isteksizliği gibi belirtiler yeni doğan bebeklerde solunum yetmezliği belirtileri arasında sayılabilir.

Yeni doğan bebeklerde solunum yetmezliği  tanısı, yeni doğan bebeklerde solunum yetmezliğine sebep olabilecek enfeksiyon ve RDS gibi nedenleri ayırt edilmek için kan tahlili akciğer filmi ve kan gazı gibi ölçümler yapıldıktan sonra bu hastalığın tanısı konur.

Yeni doğan bebeklerde solunum yetmezliği tedavisi, bu hastalık bebeğin hayatını tehdit edebileceği için, bu sorunu yaşayan bebeklerin kan ve oksijen değerlerinin düzenli ve uygun bir şekilde izlenmesi gerekir. Tedavi bebeğin hastalığının derecesine göre farklılık gösterir. Bazı durumlarda bebeğe yalnızca küvöz içerisinde oksijen verilirken, bazı beslenemeyen bebeklere serum takılarak oksijen verilebilir. bazı durumlarda ise yeni doğan bebeklerin suni solunum aygıtına bağlanması gerekebilir.
]]>
Solunum Durması https://www.solunum.gen.tr/solunum-durmasi.html Thu, 15 Nov 2018 08:42:59 +0000 Solunum Durması, Solunum sistemi insan beden yapısının işleyişlerinden olup hayati bir önemi bulunmaktadır. Zira solunum gerçekleşme işlemi durması halinde kişi hayatını kaybedebilir. Solunum yollarında meydana gelen en u Solunum Durması, Solunum sistemi insan beden yapısının işleyişlerinden olup hayati bir önemi bulunmaktadır. Zira solunum gerçekleşme işlemi durması halinde kişi hayatını kaybedebilir. Solunum yollarında meydana gelen en ufak bir hasar beraberinde büyük ve tehlikeli hastalıkların da belirtisi olarak karşımıza çıkabilir. Özellikle de solunum durması bu sorunun en temel belirtileri arasındadır. Bu sorun düzgün bir şekilde işleyen solunum sistemi organlarından herhangi birinin ya da birkaçının işlevini yitirmesi ile meydana gelmektedir. Ancak bu durumu da tetikleyen birçok olumsuz etken bulunduğunu unutmamak gerekmektedir. Bu durumu beraberinde kişinin solunum durması sorunu ile karşılaşmasına neden olmaktadır. Bunun ile birlikte kişi ileri düzeyde solunum durması sorunu ile karşılaşması halinde de mutlaka önlem alması gerekmektedir. Bu yapılması gereken tedbirler alınmadığı sürece ilerleyen zamanlarda hasta daha büyük tehlikeler ile karşılaşması içten bile değildir.

Solunum durması sorunu solunum sistemi rahatsızlarının en temel belirtisi olduğunu söylemiştir. Bu sorun özellikle nefes darlığı çeken astım hastalarında ve alkol ile sigara gibi sağlığa zararlı maddelerin tüketilmesi halinde ortaya çıkmaktadır. Bu sebepten ötürü bu sorun ile karşılaşan bir kimse hastalık ilerlemeden bir an önce önlem alması gerekmektedir. Aksi takdirde çok da büyük solunum sistemi sorunları da beraberinde ortaya çıkabilir. Bu durum yalnızca hastanın solunum sistemini de değil aynı zamanda bedeninde yer alan diğer sistemlerin de işlevinin düzgün bir şekilde yerine getirmesini engeller. Zira insan bedeni bir bütünlük içinde olup bu yapının herhangi bir yerinde meydana gelen sorun diğer işleyişleri de doğrudan ya da dolaylı olarak etkileyebilir. Özellikle de solunum durması sorunu bu duruma örnek verilebilir. Burada hastaya düşen görev daha temkinli olmak ve hiç vakit kaybetmeden bir an önce önlem almaktır.

Solunum durması sorunu hakkında sıkıntı yaşayan bronşit ve astım hastalarının bu sorunu detaylı bir şekilde incelemeleri gerekmektedir. Bu sorun hakkında solunum durması rahatsızlığının ilerleyen süreçlerde hastaya ne gibi problemler ile karşılaşacağını bilmesi şarttır. Ancak bu sayede erken tanı ile bu rahatsızlık ile başa çıkması söz konusu olacaktır. Bu makalemizde sizlere solunum durması hakkında daha detaylı bilgi vereceğiz.

Solunum Durması Nedenleri ve Belirtileri

Solunum durması sorunu kişinin solunum sistemi yapılarından herhangi birinin işlevinin yerine getirememesi halinde ortaya çıkmaktadır. Bu sebepten ötürü kişi sağlığına dikkat etmesi gerekir. Bunun için de solunum sistemi sağlığına dikkat etmek gerekir. Kişi nefes alıp vermesi esnasında sorun yaşaması halinde bu rahatsızlık ortaya çıkar. Aynı zamanda da boğaz sertleşmesi ve akciğer solunum ağrıları yaşamasına neden olur.

Solunum Durması Karşı Alınacak Önlemler

Bir kişi sürekli olarak solunum durması rahatsızlığı ile karşılaşıyor ise bu soruna karşı mutlaka önlem alması gerekmektedir. Bu hususa dikkat etmemesi halinde hastalık daha da ilerleyebilir. Bunun ile birlikte kişi hiç vakit geçirmeden uzman bir destek alması şarttır. Hastanın doktorunun önermiş olduğu ilaçları aksatmadan alması çok önemli bir husustur. Bunun yanı sıra hasta kesinlikle sigara ve alkol gibi kötü alışkanlıklarını da terk etmesi gerekmektedir. Ancak bu sayede solunum durması sorununu kesin bir şekilde çözüm bulunması söz konusudur. 

]]>
Solunum Denklemi https://www.solunum.gen.tr/solunum-denklemi.html Thu, 15 Nov 2018 15:48:54 +0000 Solunum Denklemi; yaşamımızı bir şekilde sürdürebilmek için canlıların enerjiye ihtiyacı vardır. İhtiyacımız olan enerji ise sadece besin maddelerinden elde edilir. Canlılar besin maddelerini dışarıdan aldıkları zaman, ok Solunum Denklemi; yaşamımızı bir şekilde sürdürebilmek için canlıların enerjiye ihtiyacı vardır. İhtiyacımız olan enerji ise sadece besin maddelerinden elde edilir. Canlılar besin maddelerini dışarıdan aldıkları zaman, oksijen yardımıyla veya oksijen olmadan oksijensiz olarak enerji alırsa solunum olayı gerçekleşir. Nefes alıp verirken yani solunum sırasında önceden alınmış olan basit şeker hücre içinde parçalara ayrılır. Bu parçalanmadan kaynaklı olarak da karbondioksit, su ve enerji ortaya çıkar. Canlıların belirli bir kısmı ise alınmış olan şekeri oksijen kullanarak parçalar. Bu durum oksijenli solunum olarak adlandırılmaktadır. Solunum hücrelerindeki mitokondri bu şekilde kendi içinde ortaya çıkar. 

Solunum Denklemi

Glikoz + Oksijen ↔ Karbondioksit+ Su+ Enerji

Solunum tüm canlılar tarafından yapılan bir olaydır. Bu canlılar arasında bitkilerde bulunmaktadır. Sürekli olarak gece gündüz devam eden  solunum nefes alabilen bütün canlılar için çok önemli bir ihtiyaçtır. Bu işlem sonrası elde ettiğimiz enerji hücrelere dağıtılarak kullanılır. Enerji herkes için önemlidir çünkü yaşamsal faaliyetleri gerçekleştirmek için buna ihtiyacımız var. Solunum yaptığımız sure zarfında elde edilen enerji ATP adenozin trifosfat molekülü içinde saklanmaktadır. Bir Atp molekülü içinde adenin organik bazı ile üç fosfat grubu olmaktadır. Bu fosfat grupları arasında olan bağların kopması durumunda enerji açığa çıkar. 

Aldığımız, elde ettiğimiz enerji sayesinde yürüme, beslenme, koşma, oynama ve konusma gibi daha birçok yaşamsal fonksiyonlarımızı sürdürmemizi sağlar. Bitkilerde ise bu enerji büyüme, gürleşme ve ışığa doğru yönelme besin maddelerini diğer organlara taşıyarak bu yönde kullanır. 
Canlıların belirli bir kısmı solunumda oksijen kullanmazlar. Aldığı besinleri bu şekilde kimyasal bağ enerjisi, Atp enerjisine dönüşme yaptığında oksijen olmadan bir solunum gerçekleşir. 
]]>
İç Solunum https://www.solunum.gen.tr/ic-solunum.html Thu, 15 Nov 2018 16:54:38 +0000 İç Solunum, Hücre içindeki biyokimyasal solunum olayına iç solunum denmektedir. Tıp dilinde internal respirasyon olarak kullanılmaktadır. Vücudumuzun içinde bulunan organik besinlerin çeşitli yollarla parçalanarak,  vücudu İç Solunum, Hücre içindeki biyokimyasal solunum olayına iç solunum denmektedir. Tıp dilinde internal respirasyon olarak kullanılmaktadır. Vücudumuzun içinde bulunan organik besinlerin çeşitli yollarla parçalanarak,  vücudumuzun ATP enerjisi  üretmesi olayına solunum denilmektedir. Bu olayın nasıl olduğunu açıklayacak olursak; kan hücrelerimizin içine oksijen ve besin taşımaktadır. Vücudumuzdaki hücrelere taşınmış olan besinler oksijen tarafından yakılmaktadırlar. Bu şekilde besin ve oksijenin birleşiminden meydana gelen enerji olayı durumuna solunum denilmektedir.

Solunum olayları sırasında;
Hücreler oksijen almaktadır.
Hücresel solunum yapılmaktadır. Yani oksijen olduğu zaman besinlerden ATP enerjisi üretilebilmektedir.
Vücutta su ve karbondioksit meydana gelmektedir. Solunum esnasında vucutta meydana gelen karbondioksit uzaklaştırılmaktadır.

Hücre solunumu Nedir
Besin maddeleri hücrelerimizde oksijenli veya oksijensiz bir biçimde parçalanarak enerji açığı  olayının çıkarılma olayına denilmektedir. Oksijensiz solunum yani vücudumuzda bulunan glikozun oksijensiz bir ortamda parçalanarak enerji elde edilmesi durumuna denir. Oksijensiz solunumun, anaerobik solunum veya fermantasyon olarak da bilinir. Oksijenli olan solunumda ise enerji veren besin maddeleri oksijenli olan bir ortamda sıralı kimyasal reaksiyonlar ile karbondioksit ve suya kadar her şey parçalanmaktadır. Bu besin maddelerinin bağlarında bulunan enerji ATP nin yapısına aktarılmaktadır.

İç solunum nedir
Hücrenin kan veya başka vücut sıvıları aracılığı ile yaptığı gaz alışverişi durumuna denir. Hücreler içinde karbondioksit ve oksijen alışverişi sürekli olmaktadır. Bu biyolojik yanma olarak nitelendirilen olaya iç solunum denilmektedir. Organizmalarda gerçekleşen gerçek solunum iç solunum olayıdır. Hücrelerin yaşamsal olarak faaliyetlerini sürdürebilmesı için iç solunumun yapması şarttır. İç solunum olayında; hücreye enerji yüklü bileşikler gelmektedir. Yağ ve karbondioksit  benzeri maddeler yanarak enerji vücutta serbest bir hale gelmektedir.

Solunum Sistemi
Oksijenin hücrelere ulaşmasını ve karbondioksit’in ise  dışarıya atılmasını sağlayan bir sistemdir. Solunum sisteminde burun veya ağız yolu ile alınacak olan  oksijen sırası ile ağzı, gırtlak ve soluk borusundan içeri geçmektedir. Buralardan geçerek hava içindeki oksijen akciğerlere kadar ulaşmaktadır. Daha sonrasında ise hava akciğerlerde bulunun bronşlardan geçerek alveollere ulaşmaktadır. Alveoller ise bu oksijenin kana geçmesini sağlamaktadır. Kan ise taşıyıcılık özelliğini kullanarak oksijeni hücrelere ulaştırmaktadır. Hücreler ise oksijenin yardımı ile besinlerden enerji elde etmektedir. Ortaya çıkan bu karbondioksit ise havada bulunan oksijenin geliş yolunu takip ederek vücudumuzun ağız ve burundan çıkmaktadır. Görüldüğü gibi solunum sistemi burun, ağız, gırtlak, soluk borusu, akciğer ve bronşlardan meydana gelmektedir.

]]>
Kuşlarda Solunum https://www.solunum.gen.tr/kuslarda-solunum.html Thu, 15 Nov 2018 23:44:17 +0000 Kuşlarda solunum, Damardaki kandaki karbondioksit gazının oksijen gazı ile yer değiştirmesini sağlayan temel sistemdir. Solunum sisteminde burun ve ağız birlikte yardımıyla dışarıdan alınan havanın içindek
Kuşlarda solunum, Damardaki kandaki karbondioksit gazının oksijen gazı ile yer değiştirmesini sağlayan temel sistemdir. Solunum sisteminde burun ve ağız birlikte yardımıyla dışarıdan alınan havanın içindeki oksijeni sırayla gırtlak ve soluk borusundan geçirdikten sonra akciğerlere doğru ilerlemektedir. Akciğerlerde, bronşçuklardan geçerek alveollere gelmektedir. Alveollerin iç kısmının nemli tutulması solunumu oldukça kolaylaştırmaktadır. Alveollerden oksijen kana geçer. Kan, hücrelere oksijeni taşıyarak hücrelerin oksijeni kullanmasını sağlar ve  böylece enerji ortaya çıkar. Kandan yardım alan karbondioksit, tekrar alveollere gelir. Alveollerin içinde bulanan kılcal damarlarda karbondioksit sırası ile bronşçuk, bronş, soluk borusu, gırtlak ile yutaktan geçtikten sonra ağız ve burna gelerek buradan çıkmaktadır. Kara canlıları ile kuşların solunum sistemleri de birbirlerinden tamamen farklı şekilde çalışmaktadır. Bunun sebebi kuşların oksijen ihtiyacının kara canlılarını baz alırsak çok  fazla olmasıdır. Bir kara canlısının oksijen üreten akciğeri, kuşun ihtiyacı olan  oksijeni yeteri kadar sağlayamaz. Bu nedenle, kuşların akciğerleri karada yaşayan canlılardan  farklı bir sistemle çalışmaktadır. Kara canlılarının akciğerleri "çift yönlü" sisteme sahiptir: Nefes alma sırasında, hava akciğerdeki çoğalmış kanallar boyunca ilerleyerek küçük hava keseciklerinde son erer. Oksijen-karbondioksit alışverişi de bu kısmında gerçekleşir Ancak daha sonra, kullanılan hava, tam ters yönde hareket eder ve geldiği yolu izleyerek akciğerden dışarı atar ve ana bronş da bu dışarı atımına yardımcı olur

Kuşlarda solunum ve akciğerin önemi, Kuşlar, ataları olarak kabul edilen sürüngenlere göre çok farklı bir anatomiye sahiptir. Kuş akciğerleri, kara canlılarına göre  ters bir biçimde işlemektedir. Kara canlıları havayı aynı nefes borusundan alır aynı zamanda da aynı yerden vermektedir Kuşlarda ise kuşlarda bu durum biraz değişiktir: hava akciğere ön taraftan girerken arka taraftan dışarı atılır. Uçuş sırasında çok yüksek miktarda oksijene ihtiyaç duyan kuşlara özel bir sistemle yapılandırılmıştır. Kuşlarda ise hava akciğer kanalı boyunca "tek yönlü" ilerler. Akciğerlerin giriş ve çıkış kanalları birbirlerinden tamamen farklıdır ve hava sürekli olarak akciğer içinde tek yönlü olarak ilerler. Böylece kuşlar, havadaki oksijeni fazlasıyla  alabilir.Böylece kuşların yüksek enerji ihtiyacı karşılanır Bu durumu en iyi  uzmanlarından olan HRDuncker şöyle aktarmaktadır: 
"Kuşlarda ana bronş, akciğer dokusunu oluşturan tüplere ayrıştırılır. Parabronşi diye adlandırılan bu tüpler sonunda tekrar bir araya getirilerek havanın akciğerler boyunca tek bir yönde devamlı akımını sağlayacak sistemi meydana getirmektedir. Kuşlardaki akciğerlerin genel yapısı ve genel olarak solunum sisteminin çalışması tamamıyla yapısına özgüdür.Kuşlardaki bu "avien" sistemi başka hiçbir omurgalı akciğerinde bulunmamaktadır.Bu sistem bütün kuş türlerinde değişmez."
Diğer ünlü bir biyokimyacı olan M. Denton bir yazısında bu kadar muhteşem bir sistemin kademeli evrimle oluşamayacağını şöyle şöyle ifade eder: Kuş akciğerlerinin çevresinde hava kesecikleri bulunmaktadır. Hava, önce bu kesecikler de toplanır sonrada düzenli olarak akciğerin içine depolanır. " Solunum sisteminin bu evrim süresince hiç aksamadan çalışması, organizmanın hayatını sürdürmesi için gerekli olduğunu gösterir. En küçük bir eksik işlem ölümle sonuçlanmaktadır .

Kısacası, Akciğeri faaliyet göstermeyen bir canlı ise birkaç dakikadan fazla yaşamını sürdüremez; Çünkü mutasyonların kendisini tevafuken kurtarılmayı bekleyecek milyonlarca yılı yoktur. Kuş akciğerinin bu muhteşem yapısı, uçuş için gerekli görülen fazla miktarda oksijen ihtiyacını karşılamaya yöneliktir  ve bu mükemmel işleyişin kendinden var olmadığının kanıtıdır. Kuşların solunum sisteminin bu denli düzenli işlemesi de onun yaratıcılığının mükemmelliğini gösterir.
]]>
Canlıların Solunum Organları https://www.solunum.gen.tr/canlilarin-solunum-organlari.html Fri, 16 Nov 2018 18:54:41 +0000 Canlıların solunum organları: organlar belli bir sistem de çalışır. Bu sistem insan da hayvanlarda ve bitkiler de farkı şekilde olmaktadır. Canlıların solunum organları farklı olsa da genel olarak şöyle işlemektedi Canlıların solunum organları: organlar belli bir sistem de çalışır. Bu sistem insan da hayvanlarda ve bitkiler de farkı şekilde olmaktadır. Canlıların solunum organları farklı olsa da genel olarak şöyle işlemektedir. Oksijen havadan alınıp hücrelere kadar taşınır;yanma sonucu oluşan co2 nin vücuttan atılması durumuna solunum denilmektedir. Bu vazifeyi gerçekleştiren sisteme solunum sistemi denilmektedir. Genel olarak solunum canlı organizmada gaz değiş tokuşunu ifade etmektedir. Hücrelerin besinleri oksijenle yanarak enerji ortaya çıkarması sırasında yan ürün olarak karbondioksit çıkar.Vücutta solunum iki durumda meydana gelmektedir.

Bitkilerde solunum organı ve işleyişi:Bitkiler yapılarında bulundurmuş oldukları stoma ve lentisellerin yardımıyla solunum yapmaktadır. Stoma dış ortamdan oksijeni aldığında tepkimeler meydana gelir ve sonucunda açığa çıkan karbondioksidi dışarı gönderir. Yani canlının solunumu ihtiyacı için oksijen alınmasıyla karbondioksit atılması stomalar yardımıyla yapılmaktadır.

Hayvanlarda solunum organı ve işleyişi:Hayvanlar incelendiğinde her hayvan türünün kendisine has bir solunum şekli olduğu bilinmektedir. Vücut yüzeyi ile yapılan solunum sistemi, solungaçlar ile yapılan solunum sistemi, akciğer ile yapılan solunum sistemi ve strake sistemi ile yapılan solunum sistemi gibi  hayvanlarda görülen solunum türlerin  bulunmaktadır.

İnsanlarda solunum organları ve işleyişi: Solunum sistemi içerisinde yer alan birçok organların yardımıyla gerçekleşmektedir. Burun, yutak, gırtlak, soluk borusuyla birlikte broş, broşçuklar, akciğer de insanların solunum yapabilmesini sağlayan  en önemli yapı taşlarıdır.
Burun:Vücuda havanın alınmasını sağlayan kısımdır. İçerisinde bulunan sümüğe benzeyen doku sayesinde havanın nemlenmesini de yardımcı olur Burnun içerisinde yer alan kıllar aracılığıyla da hava içerisinde bulunan zerrecikleri tutarak havayı temizler.
Yutak: Yutak,yemek esnasında yenilen besinin soluk borusuna geçmesine engel olan bölümdür. Yutak hareketi esnasında küçük dilde hareket ettiğinden dolayı soluk borusu ve küçük dille birlikte kapanarak  solunumun  kısa süreliğine durmasını sağlar.
Gırtlak: Gırtlak, gelen havayı soluk borusuna ileten bölümdür. Havayı iletme görevi olduğu gibi bu bölüm de ses tellerinin bulunması büyük önem arz eder.Vücudun en aktif olan bölümlerin biri olası hasebiyle zaman zaman çeşitli hastalıklar görülmektedir. 
Soluk Borusu: Yutak ve akciğerler arasında yer alan bu bölüm yutağı ve akciğeri birbirine bağlamak vazifesidir. Soluk borusunun tamamı kıkırdak halkalardan meydana gelir. Kıkırdak olan bu halka şeklindeki yapılar soluk borusunun daimi olarak açık kalmasını sağlar. bu yapı olmasaydı soluk borusu tıkanır ve soluğu tamamen dururdu.
Broş ve Bronşcuklar: Oksijenin kanla buluşmasını sağlayan iki önemli organdır. Solunum sisteminde yer alan ve en önemli hayati önem içeren bölüm kesinlikle broş ve broşçuklardır. Soluk borusuna benzeyen bu yapılarda bir olumsuz durum hasıl olduğunda  sağlık sorunlarının ortaya çıkmaktadır.
Akciğerler: Sağ ve sol olmak üzere iki bölümden oluşup göğüs boşluğunda bulunmaktadır.Solunum sisteminin en önemli bölüm olan akciğerler, üzerlerinde yer alan kılcal damarlar yoluyla havadaki oksijenin kana karışmasını, kandaki karbondioksidin ise dışarı atılmasına yardımcı olur.
Genel olarak ifade edilecek olursa canlıların solunum organları o kadar muhteşem bir dizayn ile kurulmuş ki birini bile oynattığın zaman canlının ölümüne yada ağır şekilde  tahrip olmasına sebep olmaktadır.
]]>
Solunum Cihazı Fiyatları https://www.solunum.gen.tr/solunum-cihazi-fiyatlari.html Fri, 16 Nov 2018 21:23:02 +0000 Solunum cihazı fiyatları, Solunum sisteminde tıbbi adı ventilasyon olarak ilen gaz değişimde yetersizlikten oluşur. Çoğu insanlarımız sigara kullanınımı çok yaptığı için ilerleyen yaşlarda solunum yetersizliği yaşa Solunum cihazı fiyatları, Solunum sisteminde tıbbi adı ventilasyon olarak ilen gaz değişimde yetersizlikten oluşur. Çoğu insanlarımız sigara kullanınımı çok yaptığı için ilerleyen yaşlarda solunum yetersizliği yaşarlar. Solunum yetersizliği için amaç gerekli olan oksijeni solunumda sağlamaktır. Solunum birden fazla sistemin koordine düzgün çalışmasını gerektiren komplike diye adlandırdığımız bir durumdur.  Koordine ve komplike durumunda meydana gelen sorunlar solunum yetersizliği yapmaktadır. Solunum üç mekanizma ile gerçekleşir. Ventilasyon, Difüzyon ve Dolaşım’dır. Solunum yetmezliği 3 başlık altında değerlendirme yapılır. Hipoksemik, Hiperkapnik, Kombine solunum yeterliği diyedir. Bunlardan biri solunum yetersizliği sağlamaktadır. Akut solunum yetmezliği birkaç dakika içinde belli eder ortaya çıkar. Kronik solunum yetmezliği bir kaç gün içinde sinsi ve belirtisi olmadan seyreder ortaya çıkar. İki sorun ise. Kronik solunum yetmezliği araya giren enfeksiyondur. Akut yetmezliği ise solunumun kötüleşmesidir.  Solunum yetersizliği gögüs hastalıklardan kaynaklanır. Solunum yetersizliği zayıf olduğu için salgı atma yutma zorluğu, öksürük, komaya girme, baş ağrısı, cilt renginde kırmızı olma, terleme, bitkinlik gibi belirtileri vardır. Solunum yetersizliği cihazları hakkında bilgi vereceğim. 

Solunum Cihaz Fiyatları: 

  • Oksijen Konsantratörü Cihazı: Oksıjen üreten cihazdır. Fiyatı 190 TL
  • Omron Kompresörlü Nebulizatör Cahazı solunum için ağza takılan cihaz. Fiyat 108 TL
  • Trifle Solunum Cihaz: 16.90 TL
  • Cpap ve Bpap Cihaz: 18.60 TL
  • Beurer  Parmak Tipi Pulse Oksimetra: Kalp hızı oksijen miktarı nabzını ölçer 189,00 TL
  • Plusmed Cpap Cihaz Yüz Maskesi: 212,76
  • Alüminyum Oksijen tüpü: 146,90 TL
  • 3 Top Egzersiz Cihazı 12,50
  • Merydin Hafıza Kartlı Cihaz: 49,90 TL
  • Sleep Cube Plus Cihaz: 124,99 TL
  •  Uyku Apnesi İçin Cihaz: 16,90 TL
  • Curatıve Floton Bileve Cihaz: 2.638  TL
  • Wicrochamber Solunum: 20 TL
  • Rossmax Kompresörlü Cihaz: 99,90 TL
  • Sessiz Çalışan Oksijen Konsantratörü: 1.390 TL
  • Ambu Seti: 25,30 TL
  • Solunum Maskesi: 23,30 TL
  • Solunum Seti:153,90 TL  
  • Oksijen Torbası: 108 TL
  • Hsıner Ambu Cihazı: 40 TL
  • Beurer Nebulizatör Cihazı: 500 TL
  • Cihaz Hortumu: 79 TL
  • Oksijen Manametresş Cihazı: 60 TL
  • Nebtıme Kompresörlü Cihaz: 74,90 TL
  • Plusmed Ambu Cihaz: 29,85 TL
  • Hsiner Ambu Cihaz: 40,90 TL
  • Omron Kompresörlü Cihaz: 281,60 TL
  • Freely +plus Nebülizatör Cihaz: 74,90 TL
  • Cihazlar fiyatları bunlardır. Solunum yetersizliği sorunları makineler ile kalkacaktır.
]]>
Suni Solunum https://www.solunum.gen.tr/suni-solunum.html Fri, 16 Nov 2018 23:47:06 +0000 Suni Solunum, Yaşadığımız çağda  insanlar tarafından en çok bilinmesi gereken ilk yardım durumlarından biridir. Şöyle ki gün geçtikçe gelişen teknoloji kötü etki olarak meydana gelen  kazaları ve bu gibi durumları daha Suni Solunum, Yaşadığımız çağda  insanlar tarafından en çok bilinmesi gereken ilk yardım durumlarından biridir. Şöyle ki gün geçtikçe gelişen teknoloji kötü etki olarak meydana gelen  kazaları ve bu gibi durumları daha fazla meydana getirmektedir. Bu kazalarda ilk yardım bilgisi olarak suni solunum yapmayı bilmek hastalarda acil olarak gerekebilir. Bu sebeple herkesin bilmesi gereken bu hayat kurtarıcı uygulama her an hepimize gerek olabilir. Milli eğitim bakanlığı tarafından okullarda ve diğer eğitim kurumlarında verilen ilk yardım derslerinde gençlerimize ve çocuklarımıza suni solunum eğitimleri verilmektedir. Suni solunum uygulamaları her ne kadar kolay ve basit olarak görülse de bu uygulamalar genelde can kurtarıcıdır. Fakat bu gibi durumla kaza geçiren insanların sağlığını direk olarak etkilediği için bu uygulamaların kesinlikle hatasız bir şekilde yapılması gerekmektedir. Suni solunum işlemleri altın dakika olarak bilinen 5 dakika içerisinde zaman kaybetmeden uygulanması gerekmektedir. Bu uygulamanın yapılabilmesi için ilk olarak kazazedenin etrafı açılmalı ve uygun bir duruma getirilmelidir.

Suni solunum nasıl yapılır Suni solunum uygulamadan  önce hastanın bilinci kontrol edilmelidir. Bunu insanlardan tepki alacak şeylerle ya da sorular sorarak yapabilirsiniz. Daha sonra suni solunum yapmaya başlamadan önce kesinlikle gerekli yerlere haber verilmelidir. Böylece siz suni solunum yaparken bu zaman zarfında ambulans da olay yerine gelecektir. Suni solunum yapılacak hastaya 2 suni solunum ve 30 kalp masajı yaparak işleme başlanmalıdır. Suni solunum uygularken kişi üzerinde ki bunaltacak ya da sıkacak giysilerin gevşetilmesi gerekmektedir. Bu durum hastayı  daha çok rahatlatacaktır. Daha sonra hastada nefes alıp verme durumunun olup olmadığı kontrol edilir. Kişinin solunum yolları kapalı ise uygun metotlarla bu tıkanıklıklar açılır. Genellikle boğazdaki tıkanıklık kişinin parmak yardımı ile cismi çıkarması ile giderilir. Daha sonra hastanın başı geriye doğru yaslanmalıdır ve çene açılmalıdır. ilk yardımı yapacak kişi bir eliyle hastanın burnunu tutar. Bunun sebebi hastanın ağzından verilen havanın burundan çıkmasını engellemektir. Kazazedenin solunum yolları açık ise direk olarak hasta üzerinde suni solunum yapılmasına geçilmelidir. Ama bu işleme başlamadan önce hastanın kalbinin durmuş olmasına dikkat edilir. Şayet kalp yavaşta olsa atıyorsa bu uygulama kesinlikle yapılmamalıdır. Suni solunum uygularken aldığınız nefes tamamen kazazedenin ağzına verilmelidir. Bu şekilde suni solunum işlemine devam edilir. Kazazedenin göğsü kafesi iyice üste çıkana kadar hava üfleme işlemine devam etmelisiniz. Suni solunum ve kalp masajı dakikada 12-15 kez yapılmalıdır. Suni solunum yapılan bu dakikalar kazazede için altın dakika olarak bilinen sürelerden sayılmaktadır. Bu gibi durumların her zaman görülme ihtimalinin olduğu için kesinlikle bu uygulamaların herkes tarafından bilinmesi hayati önem taşımaktadır.
]]>
Hayvanlarda Solunum https://www.solunum.gen.tr/hayvanlarda-solunum.html Sat, 17 Nov 2018 13:35:22 +0000 Hayvanlarda solunum, Canlılarda solunum sayesinde kan hücrelerine oksijen ve besin taşır. Vücuda alınan oksijen yardımı ile hücrelere taşınmış olan besinler ise oksijen sayesinde yakılmaktadır. Besin ve oksijen birleşiminden o Hayvanlarda solunum, Canlılarda solunum sayesinde kan hücrelerine oksijen ve besin taşır. Vücuda alınan oksijen yardımı ile hücrelere taşınmış olan besinler ise oksijen sayesinde yakılmaktadır. Besin ve oksijen birleşiminden ortaya çıkan enerji durumuna solunum denilmektedir. Her canlının yaşamını devam ettirebilmesi için solunuma ihtiyacı vardır. Yaşayan her canlı solunum yollarına göre çeşitlere ayrılmaktadır. Hayvanlarda solunum ise çeşitlere ayrılmaktadır. Kısaca hayvanlardaki solunum organı görevleri; 
  • Solunum organlarının hepsinin yüzeyi nemli ve geniştir.
  • Organlarda hassas ve ince epitel doku bulunmaktadır.
  • Hayvanlardaki trake solunum organı dışındaki organlarda çokça miktarda kan taşıyan kılcal damar bulundurur.
  • Karada yaşaıyan hayvanlarda solunum içe doğru yapılır. Bunun nedeni kuruma riskidir.
  • Suda yaşayan hayvanlarda ise solunum dışa doğru yapılmaktadır.
Hayvanlarda solunum çeşitleri

Deri solunumu: Yumuşakça, kurbağa ve solucan gibi hayvanların solunumu gerçekleştirdiği sistemdir.Bu canlıların derilerinin yüzeyi  nemli olması gerekmektedir. Bunun sebebi difüzyon ile gaz alışverişinin sağlanabilmesi içindir. Derideki nemi ise mukus bezleri sağlamaktadır. Solunumları ise Derinin nemli olması sayesinde ayrışarak oradan kılcal damarlara ilerler ve kana karışır. Kan yeteri kadar oksijeni alarak hücrelere iletir. Vücuttan karbondioksitin hücre dışına atılması içinde aynı yöntem kullanılır.

Trake solunum: Hayvanlarda solunum çeşidine göre trake solunumu eklem bacaklılar da görülmektedir. Bu sistem doku yapı hücrelerine en hızlı şekilde oksijen girişi ve karbondioksit çıkışını sağlamaktadır. Bu solunum sisteminin dolaşım sistemi ile bir bağlantısı bulunmamaktadır. Alyuvar ve solunum pigmenti barındırmaz. Bu nedenden dolayı kan renksiz ve oksijen, karbondioksitte kanla taşınmamaktadır. Solunumda trakeler vücut boyunca dallanan borucuklardan meydana gelmektedir. Dışarı ile bağlantısı stigma kanalları ile bağlantı sağlar. Stigma ise eklem bacaklılar da göbeklerinin alt bölümünde yer alan halkalı yapıların bölmesinde bulunan bir çift delik yapıdır. Vücutta yer alan trake ilerledikçe incelen bir yapısı bulunur. Ufalan trake uzantılarına trakeol denilmektedir. Çoğunlukla göğüs kısmında yer alan trake, kanatlara ve bacaklar uzanan yapısı söz konusudur. Trakelerlerin içerisinde bulunana oksijeni trakeoller sayesinde hücreye taşımaktadır. Karbondioksiti trakeollerden trake sayesinde vücudun dışına atarak gaz alışverişi yapar. Eklem bacaklılar stigmatada havanın giriş ve çıkışını kontrol edebilmesi için vücuttaki kasları gevşetirler. Vücudundaki havanın atılması kasılma, hava alımı ise gevşeme ile meydana gelir. 

Solungaç solunum: Solungaç solunumunu kullanan hayvanların her hayvanın farklı bir solungaç yapısı mevcuttur. Solungaç solunumu yapan hayvanlar balıklar, yumuşakçalar, kabuklular ve kurbağa larvalarıdır. Vücutlarının dışına bağlantılı olan tüy şeklinde saçaklı yapıda olan dış solungaçlar da denilmektedir. Dış solungaçlar kurbağa larvalarında ve akciğeri bulunan balıklarda mevcuttur. İç solungaçları ise kemiksi ve kıkırdak yapıda olup, şekilli ise yaprağı andırmaktadır. Solungaç yayları da taşınmaktadır. Kan damarları açısından solungaçlara baktığımızda çok fazladır. Kemiksi yapılı olan balıklarda solungaçları operkulum ile kapalıdır. 

Akciğer solunum: bu solunum çeşidi sürüngenler, kuşlar, yetişkin kurbağalar ve memelilerde görülmektedir. 
  • Sürüngenler: Timsah ve yılanların su ile ilişkileri bulunmasına rağmen diğer sürüngenler gibi akciğer solunum yapmaktadır.
  • Kuşlar: Kuşların yapısından dolayı akciğerlerinde alveoller yerine hava keseleri bulunmaktadır.Kuşlardaki  hava keseleri ayrıca yedek depo olarak kullanıldığı için uçuşları sağlamaktadır. Hava keselerin de bulunan kılcal damarların sayısı azdır. Kuşlardaki bu keseler oksijen alır ama karbondioksit olarak dışarı atamaz]]> İnsanda Solunum Sistemi https://www.solunum.gen.tr/insanda-solunum-sistemi.html Sat, 17 Nov 2018 13:57:59 +0000 İnsanda Solunum Sistemi, solunum sisteminin temelinde akciğerler yer almaktadır. Akciğer normal şartlar altında pembemsi bir renge sahiptir. Hava kirliliği, sigara ve benzeri sebeplerden dolayı zamanla kararmış olabilir. Solunum sist İnsanda Solunum Sistemi, solunum sisteminin temelinde akciğerler yer almaktadır. Akciğer normal şartlar altında pembemsi bir renge sahiptir. Hava kirliliği, sigara ve benzeri sebeplerden dolayı zamanla kararmış olabilir. Solunum sistemi, kanda yer alan karbondioksit gazıyla oksijen gazının yer değiştirmesi sonucu oluşun bir sistemdir. Burun ve ağız yoluyla dışarıdan içeriye alınan havanın içinde bulunan oksijen başta yutak olmak üzere sırasıyla gırtlak ve soluk borusundan geçince akciğerlere ulaşır. Akciğerlerde bronşçuk ya da bronşlardan geçerek alveollere ulaşır. Alveollerin iç bölgesinin nemli bir yapıya sahip olması solunum faaliyetini kolaylaştırmaktadır. Oksijen buradan kana geçer. Kan, oksijeni hücrelere taşır. Hücreler oksijeni kullanarak ortaya enerji çıkarırlar. Hücrelerde bulunan karbondioksit kan yoluyla tekrar alveollere gelmektedir. Kılcal damarlar içinde yer alan bu karbondioksitin çıkış yolu sırasıyla bronşçuk, bronşlar, soluk borusu, ardından gırtlak ve yutağı geçtikten sonra en son olarak ağız ya da burundan çıkmaktadır.

    Solunum Sisteminde Yer Alan Organ ve Yapılar

    İnsanda solunum sistemi gerçekleşirken kullanılan organ ya da yapılar: Yutak, gırtlak, burun ağız, akciğer, soluk borusu, bronşçuk ya da bronş ve alveollerdir.

    Burun, solunum sisteminde dışarıyla bağlantılı olan bölgedir. Burun içinde yer alan kıllar ve nemli yapılı yüzeyi havanın içinde bulunan tozların tutulmasını sağlamaktadır. Bunun yanında burun içindeki bu nemli yüzey ve burnumuzun anatomik yapısından kaynaklanan kıvrımlı yapısı soğuk havalarda, havanın olandan daha sıcak bir vaziyette akciğere ulaşması için yardımcı olmaktadır. Koku alma faaliyetini gerçekleştiren burnun en uç bölgelerinde yer alan sinirler yardımıyla bu işlemi gerçekleştirmektedir.

    Yutak, ağız ve burun ile soluk ve yemek borusu arasındaki bağlantıyı kuran bölgedir. Tampon görevi görmektedir.
    Soluk borusu, akciğer ile yutak arasında bulunan borudur. Başlangıç noktasını gırtlak oluşturmaktadır. Ayrıca soluk borusu, yutkunma esnasında küçük dil tarafından giriş bölgesi kapanır. İç kısmı nemli ve tüylü yapıya sahip olan soluk borusu, bu yapısı sayesinde ağızdan kaçan toz ve benzeri maddelerin aşağı gitmesini engelleyerek balgam ya da öksürük yoluyla vücuttan atılmasını sağlamaktadır.

    İnsanda Solunum Sistemi
    Akciğerler, göğüs kafesinin iç bölgesinde yer alan yapıdır. Solunum sisteminin en önemli organlarının başında gelmektedir. Akciğerler Plevra ismindeki sağlam bir yapıya sahip olan zar tarafından çevrilir. Bu zar yapısı akciğerleri dışarıdan gelen darbe, basınç ve benzeri etkilere karşı korur. Akciğerler, lob adı verilen yapılara(bölümlere) ayrılmıştır. Sağ akciğerde 3 lob bulunurken, sol akciğerde ise 2 lob bulunur. Bronşlar akciğerlere ulaştıktan sonra daha ince bir yapıya sahip dallara ayrılmaktadır. Bu ince dallara bronşçuk adı verilir. Bronşçuklar hava keseleri ile sonlanır. Bu hava keselerine ise alveol adı verilir. Alveoller akciğerlerin yüzey kısımlarının daha geniş yapıda olmasını sağlamaktadırlar. Daha geniş bir yapıya sahip olan akciğerlerde solunum daha kolay bir şekilde gerçekleşir. Havayla kan arasındaki gaz alışveriş işlemi de alveoller tarafından gerçekleşir.

    Solunum faaliyeti kendiliğinden ağrısız, sessiz ve kolay bir şekilde gerçekleşir. Solunum sayısı bireyin yaşına göre değişiklik göstermektedir. Solunum sayısı bebeklerde dakikada 30-40, çocuklarda dakikada 20-30, yetişkin bireylerde ise dakikada 10-15 defa gerçekleşir. Bu sayının altında olduğu hissediliyorsa uzman bir hekime başvurmakta fayda vardır. Oksijenin az olduğu bir ortamda bulunmak zamanla ciddi beyin hasarlarına sebep olabilir. 

    Bir kazazedeyle karşılaşma durumunda solunum yetmezliği olup olmadığını belirlemek gerekir. Bunun iç]]> Üst Solunum Yolları https://www.solunum.gen.tr/ust-solunum-yollari.html Sun, 18 Nov 2018 06:11:41 +0000 Üst solunum yolları, burun, yutak, gırtlak, soluk borusu ve akciğer üst solunum yollarına ait organlardır. Üst solunum yolları sayesinde vücudun ihtiyaç duyduğu oksijen alınarak karbondioksit dışarı atılır. Bu i Üst solunum yolları, burun, yutak, gırtlak, soluk borusu ve akciğer üst solunum yollarına ait organlardır. Üst solunum yolları sayesinde vücudun ihtiyaç duyduğu oksijen alınarak karbondioksit dışarı atılır. Bu işlemler kan yoluyla gerçekleşir. Solun aslında çok basit bir işlem gibi görünse de mükemmel bir şekilde kesintisiz gerçekleşmelidir. Bunun için üst solunum yollarına ait organlar fonksiyonel olarak eksiksiz çalışmalıdır. Solunum yolları yalnızca nefes alıp vermeye yaramaz. Konuşma kabiliyeti de solunum yolu organları sayesinde gelişmektedir. Ayrıca dışarıdan hava yoluyla alınan zararlı maddeleri vücuda almadan önce adeta bir süzgeç gibi süzer.

    Üst solunum yolları organları ve görevleri

    Burun: Burnun içinde bulunan kıllar solunan havanın temizlenmesini sağlar. Sümüksü sıvı dışarıdan alınan tozu ve kiri tutarak vücuda teniz hava alınmasını sağlar. Havayı nemlendiren bir özelliği de vardır. Havanın nemlenmesi sağlık için oldukça önemlidir. Aksi halde solunum yolları kurur ve kişi konuşma güçlüğü yaşar. Yorucu bir işte ya da koşulduğunda burun nemlendirme görevini tam olarak yerine getiremez ve bu nedenle ağız kuruluğu yaşanır.

    Yutak: Burun ve ağız boşluğunda bulunur. Soluk ve yemek borusuna açılan bir organdır. Ağız yolu ile alınan hava yutak yardımıyla yemek borusuna ulaştırılır.

    Gırtlak: Ses tellerinin barındığı, soluk borusunun üst kısmında bulunan organıdır.

    Soluk borusu: Üst üste sıralanmış yarım halka şeklinde üst solunum yolu organıdır. Nefes alışverişinin adeta yoludur. Üst solunum yolu organlarının en önemlilerinden biridir.

    Akciğer: Soluk alınıp verildiğinde oksijen ve karbondioksitin yer değiştiği organ akciğerdir. Göğüs kafesinin hemen altında yer alır ve hayati önemi olan bir organdır.

    Üst Solunum Yolları

    Üst solunum yolları hastalıkları

    Farklı virüsler nedeniyle oluşabilecek hastalıklar üst solunum yollarını olumsuz etkileyerek bazı şikayetlere yol açabilir. Üst solunum yolu enfeksiyonları birçok nedenden dolayı meydana gelebilir. Oluşan hastalıklara bağlı olarak hapşırma, ateş, burun akıntısı, kulak ağrısı, hapşırma, baş ağrısı ve üşüme gibi şikayetler yaşanabilir. Hastalık nedeniyle yaşanan şikayetler 3-7 gün arasında etkili olur. Üst solunum yolları hastalıkları şu şekilde sıralanabilir;

    • Grip
    • Soğuk algınlığı
    • Sinüzit
    • Larenjit
    • Tonsilit
    • Difteri olarak sıralanabilir.

    Yaşanan hastalıklar ilaç tedavisi ile kontrol altına alınabilir. Ancak bu tür rahatsızlıklarda en iyi tedavi yöntemi dinlenmektir. Kullanılan ilaçlar antibiyotik olduğundan ve antibiyotikler virüsler üzerinde etkili olamadığından uzmanlar tarafından genellikle tavsiye edilmez. Bitkisel tedavi yöntemi ile rahatsızlığın belirtileri azaltılabilir. Hastalık belirtilerini azaltmak için, bol sıvı tüketimi, buhar solunumu, zencefil, bal, meyan kökü, soğan suyu gibi alternatiflere başvurulabilir.

    ]]>
    Alt Solunum Yolu Enfeksiyonu https://www.solunum.gen.tr/alt-solunum-yolu-enfeksiyonu.html Mon, 19 Nov 2018 06:10:50 +0000 Alt solunum yolu enfeksiyonu, sık karşılaşılan bir sağlık sorunudur. Alt solunum yolu enfeksiyonu farklı hastalıkların belirtisi olarak ortaya çıkabilir. Genel olarak pnömoni, bronşit ve bronşiolit alt solunum yolu Alt solunum yolu enfeksiyonu, sık karşılaşılan bir sağlık sorunudur. Alt solunum yolu enfeksiyonu farklı hastalıkların belirtisi olarak ortaya çıkabilir. Genel olarak pnömoni, bronşit ve bronşiolit alt solunum yolu enfeksiyonu olarak tanımlanır. Detaylı bir şekilde araştırılarak tanınması gereken hastalıklardır.

    Pnömoni: Akciğerlerde oluşan bir enfeksiyon hastalığıdır. Bakteri, virüs, mantar ve parazit nedeniyle ortaya çıkan klinik bir tablo olarak tanımlanır. Her yaş grubunda görülebilir ve üst solunum yolu enfeksiyonu nedeniyle oluşabilir. Hastalığa neden olan genelde çok sayıda virüstür ve farklı hastalıklarda pnömoniye yol açabilir. Kız çocuklara nazaran erkek çocuklarda daha sık görülür. Kış ve ilkbahar aylarında daha fazla rastlanan hastalık bulaşıcı özelliktedir. Pnömoni hastalığında belirtileri, yüzde kızarıklık, balgam, siyanoz, dispnei enfeksiyon gelişen tarafta ağrı, kırgınlık ve yorgunluk, yüksek ateş ve titreme olarak sıralanabilir. Tanısında akciğer grafisi, tam kan tetkikleri, idrar testleri, balgam kültürü, kan kültürü gibi tetkikler yapılır. Bu tetkikler doğrultusunda tanı konulabilir. Hastalığın tedavisinde doktor tarafından uygun görülen antibiyotik tedavisine başlanır. Beraberinde şikayetlere yönelik tedavi de gerçekleştirilir. Bu sayede hastada solunum rahatlatılır, ateş düşürülür ve öksürük kontrol altına alınır. Hastanın rahat beslenebilmesi için sıvı gıdalara ağırlık verilir ve bol sıvı tüketmesine özen gösterilir. Tam bir iyileşme için dinlenme şarttır. Hastanın sigara içmemesi ve sigara içilen ortamlarda uzak durması gerekir. Bulaşıcı bir hastalık olduğu için çok dikkatli olunmalıdır.

    Bronşit: Akciğerden dışarı hava taşıyan tüplerin zarında oluşan iltihaplanma nedeniyle ortaya çıkar. Akut ve kronik olmak üzere iki farklı türü vardır. Akut bronşit, soğuk algınlığı ya da solunum yoluyla alakalı gelişen enfeksiyonlar nedeniyle oluşum gösterebilir. Daha çok kış aylarında görülen bir hastalıktır. Kronik bronşit, özellikle sigara içilen kişilerde görülen bir sağlık sorundur. Kronik ya da akut bronşitin belirtileri birbiriyle neredeyse aynı özelliktedir. Bronşit belirtileri, öksürük, hırıltılı solunum, halsizlik, ateş, titreme, göğüs rahatsızlığı, göğüs ağrısı olarak sıralanabilir. Şiddetli ve 3 haftadan uzun süren öksürük varsa ve bu öksürük gece artıyorsa, öksürükle beraber ateş varsa ve balgam rengi yeşilse, nefes darlığı, hırıltılı solunum yaşanıyorsa mutlaka doktora başvurulmalıdır. Şikayetler doğrultusunda doktora başvurulduğunda doktor gerekli tetkikleri yaparak hastalığın tanısını kolaylıkla koyabilir. Akut bronşit tedavisinde antibiyotik kullanımı bir fayda sağlamaz. Eğer kronik akciğer problemi varsa antibiyotik tedavisine ihtiyaç duyulur. Kas ağrıları, ateş, öksürük için gerekli olan ilaçlar reçete edilir. Hastalık süresince bol sıvı tüketmeye özen gösterilmesi önerilir. Kronik bronşit tedavisinde ise iltihabı azaltan ilaçlar reçete edilir. Tedavi için kullanılacak ilaçlar ve takip edilen yol hastadan hastaya farklılık gösterir.

    Alt Solunum Yolu Enfeksiyonu

    Bronşiolit: Daha çok kış ayına özgü bir alt solunum yolu hastalığıdır. 2-24 aylık bebeklerde çok sık karşılaşılır. Aniden başlayan, hızlı seyreden bir hastalıktır. Enfeksiyona neden olan genellikle RSV adlı bir virüstür. Hastalık soğuk algınlığı ile benzer belirtiler yaratır. Düzenli bir bakımla evde kolaylıkla tedavi edilebilir. Fakat çok ufak bebeklerde yaşanan nefes darlığı ya da beslenme bozukluğu gibi şikayetlerde hastane ortamında tedaviye gerek duyulabilir. Uykuya dalmada güçlük, hırıltılı solunum, burun akıntısı, nefes almada güçlük gibi belirtilere yol açar. Tedavisinde ağrı kesici, ateş düşürücü ilaçlar kullanılır. Beraberinde nefes açıcı ilaçlar reçete edilebilir.

    Alt solunum yolu enfeksiyonu nedeniyle gelişen hastalıklar virüsler nedeniyle salgın şeklinde oluşur. Bu nedenle öncelikli olarak hijyene çok dikka]]> Bitkilerde Solunum https://www.solunum.gen.tr/bitkilerde-solunum.html Mon, 19 Nov 2018 08:44:01 +0000 Bitkilerde Solunum, diğer canlılar olduğu gibi oksijenli solunum ile olur. Solunumlarını havadaki oksijen şeklinde alıp karbondioksit gazı şeklinde verirler. Bu olay bitkilerin beslenmedeki fotosentez olayı ile karıştırılır. Asl Bitkilerde Solunum, diğer canlılar olduğu gibi oksijenli solunum ile olur. Solunumlarını havadaki oksijen şeklinde alıp karbondioksit gazı şeklinde verirler. Bu olay bitkilerin beslenmedeki fotosentez olayı ile karıştırılır. Aslında birbirinde çok farklı hatta zıttı iki olaydır. Aslında bitkilerin yaptığı solunum insanlarınki gibi hayati işlevleri gerçekleştirmesi için gerekli olandır. Fotosentez ise hayati görevi dışında oksijen üretme işlemidir. Ayrıca fotosentez için güneş ışığı gerekmektedir. Fotosentez bitkinin havadaki karbondioksiti alıp tekrar oksijen şeklinde vermesidir. Yani fotosentez ortamdaki havayı temizler. Bu yüzden yeşil alanlar için temiz hava denilmektedir. Bitkiler gündüzleri hem solum hem fotosentez yaparlar. Geceleri ise sadece solunum yaparlar. Bu yüzden yattığınız odada bitki bulundurmamasına dikkat edilmelidir. Çünkü bu size geceleri yarar değil daha fazladan karbondioksit gazına neden olur.


    Gelişmiş yapılı hayvanlardaki gibi bitkilerde solunum sistemi yoktur. Gaz alışverişleri yaprak, kök ve gövde de difüzyon ile olmaktadır. Yapraklarda genç gövde ve dallarda stoma adı verilen özel yapılar bulunur. Bu yapı ile gaz alış verişini gerçekleştirir. Yeşil olmayan yazlı gövdede ise lentiseller yani kovucuklar denilen yapı bulunur. Yaşlı gövde de bu yapı ile gaz alış verişini gerçekleştirir. Son olarak kökte ise epidermis hücreleri dış ortamdan difüzyon ile oksijen alır ve dış ortama karbondioksit verir. 

    Bitkilerde Solunum
    Bitkilerin solunum yapmaktaki amacı diğer canlıların amacı ile aynıdır. Amaç enerji üretmek ve hayatını devam ettirmektir. Bitkilerde asıl solunumu yapan kısım yapraklardır. Yapraklarda ise solunum üzerindeki gözenekler sayesinde oluşur. Bitkiler için yeterli oksijenin olmadığı bölgelerde gündüz fotosentezden ürettiği oksijenin bir kısmını kendilerine saklayarak solunum yapmaya devam ederler. 

    ]]>
    Bebeklerde Üst Solunum Yolu Enfeksiyonu https://www.solunum.gen.tr/bebeklerde-ust-solunum-yolu-enfeksiyonu.html Mon, 19 Nov 2018 21:32:47 +0000 Bebeklerde Üst Solunum Yolu Enfeksiyonu, Bebekler doğduğu süreden  itibaren sık görülen hastalıklar arasında üst solunum yolu enfeksiyonu görülür. Ayrıca bu solunum yolu enfeksiyonu çocukları huzursuz eden ve zor günler yaş Bebeklerde Üst Solunum Yolu Enfeksiyonu, Bebekler doğduğu süreden  itibaren sık görülen hastalıklar arasında üst solunum yolu enfeksiyonu görülür. Ayrıca bu solunum yolu enfeksiyonu çocukları huzursuz eden ve zor günler yaşamalarına sebep olan bir hastalıktır. Üst solunum yolu enfeksiyonu bebeği üşütmek ile alakalı değildir. Bu solunum yolu enfeksiyonuna değişik mikroplar, bakteriler ve virüsler bebeğin vücuduna yerleşerek; enfeksiyona sebep olabilir. Bu hastalık ciddiye alınmalıdır ve çocuğun solunum yolunda sıkıntı gözlendiği zaman vakit kaybedilmeden doktora götürülmelidir. Çünkü üst solunum yolu enfeksiyonu akciğer ve kulak gibi önemli bölgelerde hassasiyete sebep olabilir. Bu hastalık sonbahar ve kış mevsimlerinde daha çok çocukların bulunduğu kalabalık ortamlarda birbirleriyle teması halinde de bulaştığı görülmüştür. Üst solunum yolu hastalığının bebeklerde ve çocuklarda daha fazla görüldüğü belirtilmiştir. Ayrıca bu hastalık soğuk havalarda, aile içi temasının daha fazla bulunduğu ortamlarda görülmektedir.

    Bebeklerde üst solunum yolu enfeksiyonunun belirtileri,

    Bebeklerde bulunan üst solunum yolu enfeksiyonunun belirtileri arasında bebekte görülen burun tıkanıklığı ve burun akıntısı gibi problemler ile kendini belli edebilir. Ayrıca bebeklerde aşırı ateş, öksürük, hapşırma, kusma, ishal şeklinde kendini gösterir. Ayrıca üst solunum yolu enfeksiyonu belirtileri arasında geniz akıntısı, boğazda yanma ve sancı gibi süreçlerde gözlenmektedir. Bu hastalık gözlerde sulanma, çapaklanma gibi belirti gösterirken, göz etrafında akıntı oluşumuna sebep olabilir. Bebeklerde görülen üst solunum yolu enfeksiyonunun belirtileri arasında aşırı iştahsızlık ve halsizlik gibi belirtiler ile kendini göstermektedir.

    Bebeklerde Üst Solunum Yolu Enfeksiyonu
    Bebeklerde üst solunum yolu enfeksiyonundan korunmanın yolları,

    Bebeklerde görülen üst solunum yolu enfeksiyonundan korunmak için en yollardan ilki annenin sık sık ellerini sabunla yıkanması ve hijyenine dikkat etmesidir. Ayrıca bebeğin ve kendininde temizliğini sağlaması gerekir. Başka bir bulaşıcı hastalığı olan kişilerin öksürmesi, hapşırması gibi eşyalar ile temasıyla karşı karşıya bulunduğu durumlarda bebeklerden uzak olmaları son derece önemlidir. Ayrıca bu hastalıktan korunmak için kapalı ortamlarda sigara gibi kötü alışkanlıkların kullanılmaması gerekir. Bebeklerde bulunan bu enfeksiyonun tedavi edilmesi ve bakteriyel enfeksiyon dan korunması için gerekli uygulamalar yapılmalıdır. Bebekte görülen bu rahatsızlıklar arasında burun akıntısında koyu renk, kulaklarda tutarak ağlama, sürekli öksürme,kusma, nefes alıp vermede zorlanma gibi durumlarda vakit kaybetmeden annenin bebeği doktora götürme son derece önemlidir. Bebekte yapılacak uygulamalar arasında bebeğin burun bölgesinin sürekli açık tutulması sağlanır. Burun içerisinde bulunan salgıları temizleyerek o bölgenin açık kalması ile bebeğin kolay nefes alıp vermesi sağlanır. Ayrıca burnun kenarında oluşabilecek tahrişleri önlemek için nemlendirici kremler ile o bölgenin sağlıklı olması sağlanır. Bebekte bulunan bu hastalık ile odanın nemli olması son derece önemlidir. Çünkü kuru havalarda çocuğun tıkanması daha fazla görüldüğü için nefes almasını engeller. Ayrıca bebeklerde bulunan üst solunum yolu enfeksiyonunda uyurken bebeğin baş kısmının belli bir miktar yukarıda olması son derece önemlidir. Böylelikle bebeğin nefes alıp vermesi daha kolay sağlanır. Ayrıca bu hastalıkta en önemli yapılabilecek uygulama doktor tavsiyesi ile kullanılacak ilaçlar ile tedavi edilmesidir. Bebeğin böyle durumlara maruz kaldığı zamanlarda kendi başına evde bulunan ilaçları kullanmak son derece yanlıştır. Bu sebepten dolayı doktorun verdiği ilaçları kullanarak bebeğin üst solunum yolu enfeksiyonunun azalması sağlanır. Ayrıca burun akıntısı, ateş nedeniyle bebek sürekli olarak sıvı kaybet]]> Oksijensiz Solunum https://www.solunum.gen.tr/oksijensiz-solunum.html Tue, 20 Nov 2018 03:24:03 +0000 Oksijensiz Solunum ve oksijenli solunum olmaz üzere solunum ikiye ayrılır. Oksijensiz Solunum organik bileşiklerin oksijen kullanmadan daha küçük organik bileşiklere parçalanmasıyla enerji üretilmesi olayına denir. Oksij Oksijensiz Solunum ve oksijenli solunum olmaz üzere solunum ikiye ayrılır. Oksijensiz Solunum organik bileşiklerin oksijen kullanmadan daha küçük organik bileşiklere parçalanmasıyla enerji üretilmesi olayına denir. Oksijensiz Solunumun diğer adları ise anaerobik solunum ve fermantasyondur. Organik bileşiklerin monomerleri bu reaksiyonlarda sadece sitoplazmik enzimler kullanarak parçalanır. Oksijensiz Solunum reaksiyon sonucunda oluşan son ürüne göre adlandırılır. Örneğin; son ürün laktik asit ise laktik asit fermantasyonu, etil alkol ise etil alkol fermantasyonu gibi. Oksijensiz Solunum iki aşamada gerçekleşen olaydır. Bunlar glikoliz ve son ürün reaksiyonlarıdır. 

    Glikoliz glikozun pirüvik asite kadar yıkılması olayıdır. Glikoliz reaksiyonları fermentasyon ve oksijenli solunum olaylarının başlangıç reaksiyonlarıdır. Glikoliz reaksiyonları sırasında hücrelerin tümünde aynı maddeler kullanılır ve aynı ara ürünler oluşturulur. Glikoliz reaksiyonlarını kontrol eden kalıtsal yapı ve enzimler bütün canlılarda benzerlik gösterir. Glikozon fermantasyon sağlayabilmesi için iki ATP yani metabolik enerji harcanır

    Oksijensiz Solunum
    Oksijensiz Solunum yapan canlıların tamamında ve oksijenli solunum yapan bazı canlıların bazı doku hücrelerinde pirüvik asit oksijen yetersizliğinde son ürün reaksiyonlarına girer. Son ürün reaksiyonlarında pirüvik asit bir başka organik maddeye dönüştürülür. Son ürünün farklı canlılarda farklı olmasını kalıtsal yapının farklı olmasına bağlı olarak sentezlenen enzimlerin farklı olmasıdır.

    Oksijensiz Solunum bazı canlılarda görülür. Tamamı sitoplazma sıvısında gerçekleşir.  
    ]]>
    Solunum https://www.solunum.gen.tr/solunum.html Wed, 21 Nov 2018 02:55:15 +0000 Solunum, organik bileşiklerdeki (protein yağ ve karbonhidrat) depolanmış kimyasal bağ enerjisinin açığa çıkarılarak metabolik enerjiye yani ATP' ye dönüştürülmesine denir. Solunum hücrenin içerisinde gerçekleşen Solunum, organik bileşiklerdeki (protein yağ ve karbonhidrat) depolanmış kimyasal bağ enerjisinin açığa çıkarılarak metabolik enerjiye yani ATP' ye dönüştürülmesine denir. Solunum hücrenin içerisinde gerçekleşen ve enerji üretilen bir olaydır. Bütün hücreler kendi metabolizmalarını gerçekleştirmek için metabolik enerjilerini üretmek zorundadır. Solunum olayında hücrede ATP (metabolik enerji), ısı, organik maddeler ve inorganik maddeler oluşur. 

    Solunum Çeşitleri:

    Organik bileşiklerin hücrede metabolik enerji üretmek amacıyla yıkımı iki yol ile gerçekleşir.
    • Oksijenli Solunum 
    • Oksijensiz Solunum
     Birincisi oksijen kullanarak yıkılırsa buna oksijenli solunum denir. İkincisi ise oksijen kullanılmadan yıkılır ise buna da oksijensiz solunum denir. Oksijensiz solunum organik bileşiklerin oksijen kullanmadan daha küçük organik bileşiklere parçalanması ile enerji üretilmesi olayına denir. Oksijensiz solunumun diğer adı anaerobik solunum yada fermantasyondur. Oksijensiz solunum reaksiyon sonucunda oluşan son ürüne göre adlandırılır. Örneğin; son ürün laktik asit ise laktik asit fermantasyonu etil alkol ise etil alkol fermantasyonu gibi.

    Oksijensiz Solunum Aşamaları:

    Oksijensiz solunum ikiye ayrılır. 
    • Glikoliz
    • Son Ürün Reaksiyonları
    Bunlar etil alkol fermantasyonu ( alkolik fermantasyon) ve laktik asit fermantasyonudur. Etil alkol fermantasyonu bitki, bakteri ve mantar türlerinin bazılarının kullandığı enerji elde etme yoludur. Örneğin; hamurun mayalanması ve üzüm suyunun şaraba dönüşmesi gibi. Laktik asit fermantasyonu ise çizgili kas hücrelerinde ve oksijen yetersizliğinde meydana gelir. Laktik asit fermantasyonu bazı bakteriler tarafından gerçekleştirilir. Örneğin; sütün yoğurda dönüşmesi gibi. Oksijenli solunum ise besin maddelerinin oksijen varlığında birbirini izleyen reaksiyonlar ile karbondioksit ve suya kadar parçalanması sonucunda enerji elde edilmesidir. Oksijenli solunumun diğer adı ise aerobik solunumdur. Oksijenli solunum iki aşamada gerçekleşir. Birincisi sitoplazmada gerçekleşen reaksiyonlar, ikincisi ise mitokondride gerçekleşen reaksiyonlardır. 

    Solunum
    Oksijenli solunum ve oksijensiz solunumu karşılaştırırsak oksijensiz solunum bazı canlılarda görülür. Oksijenli solunumda ise bazı bakterilerde, bir hücreli canlıları çoğunda ve çok hücreli canlılarda görülür. Oksijensiz solunum sitoplazmada gerçekleşir. Oksijenli solunum ise bir kısmı sitoplazmada bir kısmı ise mitokondride gerçekleşir. Oksijensiz solunum da bir molekül glikozdan net İKİ metabolik enerji kazanılır. Oksijenli solunum da ise bir molekül glikozdan net otuz sekiz metabolik enerji kazanılır. 
    ]]> Oksijenli Solunum https://www.solunum.gen.tr/oksijenli-solunum.html Wed, 21 Nov 2018 19:36:13 +0000 Oksijenli Solunum, çeşitli enerji verici organik besin monomerlerinin oksijenin varlığında birbirini takip eden kimyasal reaksiyonlarla karbondioksit ve su gibi inorganik ürünlere kadar parçalanması ve bağlardaki enerjinin ATP'nin ya Oksijenli Solunum, çeşitli enerji verici organik besin monomerlerinin oksijenin varlığında birbirini takip eden kimyasal reaksiyonlarla karbondioksit ve su gibi inorganik ürünlere kadar parçalanması ve bağlardaki enerjinin ATP'nin yani metabolik enerjinin yapısına aktarılmasına denir. Oksijenli Solunumun temel amacı organizmaya gerek duyduğu enerjiyi sağlamaktır. 

    Oksijenli Solunum Reaksiyonları:
    • Karbon yolu reaksiyonları
    • Hidrojen yolu reaksiyonları
    Glikozda bulunan karbon atomu serbest hale geçer ve sonra karbondioksit halinde açığa çıkar. Bu reaksiyonlara karbon yolu adı verilir. Glikozda bulunan hidrojen atomları oksijen ile birleşerek su meydana getirirler. Bu reaksiyona ise hidrojen yolu denir. Bu reaksiyonlarda glikoz oksijen kullanılmadan ve ortamda oksijenin bulunması koşulu da olmadan ayrışarak iki molekül pirüvik aside çevirir. Glikolizin başlangıcında aktivasyon enerjisi olarak iki ATP harcanır. Glikoz önce enzimler yardımıyla iki fosfatlı bir bileşiğe dönüşür. Glikolizde oksijen kullanılmaz ve karbondioksit açığa çıkmaz. Reaksiyonlar hücrenin sitoplazmasında  gerçekleşir. Mitokondrinin sıvı kısmında krebs devri gerçekleşir. Solunumda karbondioksitin açığa çıkması pirüvik asidin mitokondride parçalanmasıyla başlar. 

    Oksijenli Solunum
    Organik bileşiklerden kopan hidrojenlerin oksijenle birleşerek su meydana getirmesine kadar geçen reaksiyonlar dizisi Oksijenli Solunumun hidrojen yolunu meydana getirir. Bu evrenin diğer adı ise oksidatif fosforilasyon evresidir. Oksijenli Solunumda enerjinin en yoğun üretildiği evredir. Oksijenli Solunumun enerji verimi daha yüksek olduğu için gelişmiş yapılı canlılarda metabolizma enerjisinin sağlanmasında bu yöntem kullanılır. 

    Oksijenli Solunum bazı bakterilerde bir hücreli canlıların çoğunda ve çok hücreli canlılarda görülür. Glikozun yıkımının bir bölümü sitoplazmada diğer bölümü ise mitokondride gerçekleşir. Bir molekül glikozdan net otuz sekiz ATP yani metabolik enerji kazanılır.
    ]]>
    Bebeklerde Solunum Yolu Tıkanması https://www.solunum.gen.tr/bebeklerde-solunum-yolu-tikanmasi.html Thu, 22 Nov 2018 01:02:54 +0000 Bebeklerde solunum yolu tıkanmasının, en önemli sebeplerinin başında bebeklerin eline geçen her şeyi ağızlarına alması ile alakalıdır. Aldıkları şeyleri ağzına götürerek keşfettikleri için solunum yolunda tıkanmalara s Bebeklerde solunum yolu tıkanmasının, en önemli sebeplerinin başında bebeklerin eline geçen her şeyi ağızlarına alması ile alakalıdır. Aldıkları şeyleri ağzına götürerek keşfettikleri için solunum yolunda tıkanmalara sebep olur. Solunum yolunda bulunan tıkanmaların beklenmeyen ani ölümlere sebep olduğu bilinmektedir. Sağlıklı bir bebekte aniden boğulma gibi durumlar gözlendiği zaman nefes alıp almadığını kontrol etmek son derece önemlidir. Öksürüyorsa yabancı cisimden şüphelenmek gerekir. Bebeklerde gıdalar başta olmak üzere bilye, düğme, para, küçük oyuncaklar gibi nesneler ile solunum yolunda tıkanmalar meydana gelebilir. Solunum yolunun tıkanmasının sebepleri arasında ağza aldıkları gıdaların yeterli bir şekilde çiğnememesi ile bu gıdanın solunum yolunu tıkanmasını sağlayabilir.  Ayrıca bebeklerde yutamama, şişme ve uyuşma olması sebebiyle solunum yolunda tıkanmalar gözlenebilir. Bebekler çevreyi araştırma veya objeleri ağızlarına alarak tanımaya çalıştıklarından dolayı solunum yolunda tıkanmalar yaşanabilir.

    Bebeklerde solunum yolu tıkanmasının belirtileri,

    Öncesinde hiçbir şey olmadığı halde biranda bebeklerin nefes almaması gibi belirtiler gözlenebilir. Ayrıca bebeklerin karın ve göğüs hareketleri izlenmelidir. Solunum yolu tıkanmasında hava akımı dinlenmeli ve çıkarmanın olup olmadığı hissedilmelidir. Yabancı cisimler dolayısıyla tıkanma meydana geldiği zaman çocuğun nefes alıp vermesi dikkatli bir şekilde dinlenmelidir. Ayrıca öksürüyor gibi ses çıkarıp çıkarmadığına bakılması son derece önemlidir. Ayrıca ani olarak ortaya çıkan solunum yolu probleminde bebeğin yeterli miktarda nefes alıp almadığı kontrol edilmelidir. Ayrıca solunum yolu tıkanmalarının belirtileri arasında çocukta kusma eğilimi, panik ifadesi, heyecan, korku gibi kol hareketleri çırpınışları gözlenebilir. Bebeklerde solunum yolu tıkanmasında boğulmuş gibi devam eden öksürükler ya da sürekli ağlama haliyle çırpınma seyredebilir. Ayrıca tıkanıklığın olduğu bölgede nefes alma sağlanamıyor ise yani çocuk öksürmez, konuşmuyor, ses kısıklığı yok ise yada solunum sıkıntısı ile bebekte  morarma meydana gelmiş ise en tehlikeli durumdur. Süt emen bebeklerde de yuma işlevi tam oluşmadığı için solunum yolunda tıkanma meydana gelebilir. Emziren anneleri bebekleri gece emzirme durumuna dikkat etmesi gerekir. Çünkü yatağa bebeği alıp yatarak emzirmek çok tehlikelidir. Annenin uykuya dalması ile göğüs kısmı bebeğin ağız ve burun bölgesinin tıkaması sonucu bebeğin tepki vermemesinden dolayı solunum tıkanması yaşanır. Hatta bu tıkanıklık fark edilmemesi halinde bebeğin ölümüne neden olabilir. Bu yüzden emzirme işlemi çok önemlidir.

    Bebeklerde Solunum Yolu Tıkanması
    Bebeklerde bulunan solunum yolu tıkanmasında yapılabilecek ilk yardım,

    Solunum yolu tıkanmasında öncelikli olarak tıkanmayı belirlemek son derece önemlidir. Bebeklerde bulunan kısmi tıkanmalar yaşanılıyor ise nefes alıp öksürmesi sağlanmalıdır. Bunu yapmak için bebeği kucağa alarak; baş yükseltilir ve gazını çıkarıyormuş gibi nesneyi çıkarmak için bebeğin sırtında kuvvet uygulanır. Ayrıca bebeğin kusması ile kusmuğunu yutmaması dikkat edilmesi gereken önemli noktadır. Bebeğin tıkanmasına sebep olan nesnenin çıkıp çıkmadığını kontrol edilmelidir. Bebeğin ağzına aldığı yabancı nesne görülüyor ise alınabilecek bir pozisyonda olduğu zaman tek hamleyle nesnenin alınması gerekir. Alınamayan durumlarda zorlamak yanlış olur. Nesne çıkarılmış ise yeterli solunum varsa bebek yan yatırılarak müdahale edilir. Ayrıca gerekli görülmesi halinde oksijen alması için hastaneye götürülmesi önemlidir. Yabancı cisim görünmüyor ise bebeğin durumu kötüye gidip tıkanmalar çoğalmış ise, bebek tam olarak bir tıkanma yaşıyordur ve sırt vuruşu göğüs baskısı yöntemi uygular.  Bu bölümdeki tıkanıklığının giderilmesi için bebeğin ayak tabanına dokunularak bilinci kontrol edi]]> Solunum Hastalıkları https://www.solunum.gen.tr/solunum-hastaliklari.html Thu, 22 Nov 2018 22:54:42 +0000 Solunum hastalıkları, solunum sistemi yaklaşık olarak 700 trilyon hücreye oksijen taşıyan vücudun en önemli sistemlerinden biridir. Görevi yalnızca oksijen taşımak değildir. Kanın Ph değerini ayarlamak gibi öne Solunum hastalıkları, solunum sistemi yaklaşık olarak 700 trilyon hücreye oksijen taşıyan vücudun en önemli sistemlerinden biridir. Görevi yalnızca oksijen taşımak değildir. Kanın Ph değerini ayarlamak gibi önemli görevleri de vardır. Solunum sistemine ait organlar, burun, gırtlak, nefes borusu ve akciğerdir. Solunum sistemine ait olan organların içinde en ciddi rahatsızlıklar akciğerler de gelişir. Akciğer ile alakalı hastalıklarda kişi nefes almakta güçlük çeker ve bu durum yaşam kalitesini ciddi anlamda düşürür.

    Solunum yolu ile alakalı gelişen hastalıklar genelde hava kirliliği nedeniyle oluşum gösterir. Sağlıklı bir yaşam için temiz hava şarttır. Solunan havanın kirli olması vücutta neredeyse tüm organlara zarar verir. Vücut başlangıçta yaşanan zarar ile mücadele edebilse de devamlı solunan kirli havaya karşı vücut zamanla yenik düşer. Solunum hastalıkları vücudun en zayıf anında ortaya çıkar.

    Solunum hastalıkları nelerdir

    Larenjit: Bir diğer adı gırtlak iltihabı olan larenjit, ses tellerinde oluşan iltihap nedeniyle meydana gelir. Ses kısılarak boğuklaşabilir. Hasta boğazında bir şey takılmış hissi yaşayabilir ve bu nedenle devamlı boğazını temizleme ihtiyacı hisseder. Boğazda gıdıklanma oluşur. Larenjit tedavisi nedene yönelik yapılır. İltihap alerjenler nedeniyle oluşmuşsa antihistaminik ilaçlar kullanılır. Şayet larenjit bakteri nedeniyle oluşum göstermişse antibiyotik tedavisi, virüs kaynaklı gelişmişse buhar solunması tedavisi yapılır.

    Astım: Astımı olan kişilerde solunum yolları oldukça hassas olur. Hava yolları daraldığı için hava akışında sorun yaşanır. Astım hastalığında hava, sınırlı hava yollarını geçmekte güçlük yaşar. Bu güçlük, zamanla hırıltıya neden olur. Astım nedeniyle yaşanan ataklar, hava kirliliği, sigara dumanı, fabrika dumanları, enfeksiyonlar, polen, kedi-köpek tüyü, egzersiz gibi tetikleyiciler astıma neden olabilir. Astımdan korunabilmek için astımı tetikleyen maddelerden uzak durulmalıdır. Astım tedavisi için genelde steroid ilaçlar reçete edilir. Steroid ilaçlar KOAH gibi hastalıkların tedavisi için de oldukça faydalıdır. Etkili bir ilaç olsalar da uzun dönem kullanıldığında iştah artışı, kilo alma, şişlik, katarakt, böbrek üstü fonksiyonunda bozukluk gibi şikayetlere neden olabilir.

    KOAH: Ciddi bir rahatsızlık olan KOAH, nefes darlığı, geçmeyen öksürük ve kronik mukus üretimi darlığı gibi şikayetlere yol açar. Beraberinde boğazda bir şey batma hissi, boğazın devamlı temizlenme ihtiyacı, kanlı veya yeşil balgam, konuşma zorluğu, uyku problemleri, kronik yorgunluk, unutkanlık gibi belirtiler de yaşanır. KOAH genelde çok sigara içen kişilerde görülür. Beraberinde iş yerinde kirli havaya maruz kalma, kalıtım, solunum yolunda gerçekleşen enfeksiyon, tedavisi yapılmayan astım, kistik fibrozis KOAH nedenleri olarak sıralanabilir. KOAH tedavisinde hastanın alması gereken önlemlerin yanı sıra ilaç tedavisi uygulanır. Egzersiz, düzenli beslenme, oksijen terapisi de tedavi de önemli rol oynar.

    Solunum Hastalıkları

    Akut bronşit: Bakteriyel ya da viral enfeksiyon nedeniyle oluşum gösteren bir solunum hastalığıdır. Bronş tüplerinde gelişen iltihaplanma akut bronşit olarak tanımlanır. Solunum yolunda gelişen enfeksiyon vücuda girdikten sonra kişide halsizlik hissi oluşturur ve beraberinde nefes darlığı, öksürük, göğüs ağrısı, balgam gibi belirtilere yol açar. Mukus ya da balgam koyu yeşil renkte ise antibiyotik tedavisi ile kontrol altına alınır.

    Sinüzit: Çok sık karşılaşıl ve her yaş grubunda görülen bir solunum hastalığıdır. Soğuk algınlığı ya da alerjik reaksiyonlardan sonra gelişir. Bağışıklık sistemi ile alakalı gelişen hastalıklardan sonra görülebilir. Sinüzit vakit kaybı yaşamadan düzenli tedavi gerektiren bir hastalıktır. Sinüzit belirtileri, baş v]]> Solunum Tipleri https://www.solunum.gen.tr/solunum-tipleri.html Fri, 23 Nov 2018 22:34:40 +0000 Solunum, tüm canlıların enerji ihtiyaçlarını karşılamak için havandan oksijen alarak vücuda zarar veren karbondioksidi dışarıya geri vermesi olayına verilen addır. Tüm canlılar genel ihtiyaç olan yemek yemek su içmek gi Solunum, tüm canlıların enerji ihtiyaçlarını karşılamak için havandan oksijen alarak vücuda zarar veren karbondioksidi dışarıya geri vermesi olayına verilen addır. Tüm canlılar genel ihtiyaç olan yemek yemek su içmek gibi vücuduna aldıkları besinleri enerjiye çevirmek zorundadırlar ve buda ancak solunum yolu ile yapılmaktadır. Solunum yapmalarında ki gerekliliğin en önemli sebebi ise yaşamsal fonksiyonlarını sürdürebilmeleri için çok gerekli bir durumdur. Vücuda alınan besinler sindirim sistemi yolu ile kana geçerler.Hücrelerde ki bu besinlerin yakılması solunum yolu ile olmaktadır ancak bu solunum olayını gerçekleştiren önemli organlar da bulunmaktadır. Solunum olayını gerçekleştiren organlara genel bir isim olarak solunum sistemi denilmektedir. Solunum olayını yapmamızı sağlayan organlarımız burun, yutak, gırtlak, soluk borusu, broş ve broşcuk ve ak ciğerdir. Tüm bu organlar vücudumuz için gerekli olan enerji için solunum olayını gerçekleştirerek yaşamsal fonksiyonlarımız için gerekli işlemleri yani solunum olayını yapmaktadır.Solunum olayının gerçekleşmesinde tüm bu organlar ayrı ayrı görevlerde yer almakta ve solunum olayının düzenli bir şekilde olmasına yardımcı olmaktadırlar. 


    Solunum olayının gerçekleşmesi iki ayrı çeşitte olmaktadır,

    İç solunum; solunum olayının oluşmasında olan hücrelerin içine alınan oksijenin dışarıya karbondioksit olarak aktarılması ile olan alışveriş olayına verilen addır. Diğer adı ile biyolojik yanma adı verilen bu durum organizmalardaki asıl gerçekleşmiş olan solunum olayını gerçekleştirirler.Yaşamsal fonksiyonlarımız için gerekli olan enerji ihtiyacıdır ve bu enerji ihtiyacını karşılayan ise iç solunum adını verdiğimiz solunum çeşididir. Solunum yaparak hücremize aldığımız enerji yüklü bileşkelerin özellikle karbonhidrat ve yağların biyolojik yanma adını verdiğimiz olay ile yüklü olduğu enerjinin yaşam olayları için serbest bir hale sokulmasında ki asıl işlevli olan konum iç solunum olayının olmasıdır.

    Dış solunum; bu solunum türünde ise akciğer organımız ile havadan almış olduğumuz oksijenin kana verilmesi ve kandaki karbondioksidin yine akciğer yolu dışarı atılmasına verilen addır. Ak ciğerlerimizde ki basınç sayesinde ağız yolu ile almış olduğumuz hava akciğerlerimize kadar gitmektedir. Akciğerler bu temiz oksijeni içine doldurduktan sonra yine aynı yol ile basınç uygulayarak karbondioksit adı verilen enerjiyi dışarı atmaktadır. Bu solunum çeşidine dış solunum adı verilmesinin sebebide budur.
    Solunum Tipleri
    Görüldüğü üzere iki tip solunum yolu vardır ve her ikiside solunum olayının yani yaşamsal fonksiyonumuz için gerekli olan en önemli olayı gerçekleştirmektedir. Solunum olayı her iki yol ile meydana gelmektedir. Ancak bu olayların aşamaları bulunmaktadır. Öncelikle solunum yolu ile dışarıdan almış olduğumuz temiz oksijen önce göğüs kafesini genişletir ve bunun sonucunda diyafram düzleşir. Bu almış olduğumuz temiz hava akciğerlere ulaşır ve akciğerlere hava girerek bir genişleme meydana gelir. Daha sonra vermiş olduğumuz havayı karbondioksit olarak dışarıya çıkartırız ve bununla beraber göğüs kafesimiz de daralma meydana gelir. Daha sonra diyafram bir kubbe halini alarak akciğerimizde ki hava dışarıya baskı sonucunda dışarıya çıkar ve akciğerimizde daralma meydana gelir. Omurilik soğanı ve beyindeki solunum merkezleri solunum alıp verme hızını düzenlemede etkin rol oynamaktadır. Solunum hızını bazı durumlar ve faktörler etkileyerek yavaşlığını ve hızını değiştirebilir. Akciğerler de bulunan basıncın azlığı yada çokluğu, kaburga kaslarında meydana gelen kasılmalar ve gevşemeler, solunum merkezine gönderilmiş olan uyarılar yada diyaframda meydana gelen kasılmalar ve gevşemeler alıp verdiğimiz solunum hızını etkiler. Ayrıca yapılmış olan egzersizler, heyecan, korku, sevinç, ağır bir yük taşıma, çok hızlı yürüme yada koşma gibi fiiller yada d]]> Solunum Yolu Enfeksiyonu https://www.solunum.gen.tr/solunum-yolu-enfeksiyonu.html Sat, 24 Nov 2018 12:43:04 +0000 Solunum Yolu Enfeksiyonu, üst ve alt solunum yollarını etkiler. Hakeza  soğuk algınlığı,  larenjit (ses kutusu iltihabı), grip,farenjit (boğaz ağrısı), bademcik iltihabı, sinüzit ve difteri(kuş palazı hastalığı) gibi Solunum Yolu Enfeksiyonu, üst ve alt solunum yollarını etkiler. Hakeza  soğuk algınlığı,  larenjit (ses kutusu iltihabı), grip,farenjit (boğaz ağrısı), bademcik iltihabı, sinüzit ve difteri(kuş palazı hastalığı) gibi üst solunum yollarında fazlaca görülen enfeksiyonlar olarak bilinmektedir. Solunum yolları enfeksiyonlarına karşı bir kısım bitkisel ve tedavi yöntemleri yer almaktadır. Evde yapılacak bu bitkisel tedaviler sayesinde kimyasal vücuda alınmaksızın bu solunum yolu enfeksiyonları giderilir. İlaçların yan etkileri solunum yollarında farklı komplikasyonlara açtığından dolayı oluşan bir kısım solunum yolu enfeksiyonları ilaç tedavileri kullanılmaksızın geçe biliyorken bazı durumlarda uzman hekimlerin tavsiyeleri ile tedaviler sağlanır.

    Solunum Yolu Enfeksiyonlarının Oluşmasındaki Nedenler,

    Bilimsel olarak yapılan araştırmalar ışığında 200’den fazla virüs ve bakteri türü üst solunum yolu enfeksiyonlarının oluşmasına neden olabilir. Bu virüs ve bakteriler çok hızlı yayılarak  çok bulaşıcıdır. Zararlı virüs ve bakteriler herhangi bir hasta kişinin solunum yolu ile ve direk temas yoluyla,  yiyecek veya içecek tüketiminin aynı kaplarda gerçekleşmesi ve  öpüşme gibi eylemler ile temas yolu ile bulaşabilir. Solunum yolu enfeksiyonu taşıyan hasta bir birey öksürük ve hapşırma gibi eylemlerle bu rahatsızlığın yayılmasına neden olabilir.  Solunum yolu enfeksiyonlarının en fazla bulaşma nedenleri ise enfekte yüzeylere dokunularak ve temas halinde kişinin kendi elleri ile burun, göz veya ağza dokunarak bu virüsleri bulaştırabilirler. Bir kısım akut, farenjit hastalığına bir kısım bakteri ve virüsler de neden olabilir. Bir bakteriyel enfeksiyon ve virüsler nedeniyle boğazda meydana gelen rahatsızlık streptokok anjini olarak adlandırılır.  

    Solunum Yolu Enfeksiyon Belirtileri,

    Üst solunum yolu enfeksiyon belirtileri çoğunlukla üşüme ve öksürük, burun akıntısı, boğaz ağrısı, burun tıkanıklığı,  baş ağrısı, balgam, ateş,  kulak ağrısı, yüzde basınç, sıcak ve soğuk havalara aşırı hassasiyet nedeniyle hapşırma durumları gibi rahatsızlık belirtilerinden birini yada birkaçını içermektedir. Solunum yolu enfeksiyonlarıyla karşı karşıya kalan birinde belirtilerin başlangıcı çoğunlukla virüse maruz kalma zamanından 1-3 gün sonrasında başlar. Semptomların süresi çoğunlukla 7 ile 10 gün arasında değişmekle birlikte enfeksiyonun şiddetine göre bu süre daha uzun sürebilir. Solunum yolu enfeksiyonları aşağıda da belirtildiği üzere farklı türlerde semptomlarda tüm durumlar üzerinde farklı olduğu gözlemlenmiştir.
    • Soğuk Algınlığı Belirtileri: Bu solunum rahatsızlığı ile karşılayan hastada hapşırma, burun akıntısı, öksürük, burun tıkanıklığı, boğaz ağrısı ve baş ağrısı sıklıkla görülen rahatsızlıklardır. Bu rahatsızlık sonucu solunum yolu üzerinde ilerlediği takdirde ağrılar oluşturarak vücudun rahatsızlanmasına neden olmaktadır. 
    • Girip Belirtileri: Solunum yolu rahatsızlıklarından kaynaklı olarak ansızın gelişen grip rahatsızlığı hastada herhangi bir uyarı olmaksızın birden bire soğuk algılandığı takdir de daha fazla tehlikelere sebep olan yüksek ateş, titreme, baş ağrısı, halsizlik, vücut ağrıları  ve yorgunlukla birlikte kuru öksürük tarzında daha fazla rahatsızlık veren hastalıkların doğmasına neden olan bir solunum yolu enfeksiyonu rahatsızlığıdır. 
    • Laranjit Belirtileri: Solunum enfeksiyonları nedeniyle oluşan bu rahatsızlıkları ses kısıklığı ve sek kaybına neden olmaktadır. Şayet bu rahatsızlık zamanla faranjit gibi şiddetli boğaz ağrılarına neden olarak boğazda yanma tarzında sızılar oluşabilir. 
    • Sinüzit Belirtileri: Solunum yolu rahatsızlıklarından kaynaklı veya kalıtsal olarak gelişen bu rahatsızlığın belirtileri baş ağrısı, yanak ve alında aşığı ağrı ve basınç tarzında rahatsızlık göstermektedir. Bu rahatsızlık türü soğuk ortama maruz kalındığında veya kış aylarında daha fazla gözlemlenen bir semptomdur. 
    • Solunum yolu rahatsız]]> Solunum Anatomisi https://www.solunum.gen.tr/solunum-anatomisi.html Sun, 25 Nov 2018 08:30:29 +0000 Solunum Anatomisi, Solunum anatomisi, solunum vasıtası ve akciğerlerden meydana gelmektedir. Solunum yollarının içinde ise burun boşlukları, farenks, trakea, bronşlar, bronşiyoller ve alveolleri yer almaktadır. Burun,  Solunum Anatomisi, Solunum anatomisi, solunum vasıtası ve akciğerlerden meydana gelmektedir. Solunum yollarının içinde ise burun boşlukları, farenks, trakea, bronşlar, bronşiyoller ve alveolleri yer almaktadır. Burun, havanın vücuda ilk giriş bölümü burundur. Burun boşluklarının içi müköz bir membran ile kaplıdır. Burun boşluklarının içinde konka adı verilen üç çıkıntı yer almaktadır. Burun mukozası kan damarları bakımından zengindir ve üstünde küçük olan tüyler yer almaktadır. Vücuda giren hava bu yollardan geçerken kan damarlarının sağlamış olduğu ısı ve nem ile ısınmakta ve nemlenmektedir. Bunun haricinde hava içerisinde bulunan yabancı maddeler küçük tüyler tarafından tutulmaktadır. Bu nedenle burun vasıtasıyla soluk alınması, ağız vasıtasıyla alınmasından daha faydalıdır. 

    Farenks (Boğaz): Burun boşluğu ve ağzın arkasında bulunan özefagus ve trakeanın üzerinde bulunan kısımdır. Boğaz 3 kısımdan meydana gelmektedir. Nazofarenks, burnun hemen arkasında yer almaktadır. Orofarenks, ağzın hemen arkasında yer almaktadır. Larengeal farenks, farenksin hemen altında yer alıp biri arkada özafagusa ve öbürü de önde trakeaya giden iki açıklığı var olmaktadır. Larenks (Gırtlak), Trakeanın üstünde farenksin altında bulunan larenks üstünde ses telleri olan bir kısımdır. Ses plikalarının arasındaki boşluğa glottis ismi verilir. Glotisin üstünde ve dilin arkasında epiglotis ismi verilen yaprak şeklinde bir çıkıntı yer almaktadır. Bu çıkıntı lokmaları yutma esnasında glottisi kapar ve lokmanın trakeaya girmesini önlemektedir. Larenks mukozası küçük tüyler ile kaplı durumdadır. Bu tüyler soluk alırken giren toz ve yabancı maddeleri süzmektedir. Öksürme ve aksırma ile bu yabancı maddeler dışarı atılmaktadır.

    Trakea (Soluk borusu): Trakea larenksten sonra gelen soluk yolunun bir parçası şeklinde bilinmektedir. Dördüncü ve beşinci torasik vertebra hizasında sol ve sağ ana dallara göre ayrılmaktadır. Trakeanın bu ayrılma yerine bifurkasyon trakea adı verilmektedir. Bifurkasyon yerinde iki ana bronşu birbirinden ayıran çıkıntıya karina adı verilmektedir. Trakeanın ön yüzünde C harfi biçiminde kıkırdaklar arka yüzünde ise fibroelastik bağ dokusu ve kaslar bulunmaktadır. Kıkırdaklar trakeayı sürekli olarak açık tutarken arka yüzün yapısı özefagusun lokma yutarken genişlemesini kolaylaştırmaktadır. Trakea ve büyük bronşların duvarlarında titrek olan tüylü epitel hücreleri ve goblet hücreleri yer almaktadır. Silialar dalgalanma hareketleri yapmaktadır. Goblet hücreleri de müküs salgılamaktadırlar. Soluk alındığı zaman soluk yoluna giren yabancı maddeleri aşağıdan yukarıya doğru hareket ettirerek dışarı çıkarılmasını sağlayan müküs salgısı ve siliaların hareketleridir.

    Solunum Anatomisi
    Bronşlar: Bronşlar soluk borusunun iki ana dala ayrılıp akciğere giren bölümüne denmektedir. Akciğerin bu giriş kısmına hilus adı verilmektedir. Akciğerin sinirleri ve damarları da buradan girmekte ve çıkmaktadırlar. Sağ ana bronş dikeye yakın sol ana bronş ise yataya yakın olacak bir eğim vasıtası ile akciğerlere girmektedir. Bunun haricinde sağ ana bronş sol ana bronşa nazaran daha kısa ve kalındır. Bu nedenle soluk ile giren yabancı maddelerin ve mikroorganizmaların sağ ana bronşa girme durumu çok daha fazladır.

    Akciğer: Göğüs boşluğunda bulunan sağ ve sol akciğerlerin arasındaki boşuluğa mediasten adı verilir ve burada kalp ile akciğere giren çıkan damarlar yer almaktadır. Sağ akciğer altında bulunan karaciğerin yukarı doğru itmesi sebebiyle sol akciğere göre daha yukarıda yer almaktadır. Sol akciğerde kalbin baskısı sebebiyle sağ akciğere nazaran daha küçük olmaktadır. Akciğere giren ana bronşlar birden fazla dallara bölünerek ağaç görüntüsü oluşturmaktadır.
    ]]> Balıklar Nasıl Solunum Yapar https://www.solunum.gen.tr/baliklar-nasil-solunum-yapar.html Mon, 26 Nov 2018 04:25:24 +0000 Balıklar Nasıl Solunum Yapar, Canlıların yaşamsal faaliyetlerini sürdürebilmeleri için solunuma ihtiyaçları vardır. Canlıların çoğu solunumunu oksijenle yaparken bir kısım canlılar ise oksijensiz olarak solunum yaparlar. Kar Balıklar Nasıl Solunum Yapar, Canlıların yaşamsal faaliyetlerini sürdürebilmeleri için solunuma ihtiyaçları vardır. Canlıların çoğu solunumunu oksijenle yaparken bir kısım canlılar ise oksijensiz olarak solunum yaparlar. Karada yaşamını sürdüren çoğu canlı solunum için oksijene ihtiyaç duyarlar. Karada yaşayan canlılar haricinde suda yaşayan canlılarda solunum olayını oksijen ile gerçekleştirirler. Oksijenin memeli canlılarda solunuma yaradığı, memeli canlılarda akciğerin vasıtasıyla alınabileceği ve suda yaşayan balıkların oksijenle solunum yapamayacağı düşünülür. Bu teori yada düşünce yanlıştır. Oksijenli solunum sadece akciğerle değil farklı yapı ve organlarla da yapılabilir. Suyun içerisinde belirli miktar çözünmüş halde oksijen bulunur. Su altında ki canlılarda solunum olaylarını bu çözünmüş oksijenle gerçekleştirirler. Suyun içerisinde bulunan bu çözünmüş oksijen akciğer solunumu yapan canlılar için uygun değildir. Lakin bu çözünmüş oksijeni balıklar solungaç adı verilen organları sayesinde vücutlarına alabilir ve solunum olayını gerçekleştirebilirler. Solungaç adı verilen bu solunuma yardımcı olan yapı balıkların ağız boşluklarından vücutlarının dışarısına doğru açılır. Solungaçların üzerinde solungaç yayları, bu yayların üzerinde de lamel adı verilen yapı bulunur. Lamel yapısının üzerinde de balıkların kılcal kan damarları bulunur. Solungaç yardımıyla balıkların vücuduna oksijen alınması lamel üzerinde bulunan bu kılcal damarlar sayesinde gerçekleşir.

    Balıklar Nasıl Solunum Yapar
    Su altında yaşayan solungaçlı yapıda bulunan balıklar sürekli ağız yolu ile su alırlar ve ağızlarında bulunan bu suyu solungaç yardımıyla tekrar dışarıya bırakırlar. Balıkların yapmış olduğu bu hareketler sonucunda ağızdaki su dışarı bırakılmadan lamel yapısıyla temas eder. Lamel yapısı kendisine temas eden su içerisindeki çözünmüş halde bulunan oksijen moleküllerini, difüzyon yolu ile üzerindeki kılcal damarlara iletir. Bu sayede balıkların yaşamları için gerekli solunum sağlanırken balık vücudunun oluşturduğu karbondioksit gazı da dışarıya bırakılır. Solungaçların yardımı ile balık yaşamsal faaliyetlerini bu döngü ile sağlar. Balıklarda yaşamsal faaliyetlerin döngüsünü sağlayan solungaçların yapısı ve sayısı balık türlerine göre değişiklik gösterebilir. Değişiklik gösterebilen solungaç yapılarının çalışma prensipleri aynıdır. Solungaçların aşırı çalışmasını engellemek ve suda az miktarda bulunan çözünmüş oksijenin vücuda yeterince alınması için solungaç yapısı balıklarda katmerli yapıdadır. Katmerli yapıda bulunan solungaçların bu yapısı sayesinde kılcal kan damarları daha fazla su ile temas edip balık vücuduna daha fazla oksijen girmesini sağlar.
    ]]>
    Trake Solunumu https://www.solunum.gen.tr/trake-solunumu.html Mon, 26 Nov 2018 11:07:39 +0000 Trake Solunumu; Karada yaşamsal faaliyetlerini sürdüren eklem bacaklıların özellikle de böcek türlerinin solunum organı trake olarak bilinir. Trake solunumu eklem bacaklılar, böcekler, bazı kabuklular, çok ayaklılar ve araknitler Trake Solunumu; Karada yaşamsal faaliyetlerini sürdüren eklem bacaklıların özellikle de böcek türlerinin solunum organı trake olarak bilinir. Trake solunumu eklem bacaklılar, böcekler, bazı kabuklular, çok ayaklılar ve araknitler de görülen bir solunum türüdür. Trake adı verilen bu solunum türü eklem bacaklı canlılarda hücrelere kadar sokulu halde bulunan çoklu borulardır. Bu borular oksijeni direkt olarak hücrelere taşımakla görevlidirler. Eklem bacaklı canlılarda kanın görevi oksijen ve karbondioksit taşımak değildir. Bu yüzden eklem bacaklı canlıların kanında oksijen taşıyan hemoglobin yapısı bulunmaz. Kanları renksiz haldedir. Trake adı verilen borulara gaz girişi ve gaz çıkışı vücut hareketleri ve kanat hareketleri ile sağlanır. Arı ve çekirge gibi hayvanlarda trake solunumu ile oksijen alırlar. Trake boruları dallanmış bir ağaç misali borulardan meydana gelmektedir. 

    Trake solunumunda oksijen trakelere gelince, trakelerin yapısında bulunan trakeoller sayesinde hücrelere taşınırlar. Trakeollerin  hücrelere oksijen taşıdığı sırada hücrelerin ortaya çıkarttığı karbondioksit gazı bu sayede yer değişerek dışarı atılır. Trake solunumu döngüsü karbondioksit gazının vücudun dışına atıldıktan sonra aynı şekilde devam eder. Oksijen trake solunumunda ki trake boruları ile çok hızlı bir şekilde hücrelere taşınır. Trake solunumu eklem bacaklıların ve böceklerin solunum türüdür. Böceklerinde vücutlarında dallanmış halde damarlar bulunur. Vücudun iç kısımlarına doğru bu damarlar incelir ve daralırlar. Böceklerde bu damarlar karın ve göğüs bölgesinden başlayarak vücudun içerisine doğru incelip uzarlar. Bu sistem de trake sistemi olarak tanımlanır. İç kesimlerde bulunan damarlarda trakeol ile aynı işi görmektedir ve öyle tanımlanırlar. Trake yapısının oluşumu genellikle derinin vücudunun içine doğru çökmesi ile gerçekleşir. Bu çökme sonucunda dışarı açılan solunum delikleri meydana gelir. Çoğu eklem bacaklı da trake sistemi çok gelişmiş olup vücuttaki tüm organlara yayılım gösterebilir. Bu yayılım sonucunda kana gerek kalmadan oksijen tüm vücuda dağıtılabilir. Trake solunumunda da türler vardır. İkiye ayrılan türler şöyledir;

    Trake Solunumu
    Kitap Trakesi,

    Kese şeklinde bulunan solunum organlarıdır. Kesenin içerisinde birbirine paralel halde olan çok fazla sayıda ince yapraksı sıralıdır. Bu yapraksı yapıların arasında kan boşlukları bulunmaktadır. Bu boşluklar kirli kanı temizler.

    Boru Trakesi,

    Bu trake sisteminde düz ve dallı borular halinde vücudun oksijen alımı sağlanır.
    ]]>
    Fotosentez Ve Solunum https://www.solunum.gen.tr/fotosentez-ve-solunum.html Mon, 26 Nov 2018 17:27:31 +0000 Fotosentez Ve Solunum, Fotosentez yeryüzünün en büyük enerji kaynağı olmasına karşın canlıların çoğu güneş enerjisinden doğrudan faydalanamaz ve güneş enerjisinden  faydalanabilir hale getirilmesidir. Canlıların yapısı Fotosentez Ve Solunum, Fotosentez yeryüzünün en büyük enerji kaynağı olmasına karşın canlıların çoğu güneş enerjisinden doğrudan faydalanamaz ve güneş enerjisinden  faydalanabilir hale getirilmesidir. Canlıların yapısına katılan ve canlılar için gerekli olan bütün organik maddelerin başlangıç ürünleri fotosentezde üretilebilir. Fotosentez canlıların yapısına katılacak karbon, hidrojen, oksijen ve azot gibi elementleri organik maddenin yapısına katar. Bir çok canlının enerji üretimi için gerekli olan oksijen Fotosentezde suyun fotolizi sonucunda açığa çıkar. Fotosentez yapan canlıların ürettiği oksijen atmosferin üst tabakalarında ozon tabakasının oluşumunu sağlayarak ve zararlı ışınların yeryüzüne ulaşmasını büyük ölçüde engellemiştir.

    Fotosentez Olayının Özellikleri:
    • Işık enerjisini kimyasal bağ enerjisine dönüştüren olaydır.
    • Fotosentez organik madde sentezini gerçekleştiren olaydır. 
    • Fotosentez inorganik maddeleri organik maddeye çevirerek madde döngüsünü sağlayan bir olaydır.
    • Atmosferin oksijen derişimini dengede tutan bir olaydır. 
    • Fotosentez su yaşamından kara yaşamına geçişi hızlandıran bir olaydır.
    Fotosentezin gerçekleşmesi için gerekli olan faktörler vardır. Bunlar klorofil, karbondioksit, ışık, enzimler, mineraller ve uygun sıcaklıktır. Fotosentez sonucunda oksijen ve organik besin oluşur. Fotosentez olayı gerçekleşirken tepkimeye girer. Bu tepkimeler aydınlık evre tepkimeleri ve katranlık evre tepkimeleridir. 

    Fotosentez Hızına Etki Eden Faktörler:
    • Çevresel Faktörler: Örneğin; sıcaklık ve ışık şiddetinin uygun olduğu ortamda su miktarı gerekenden az ise fotosentez hızı su faktörü yüzünden azalır.
    • Genetik Faktörler: Fotosentez hızını dolaylı yoldan etkiler. Kalıtsal etkenlerdir.
    Solunum protein yağ ve karbonhidratın yani organik bileşiklerin depolanmış durumdaki kimyasal bağ enerjisini açığa çıkararak ATP'ye (metabolik enerji) dönüştürmesine solunum adı verilir. Solunum hücrenin gereksinimi olan enerjiyi üreten kimyasal bir olaydır. Bütün hücreler metabolizmasını çalıştırmak için solunuma yapmaya ihtiyaç duyar. Solunum olayında hücrede ısı ,organik ve inorganik maddeler, ATP (metabolik enerji) oluşur. Solunum iki ayrı kolda incelenir ve gerçekleşir. Bunlar oksijenli solunum ve oksijensiz solunumdur.

    Fotosentez Ve Solunum
    Oksijensiz solunum organik bileşiklerin oksijen kullanmadan daha küçük organizmalara parçalanmasıyla enerji üretmeye denir. Oksijensiz solum iki aşamada gerçekleşen bir olaydır. Bunlar glikoz ve son ürün reaksiyonlarıdır.Oksijenli solum ise oksijensiz solunumun tam tersi enerji üretmek için organik bileşikleri parçalanmasında oksijeni kullanır.

    Fotosentez ve Solunumun arasında bir kaç tane fark bulunmaktadır.Örneğin; fotosentez su ve karbondioksit kullanırken solunum su ve karbondioksit açığa çıkarır, fotosentez için ışık gereklidir Fakat solunum için ışık gerekli değildir, fotosentez besin ve oksijen üretirken solunum besin ve oksijen tüketir.

    ]]>
    Gebelikte Üst Solunum Yolu Enfeksiyonu https://www.solunum.gen.tr/gebelikte-ust-solunum-yolu-enfeksiyonu.html Tue, 27 Nov 2018 09:00:23 +0000 Gebelikte üst solunum yolu enfeksiyonu, herkeste olduğu gibi gebelik döneminde anne adaylarında yaşanabilen sorunlardan biridir. Üst solunum yolu enfeksiyonu sinüslerle birlikte gırtlak, yutak gibi bölgelerde meydana gelen iltihaplanm Gebelikte üst solunum yolu enfeksiyonu, herkeste olduğu gibi gebelik döneminde anne adaylarında yaşanabilen sorunlardan biridir. Üst solunum yolu enfeksiyonu sinüslerle birlikte gırtlak, yutak gibi bölgelerde meydana gelen iltihaplanma sonucunda ortaya çıkar. Ayrıca iltihabın kulak ve alt solunum yoluna kadar yayılması da mümkündür. Üst solunum yolu enfeksiyonları arasında grip, soğuk algınlığı, farenjit, sinüzit, larenjit gibi rahatsızlıklar bulunur. Bunların kaynağı virüslerdir. Bazen bakteriyel enfeksiyonlar bunlara eşlik edebilir. Özellikle kışın ve sonbahar döneminde mikroplar daha yaygın görülür. Vücut direncinin düşmesi, kapalı ortamlar, beslenme hataları gibi etkenler üst solunum yolu enfeksiyonların görülme sıklığını arttırır. Herkesi etkileyebilen bu enfeksiyonlar, gebe kadınlar açısından da sıkıntılı bir sürecin yaşanmasına yol açar. Bebekleri içinde endişelenen anne adayları, üst solunum yolu enfeksiyonlarından daha fazla etkilenir.

    Gebelikte üst solunum yolu enfeksiyonları belirtileri

    Gebe kadınların üst solunum yolu enfeksiyonlarına yakalanması halinde, öksürme, hapşırma, burun akıntısı, ateş, kulak ağrısı, gözlerde yaşarma gibi belirtiler ortaya çıkar. Grip gibi enfeksiyonlarda kas ağrıları, nefes almada zorlanma, burun tıkanması, şiddetli aş ağrısı, halsizlik, ateş, yorgunluk, iştahsızlık gibi daha etkili belirtiler görülebilir. Üst solunum yolu enfeksiyonları gebelikte risk faktörü sayılmaz. Buna rağmen anne adayında enfeksiyon meydana geldiği için, komplikasyonların görülme olasılığını arttırır. Normal bir kişide görülen enfeksiyon ayakta atlatılabilirken, gebe kadınların hastanede tedavi görmeleri gerekebilir. Eğer gebeliğin son döneminde geçirilen üst solunum yolu enfeksiyonu olursa, bunun doğumda bebeklere geçme olasılığı da vardır.

    Gebelikte Üst Solunum Yolu Enfeksiyonu
    Gebelikte üst solunum yolu enfeksiyonlarından korunma

    Gebelik döneminde canlı virüs içermeyen grip aşısının yapılmasında bir sakınca bulunmamaktadır. Bu yüzden hastalıktan korunmak için grip aşısı uygulanmalıdır. Uzmanlar gebeliğin ikinci ve üçüncü üç aylık dönemlerinde grip aşısı yapılmasını tavsiye ederler. Özellikle yüksek tansiyon, diyabet, astım gibi hastalıkları bulunan anne adaylarına grip aşısı uygulanmalıdır. Aşının içerdiği antikorlar aynı zamanda bebeğe geçerek, doğumdan sonra ilk aylarda bebeğinde gripten korunmasını sağlar. Bunun dışında gebelikte üst solunum yolu enfeksiyonlarından etkin korunma yöntemi bulunmamaktadır. Virüs kaynaklı olan enfeksiyonlardan antibiyotikli ilaçlarla da tedavi uygulanamaz. Bu yüzden anne adayları ilaçlardan yardım beklemesin. Ancak anne adaylarının kendilerinin alacakları önlemlerle bu enfeksiyonlardan korunabilir, bunları daha hafif atlatabilir. Bu önlemler arasında;
    • Üst solunum yolu enfeksiyonlarının salgın olduğu dönemlerde kapalı yerlerde bulunmamak, 
    • Ellerin sürekli yıkanarak temiz tutulması
    • Dinlenme özellikle yatak istirahatinin yapılması
    • Yatarken başın yastıkla desteklenmesi halinde, geniz akıntısı azaltılabilir
    • Evde kalorifer, klima kullanılıyorsa, ortamın nemli olması gerekir.
    • Gebe kadın enfeksiyonlar sırasında bol sıvı almalıdır. Özellikle suyu içmeyi ihmal etmemelidir.
    • Boğaz ağrıları oluyorsa, doktorun önerdiği pastilleri kullanabilir
    • Burun tıkanıklığının okyanus suyu, tuzlu su gibi ürünlerle giderilmesi, ağızdan nefes almayı önleyecektir. Bu sayede anne adayları mikropların vücuda girişine engel olabilir.
    Gebelikte üst solunum enfeksiyonları yüzünden meydana gelen yakınmaların düzelmesi halinde, anne adaylarının hemen eski düzenine dönmemesi gerekir. Belirli bir süre daha dinlenerek hem kendilerini, hem de bebeklerini korunmaları gerekir.
    ]]>
    Aerobik Solunum https://www.solunum.gen.tr/aerobik-solunum.html Tue, 27 Nov 2018 23:57:04 +0000 Aerobik solunum, oksijenli solunum olarak ta tanımlanan solunum türüdür. Bu solunumda hücre içinde glikoz molekülleri ATP enerjisine dönüştürülür. Hücrelerin bir kısmı yaşamaya devam etmek için aerobik solunum yapmalıdır. B Aerobik solunum, oksijenli solunum olarak ta tanımlanan solunum türüdür. Bu solunumda hücre içinde glikoz molekülleri ATP enerjisine dönüştürülür. Hücrelerin bir kısmı yaşamaya devam etmek için aerobik solunum yapmalıdır. Bitki hücrelerinde yapraklardaki gözenekler sayesinde yapılan solunum, hayvanların bir bölümünde solunum organları yardımıyla yapılır. Bu sitoplazmada başlayan mitokondride sonlanan bir solunumdur. Bu sayede hücrenin tamamında oksijen dolaşır. Hücrelerde gerçekleşen solunumla enerji üretimi yapılır. Üretilen enerjinin fazlası ATP enerjisine dönüştürülerek, hücre içinde kullanılır. Sonuçta oksijensiz solunuma oranla bu solunumda daha fazla enerji üretilir. Aerobik solunumdan sonra karbondioksit ve su açığa çıkmaktadır. Hücrelerin canlılığını koruyabilmesi için solunum oldukça önemlidir. İnsanlar ağız yolundan ve cilt yoluyla aldıkları havayla solunumu gerçekleştirir. Böceklerin bir bölümünde akciğer bulunmadığından, solunum boruları yardımıyla oksijeni alırlar.

    Aerobik solunum yapılması hücre ve dokuların işlevlerini sağlıklı bir şekilde yerine getirmesini sağlar. Aksi halde hücre ölümleri gerçekleşir. Oksijensiz alanlarda bulunmak, baş ağrısı gibi problemlerin yaşanmasına yol açar. Tek hücreli canlılar aerobik solunumu bulundukları ortamda gerçekleştirir. Solunum tamamlandıktan sonra karbondioksit dış ortama verilir. Aerobik solunum yapan canlıların vücutları gelişmiştir. Bu nedenle oksijenin bol olduğu alanlarda rahatlıkla aerobik solunum yaparlar. Oksijenli solunum yapan canlılarda solunumdan sonra su ve karbondioksit dış ortama verilmektedir. Oksijen vücuda alınarak hücrede enerjiye çevrilerek kullanılır. Bunun fazlası ATP enerjisine çevrilerek, depo edilir. Daha sonra ihtiyaç olduğunda kullanılır.

    Aerobik solunum hangi canlılar tarafından yapılır

    Canlılar açısından oldukça önemli olan aerobik solunum, besin moleküllerinde bulunan enerjinin oksijen sayesinde açığa çıkarılmasıyla gerçekleştirilir. Oksijenli solunum denilen bu tür solunumu insanlar, bitkiler ve hayvanlar, bakteri ve mantarlar yaparlar. Kuşlar, memeliler, balıklar, eklem bacaklılar, kabuklu deniz canlıları, solucanlar, yılanlar gibi canlı türleri aerobik solunum yapar. Solunumu akciğerlerle, trake, deri ve solungaçları aracılığıyla gerçekleştirirler.

    Aerobik Solunum
    Aerobik solunum aşamaları

    Bu solunumda organik besinlerden oksijen yardımıyla ATP elde edilir. Hücrede bulunan besinlerde kimyasal enerjinin oksijen sayesinde açığa çıkarılma işlemidir. Bununla 32 ATP elde edilmektedir.

    C6H12O6 (s) + 6O2 (g) ----------> 6CO2 (g) + 6H2O + 32 ATP

    Aerobik solunum hücre içinde üç aşamada incelenir. Bunlar;
    • Glikoliz (Sitoplazma içinde gerçekleşir)
    • Kreps devri (Karbon yolu tepkimeleri) (Mitokondri matriksinde gerçekleşir)
    • Elektron taşıma sistemi (Hidrojen yolu tepkimeleri) (Mitokondri kristasında gerçekleşir)
    ]]>
    Solunum Sistemi Hastalıkları https://www.solunum.gen.tr/solunum-sistemi-hastaliklari.html Wed, 28 Nov 2018 07:06:25 +0000 Solunum yolu hastalıkları, Solunum sistemi insan vücuduna oksijeni taşımakla görevli olan sistemdir. Oksijen taşımak ile beraber kanın pH' değerini ayarlar ve karbondioksidi vücuttan uzaklaştırır. Solunum sisteminde bulunan orga Solunum yolu hastalıkları, Solunum sistemi insan vücuduna oksijeni taşımakla görevli olan sistemdir. Oksijen taşımak ile beraber kanın pH' değerini ayarlar ve karbondioksidi vücuttan uzaklaştırır. Solunum sisteminde bulunan organlar sırası ile; burun, gırtlak, nefes borusu, akciğerlerdir. Solunum sisteminde bulunan organlardan en ciddi olan rahatsızlıklar akciğerde meydana gelmektedir. 

    Solunum sisteminde oluşan hastalıkların en temel nedeni kirli havadır. Kirli bir ortamda bulunup kirli havayı solumak bazen ciddi rahatsızlıklara neden olabilir. Sağlıklı bir hayat için sağlıklı ve temiz hava solumalıyız. Solunum sisteminde çeşitli hastalıklar meydana gelmektedir. Bu hastalıklardan biraz bahsedelim. 

    Astım:Daralan hava yolları havanın akmasını engeller ve sorun çıkarır. Böyle olunca astımı bulunan kişi hızlı nefes alıp vermeye başlar. Sigara dumanı, enfeksiyonlar, polen, soğuk hava vs. astım ataklarını tetikler. Astımı bulunan kişiler temizlik ilaçlarını kullanamazlar. Kimyasal ilaçları da kullanmak astım hastaları için tehlikeli olacaktır. Doğal olaral astım hastaları temizlik yapılan ortamda bulunmamalılar. Sigara içemezler ve sigara içilen ortamda bulunmazlar ise kendileri için daha iyi olacaktır. 

    Akut Bronşit: Bronşit tüplerinin iltihaplanmasıdır. Bakteriyel kaynaklı bir hastalıktır. Akut bronşit belirtileri;ilk olarak halsizliktir. Daha sonra öksürük, nefes darlığı, balgam ve göğüs ağrıları meydana gelmektedir. 

    Sinüzit:sinüs boşluklarının soğuk algınlığı ile gelişmesidir. Sinüzit belirtileri;baş veya yüz ağrısı, burun tıkanıklığı ve öksürük. Sinüziti engellemek için sigara içmeyin ve sigara içilen ortamda bulunmayın. Başlanılan ilaç tedavisini sonuna kadar devam ettirin. Odanızı havalandırın ve nemlendirin. 

    Soğuk algınlığı:  Bulaşıcı bir hastalık olup herkeste görülme ihtimali oldukça fazladır. Soğuk algınlığına virüsler neden olduğu için antibiyotik kullanımı bir işe yaramamaktadır. Belirtileri;hapşırma, burun akıntısı, boğaz ağrısı, ateş ve kas ağrısıdır. Beslenmenize dikkat eder, bol sıvı özellikle bol su tüketirseniz soğuk algınlığını çabuk anlatırsınız. 

    Solunum Sistemi Hastalıkları
    Grip:  ciddi solunum yolu enfeksiyonudur. Bulaşıcı bir hastalıktır. Belirtileri;burun akıntısı, ateş, kas ve eklem ağrısı, üst solunum yolu tıkanıklığıdır. Sık sık ellerinizi yıkayın, bol sıvı alın ve grip olmadan önce grip aşısı yaptırın. 

    Akciğer kanseri: Solunum yolu hastalıklarının en ciddi olanıdır akciğer kanseri. Bu kanserin en büyük nedeni sigaradır. Daha sonra ise kirli hava ve dumanda akciğer kanserine neden olmaktadır. Bu nedenler akciğer dokusunda tümörlerin oluşmasına neden olmaktadır. Ve genellikle bu tümörler kötü huylu tümörlerdir. Akciğer kanserinin oluşmasını engellemek için tütün ürünlerini bırakmalıyız ve asla kullanmamalıyız. Kirli havayı ve dumanı asla solumayınız. 

    Zatürre:Zatürre tehlikeli bir akciğer hastalığıdır. Zatürreye virüs ve bakteriler neden olmaktadır. Zatürrenin belirtileri;sancı, ateş ve öksürüktür. Eğer  bu belirtileri kendinizde fark ediyorsanız bir doktora gitmeniz iyi olacaktır. 



    ]]>
    Derin Solunum Egzersizleri https://www.solunum.gen.tr/derin-solunum-egzersizleri.html Wed, 28 Nov 2018 18:21:21 +0000 Derin solunum egzersizleri, Akciğerde sorun yaşayan kişilerin yeterli oksijen almaması durumunda kişilerde solunum zorlukları çekilmektedir. Nefes almak gibi problemler yaşayan kişilerin boyun ve omuzlarındaki kaslarda ağrılarda v Derin solunum egzersizleri, Akciğerde sorun yaşayan kişilerin yeterli oksijen almaması durumunda kişilerde solunum zorlukları çekilmektedir. Nefes almak gibi problemler yaşayan kişilerin boyun ve omuzlarındaki kaslarda ağrılarda ve sancılar görülür. Ayrıca bu kişilerin nefessiz kalma hissi, daralma, tıkanıklık, burun etrafında ve dudak etrafında morluklar akciğer hastalarının en önemli belirtileri arasında yer almaktadır. Kişide bulunan nefes darlığı günlük hareketleri kısıtlarken; yapılacak işlerinde yapılması esnasında kişinin nefes almasında daralmalar yaşamasına sebep olur. Solunum yolu zorluklarından kurtulmak için egzersizler yaparak ufak hareketler sayesinde nefes darlığı probleminin çözülmesi sağlanabilir. Günlük yapılacak uygun egzersizler sayesinde nefes darlığı oluştuğu zamanlarda dinlenip; tekrar egzersize devam ederek vücut bu egzersizlere alıştırılır. Bu solunum egzersizleri sayesinde tıkanıklıklarda azalmalar görülür. Düzenli yapılacak egzersizler kişide vücudunun güçlenmesini sağlarken; kemiklerin kuvvetini ve kaslarında esnekliğinin artırılmasına yardımcı olur. Ayrıca derin solunum egzersizleri sayesinde kişinin iş yapma kapasitesi artar ve hayat kalitesi üst seviyelere ulaşır. Bu egzersizleri şöyledir.

    Rahat nefes alıp verme egzersizi,

    Bu hareket ile derin solunum egzersizi yapılarak; kişide bulunan solunum tıkanmalarında rahatlamalar sağlanır. Bu egzersiz yapmak için düz bir yere oturarak, omuz ve göğüs kısımları gevşek bırakılıp; karın üst kısmına elini yerleştirerek bu hareket uygulanmaya başlanır. Bu egzersiz esnasında karın bölgesi nefes alırken dışa, nefes verirken ise içe doğru hareket etmesi sırasında diyaframda açılma meydana gelir. Böylelikle kişide bulunan doğru yapılan egzersiz sayesinde tıkanıklıklar gider. Bu hareket  esnasında üç saniye beklenerek; nefesi ağızdan üfleyerek verilmekte oldukça önemlidir. Gün içerisinde ve bu hareketi 10 defa tekrarlayıp; her gün uygulandığı takdirde solunum yolunda rahatlık görülecektir. Ayrıca bu egzersizi yapmadan önce midenin yeterince dolu olmaması gerekir. Yani yemek yedikten yaklaşık olarak iki saat sonra bu egzersizin yapılması tavsiye edilir. Egzersiz sayesinde kişide bulunan solunum sıkıntısı girerken; diyaframın kuvvetlenmesi sağlanır. Ayrıca akciğere daha fazla hava girmesi ile oksijen alımı fazla olur. Bu hareket sayesinde ciğerlerde bulunan balgamı çıkartma işlemi gerçekleşir. Yapılan egzersiz derin solunum yolunda göğüs duvarının hareketli olmasına katkı sağlar. Ayrıca bu hareket sayesinde kişide bulunan nefes alıp verme sıklığı azalarak; kişinin rahatlaması ve sakinleşmesi sağlanır. Egzersiz sırasında kişinin zevk alarak bu uygulamayı yapması oldukça önemlidir. Güzel nefes alma sayesinde yürüme, dans, spor gibi egzersizler yaparak; bulunduğu sıkıntı giderilir. Egzersiz ile kişide bulunan solunum sıkıntısı gideceğinden dolayı, aktif yaşantısında istediği hayatı yaşayacaktır. Ayrıca akciğer problemi olan kişilerin yapabilecekleri egzersizlerin ilk sırasında yer alır. Bu sebepten dolayı derin solunum egzersizi ile kişinin tıkanıklıkları giderilir.

    Derin Solunum Egzersizleri
    Yarı yatar pozisyonda solunum egzersizi,

    Bu pozisyon ile solunum sıkıntısı çeken kişilerin problemlerinde azalmalar gözlenir. Bu harekete başlamadan önce kişi yarı yatar pozisyonda rahat bir şekilde yer çekiminin diyafram yardımcı olduğu bir pozisyonda bulunmalıdır. Arkasına koyacağı yastık gibi eşyalar ile omuz ve boyun kaslarının rahat ve gevşek bırakılması sağlanmalıdır. Daha sonra hasta burundan nefes alırken eli de  kaburgaların hemen altında, karın bölgesinden tutarak; burnundan yavaş ve derin bir şekilde nefes almalıdır. Daha sonra aldığı nefes esnasında karın gevşek bir şekilde yavaşça yükselmelidir. Uygulamayla beraber aldığı nefesi yavaşça ağızdan dışarı vermelidir. Bu hareketi günde beş kez tekrar etmeli ve her gün uyguladığ]]> Solunum Fizyolojisi https://www.solunum.gen.tr/solunum-fizyolojisi.html Thu, 29 Nov 2018 08:34:29 +0000 Solunum fizyolojisi, solunum sistemi vücutta ihtiyaç duyulan gaz alışverişini dış ortamdan yapmak, dolaşım sisteminin yardımıyla solunumu düzenleme görevi üstlenir. Solunum yaşamda kalmayı sağlayan önemli bir sistemdir. Solun Solunum fizyolojisi, solunum sistemi vücutta ihtiyaç duyulan gaz alışverişini dış ortamdan yapmak, dolaşım sisteminin yardımıyla solunumu düzenleme görevi üstlenir. Solunum yaşamda kalmayı sağlayan önemli bir sistemdir. Solunum fizyolojisi dört farklı aşamada değerlendirilir.

    Solunum aşamaları

    Solunumun fizyolojisi gereği ventilasyon yani nefes alma ve nefes verme, diffüzyon yani yayılma, perfüzyon ve solunumun düzenlenmesi şeklindeki aşamalarla gerçekleşir.

    Ventilasyon: Bu atmosferden gelen havanın akciğerlere, buradan da atmosfere geçmesiyle gerçekleşen harekettir. Bu solunumda nefes alma ve nefes verme şeklinde gerçekleşir. Bunlar da kasların yardımıyla olur. Diyaframın hareketi, göğüs kafesinde ön arka çapta artış ve azalma, kaburgalarda yukarıya aşağıya hareketle, göğüs kafesinin uzaması ve kısalmasıyla solunum gerçekleşir.

    Nefes almayı sağlayan inspirasyon kasları, diyaframa, göğüs boşluğuyla karında bulunan boşluğu ayıran ve frenik sinir yardımıyla hareket eden tek kas, sternokleidomastoid kaslar, kaburgalar arasındaki kaslar, kürek kemiğini yükselten kaslar ile ön serratuslar, skalenler ve omurga kaldırıcı kasları içerir. Nefes vermeyi sağlayan ekspirasyon kasları ise, karında bulunan kaslar, iç interkostaller ve aarka aşağıdaki serratüsleri içerir.

    İnspirasyon (Soluk alma): Bu havanın akciğerlere çekildiği eylemi ifade eder. Soluk alma adalelerin kasılması sonucunda göğüs kafesinin ön arka çapında genişleme ve yukarıdan aşağıya doğru uzama olur. Akciğerlerin genişlemesiyle birlikte hava basıncı azalacağından, atmosferde hava akciğerlere dolar.

    Ekspirasyon (Soluk verme): Bu akciğerlerde bulunan havanın dışarıya atıldığı pasif eylemi ifade eder. Burada soluk almanın tam aksine akciğerde küçülme ve basınç artışı olur. Akciğerlerde bulunan basınç atmosfer basıncının üzerinde olduğundan, hava dış ortama gönderilir.

    Solunum Fizyolojisi
    Diffüzyon (Yayılma): Akciğerlere dolan hava alvoellere ilerlemeye başlar. Oksijen alvoeller çevresindeki kılcal damarlara geçerken, buradaki karbondioksit ise alvoellere geçiş yapar. Bu ortamlardaki gaz geçişi, parsiyel basınç farkından gerçekleşir.

    Perfüzyon: Bu solunum içinde oksijen ve karbondioksitin taşınması aşamasıdır. Alvoellerden diffüze haldeki oksijen, plazmada eriyik şekilde ya da alyuvar içindeki hemoglobine tutunarak taşınmaktadır. Dokulara verilecek oksijen buradaki karbondioksit parsiyel basıncına göre ayarlanmaktadır. pH değeri ve kan ısısı da bunda etkili rol oynar. Karbondioksit taşınması ise, oksijen gibi plazmada eriyik olarak ya da hemoglobine tutunarak gerçekleşir.

    ]]>
    Solunum Yetmezliği https://www.solunum.gen.tr/solunum-yetmezligi.html Thu, 29 Nov 2018 09:51:32 +0000 Solunum yetmezliği, solunum sistemindeki ventilasyon denilen gaz değişimindeki yetersizliktir. Bu bir hastalık değil sendrom olarak görülmelidir. Solunum yetmezliğinde duruma bağlı olarak arteriyel oksijen düzeyi korunamaz. Böylece Solunum yetmezliği, solunum sistemindeki ventilasyon denilen gaz değişimindeki yetersizliktir. Bu bir hastalık değil sendrom olarak görülmelidir. Solunum yetmezliğinde duruma bağlı olarak arteriyel oksijen düzeyi korunamaz. Böylece hipoksemi ve arteriyel karbondioksit seviyesinde yükselme görülür. Solunum sistemi metabolizmanın ihtiyaç duyduğu oksijeni sağlarken metabolik atık olan karbondioksiti de uzaklaştırmaktır. Bu sistem ayrıca diğer sistemlerinde koordine çalışmasını sağlar. Solunum sisteminde yaşanan bir aksaklık solunum yetmezliğine sebep olabilir.

    Solunum sistemi ile ortak çalışan üç mekanizma vardır. Bunlardan ilki ventilasyondur. Ventilasyon sistemi havayı alveolerre ulaştırarak kana karışmasını sağlar. İkinci mekanizma ise difüzyondur. Bu gazların alveoller ve kapiller arasındaki hareketidir. Dolaşım sistemi ise oksijenin gaz değişiminin olduğu bölümlerde tüketilmesi gereken diğer hücre ve bölümlere ulaşmasıdır. Bu sistemler arasında solunum sisteminin çalışmasını sağlayan ventilasyon önemlidir. 

    Solunum Yetmezliği Tipleri Nelerdir
    • Hipoksemik Solunum Yetmezliği: FiO2 > 0.60 uygulandığında PaO2’nin>55mmHg değerlerinin olması durumudur. 
    • Hiperkapnik Solunum Yetmezliği: PaCO2’nin>45mmHg değerleridir. 
    • Kombine Solunum Yetmezliği: Hipoksemik ve hiperkapnik solunum yetmezliği ile birlikte oluşur.
    Başlangıç Zamanına Göre Solunum Yetmezliği Çeşitleri Nelerdir

    Akut Solunum Yetmezliği: Birkaç saat ya da dakika içinde oluşur.

    Kronik Solunum Yetmezliği: Sinsidir. Belirti vermeden ilerleyen bu semdrom birkaç gün içinde ortaya çıkar.

    Kronik Solunum Yetmezliğinde Akut Solunum Yetmezliği: Kronik solunum yetmezliği şikayeti yaşayan kişilerde enfeksiyon ve emboli gibi şikayetler ani solunum kötüleşmesine neden olabilir. 

    Solunum Yetmezliği
    Solunum Yetmezliğine Neden Olan Hastalıklar Nelerdir
    • Akciğer hasarları,
    • Akciğer problemleri,
    • Damar hastalıkları,
    • Ventilatör hastalığı,
    • KOAH,
    • Santral sinir sistemi hastalıkları,
    • Nöral ve müsküler hastalıklar,
    • Göğüs kafesi deformasyonları,
    Solunum Yetmezliği Belirtileri Nelerdir
    • Nefes darlığı ve hızlı soluk alıp verme,
    • Morarma,
    • Bilinç kaybı,
    • Solunum yollarındaki yetersizlik nedeniyle salgı atma,
    • Yutkunma zorluğu,
    • Yemek yerken midedeki yemek parçacıklarının hava yollarına kaçmasına bağlı olarak öksürük,
    • Öksürmede zorlanma,
    • Hipotansiyon,
    • Uykuya eğilimin artması,
    • Terleme,
    • Baş ağrısı,
    • Cilt renginin kırmızılaşması,
    • Görme yetisinin azalması,
    • Bitkinlik,
    • Koordinasyon kaybı,
    • Hareketlerin kısıtlanması.
    Solunum Yetmezliği Teşhisi Nasıl Yapılır

    Solunum konusunda şikayetler oluştuğunda öncelikli olarak göğüs hastalıkları uzmanına başvurulmalıdır. Uzman hastada yaptığı fiziki muayene ve hastanın şikayetlerini göz önüne alarak ve bazı tetkikler sonucunda hastalığa teşhis koyar.
    Akciğer grafisi, akciğer kan gazlarının analizi, tam kan sayımı, balgam ve kan kültürü, idrar analizi, solunum fonksiyonu testi, bilgisayarlı tomografi gibi tetkikler hastalığın teşhisinde önemlidir. 

    Solunum Yetmezliği Tedavisi

    Bu sendromun tedavisi hastane ortamında acil serviste ve yatırılarak gerçekleştirilir. Yoğun solunum rahatsızlığı yaşayan hastalarda muayene sonrası tedaviye karar verilene kadar oksijen tedavisi yapılır. Tedavide yeterli hava yolu açıklığı ve doku oksijenasyonu sağlanmaktadır. Semptomları gidermek için altta yatan sebep aranır. Ayrıca ek olarak antibiyotik, antiko]]> Hamilelikte Üst Solunum Yolu Enfeksiyonu https://www.solunum.gen.tr/hamilelikte-ust-solunum-yolu-enfeksiyonu.html Fri, 30 Nov 2018 04:16:11 +0000 Hamilelikte üst solunum yolu enfeksiyonu, Hamilelik dönemi anne adayının vücut yapısının en hassas olduğu dönemdir. Hamilelik sırasında havanın soğuk olması sebebiyle oluşabilecek hastalıkların ilk sırasında üst solunum y Hamilelikte üst solunum yolu enfeksiyonu, Hamilelik dönemi anne adayının vücut yapısının en hassas olduğu dönemdir. Hamilelik sırasında havanın soğuk olması sebebiyle oluşabilecek hastalıkların ilk sırasında üst solunum yolu enfeksiyonları yer almaktadır. Bu hastalık anne ve bebek açısından oldukça tehlikelidir. Anne adayında gözlenen üst solunum yolu enfeksiyonlarına yakalanmaları arasında özellikle de hava koşullarının etkisi oldukça fazladır. Hamilelik süresince bu enfeksiyona yakalanmamak için gerekli tedbirler alınmalıdır. Ayrıca gebelik esnasında kirli havalarda dışarıda bulunmaktan kaçınmalıdır. Böylece anne oluşabilecek salgından ve başka olumsuzluklardan kurtulmuş olacaktır.

    Anne adayının kapalı ortamda bulunmasının üst solunum yolu enfeksiyonuna etkisi
    Anne adaylarının kapalı ortamlarda fazla bulunmaması kendi ve bebeğin sağlığı açısından oldukça önemlidir. Kapalı ortamlarda bulunan oksijenin az olması ile bu hastalığın bulaşması üzerinde etki edecektir. Ayrıca gebelik esnasında kaldıkları kapalı ortamda klima gibi aletlerin kullanılmaması önemlidir. Çünkü klimalar içerisinde bulunan mikroplar ve bakteriler hava akımıyla birlikte, anne adayının solunum yoluyla vücuduna girmesi sebebiyle tehlike arz eder. Ayrıca enfeksiyon yaşayan hastalar ile aynı ortamda bulunmaktan kaçınmak yapacağı ilk tepkiler arasında yer alır.

    Hamilelikte üst solunum yolu enfeksiyonuna karşı beslenme şekli
    Gebelik esnasında anne adayının üst solunum yolu enfeksiyonundan korunması için dengeli ve sağlıklı beslenmesi son derece önemlidir. Anne adayı günlük tükettiği taze sebze ve meyvenin yanı sıra bol sıvı tüketip; bu hastalığa yakalanma riskini en aza indirilmelidir. Ayrıca anne adayı bol meyve suyu ve c vitamin içeren gıdalar tüketmeye dikkat etmelidir. 

    Hamilelikte nem miktarının üst solunum yolu enfeksiyonuna karşı etkileri
    Ayrıca gebelik esnasında kombi ve sobaların bulunduğu ortamlar fazla kuru olduğundan dolayı enfeksiyon çoğalmasını etkileyen faktörler arasında yer alır. Kuru ortamların buhar makinesi ya da kalorifer sistemine takılacak su kaplarıyla nemlendirilmesi sağlanmalıdır. Gebelik esnasında kış zamanı dolayısıyla grip artışlarında çoğalmalar gözlendiği için özellikle de hastalık bulunduran kişilerin yanında kalmamak, bebek ve kendi sağlıkları açısından önemlidir.

    Hamilelikte grip aşısının üst solunum yolu enfeksiyonu üzerinde etkisi
    Ayrıca anne adaylarının gebelik esnasında grip aşısı yaptırması, üst solunum yolu enfeksiyonuna yakalanmamak için tavsiye edilir. Anne adayında bulunan grip sebebiyle bebek zarar görmez. Ancak annede ilk zamanlarda yüksek ateş gebeliği tehlikeye düşürebilir. Düşük oluşmasını tetikleyebilir. Hamileliğin son dönemlerinde yüksek ateş erken doğum sebepleri arasında yer alır. Bu sebepten dolayı annenin grip olduğu zaman doktor kontrolünde tedavi olması oldukça önemlidir. Annede oluşabilecek enfeksiyonlar sebebiyle bronşit ve zatürre gibi bulgular yaşanmadan, tedavi edilmesi gereklidir. Çünkü bu hastalıklar bebeğe zarar verebilir.

    Hamilelikte Üst Solunum Yolu Enfeksiyonu
    Üst solunum yolu enfeksiyonuna karşı anne adayının tedavisi ve dinlenmesi
    Hamilelik esnasında üst solunum yolu enfeksiyonuna yakalan anne adayları öncelikle doktor kontrolünde yapılabilecek tedavi işlemleriyle tedavi edilmelidir. Tedavinin yanı sıra evde yatarak; istirahat etmesi ile dinlenmesi gerekir. Ayrıca kullandığı eşyaların ve kendi bedeninin temizliğine dikkat etmesi son derece önemlidir.Bu sebepten dolayı anne adayı özellikle bu hastalığa yakalanmış  başkalarından bu hastalığın buluşmasının önüne geçmek için  kalabalıklardan uzak olması son derece önemlidir. Ayrıca annede oluşan nefes almada zorlanma, yüksek ateş,halsizlik, dinlenme i]]> Canlılarda Solunum https://www.solunum.gen.tr/canlilarda-solunum.html Fri, 30 Nov 2018 16:51:59 +0000 Canlılarda Solunum, tek hücreli varlıklarda solunum gazlarının hücreye giriş çıkışı, hücre yüzeyinden geçiş (difüzyon) ile sağlanmaktadır. Çok hücreli organizmalar arasında yer alan süngerler ve sölenterelerde Canlılarda Solunum, tek hücreli varlıklarda solunum gazlarının hücreye giriş çıkışı, hücre yüzeyinden geçiş (difüzyon) ile sağlanmaktadır.
    Çok hücreli organizmalar arasında yer alan süngerler ve sölenterelerde de, özelleşmiş bir solunum sistemi yoktur. Bunlarda tek hücreli canlılarda olduğu gibi sudaki erimiş olan oksijeni bedenin üstüyle alır, CO2 yi de aynı bu şekilde suya terkederler.

    Solunumda Kullanılan Organlar,

    Deri Yoluyla Solunum,

    Bedenin dış yüzeyini örtmüş vaziyette olan deri gaz değişimini sağlar. Alınan oksijen iç dokulara difüzyonla veyahut da kanla taşınır. Bu solunum faaliyetini yapan, yassı ve yuvarlak bir yapıya sahip olan solucanlarda dolaşım sistemi ve kan yoktur. Toprakta yer alan solucanlarının tek katlı bir epitel dokudan oluşmaktadır. Derilerinde bulunan Goblet hücresi çıkarmış oldukları mukoz salgıyla vücut yüzeyinin sürekli nemli kalmasını sağlarlar.
    Kurbağa ve semenderlerin erginlerinde esas solunum organı akciğer organıdır. Nemli olan deri gerekli oksijenin yaklaşık olarak %25 inin alınmasını sağlar. Memeli canlılarda da kısmi deri solunumu vardır. Fakat alınan oksijenin oranı çok azdır. (yaklaşık olarak % 1 kadar)

    Trakeler Solunum,

    Eklembacaklılar arasında yer alan Böcekler, fazla ayaklılar, bazı kabuklu canlılar ve Araknitlerde trake solunumu yaptığı görülmektedir. Trake solunumu dokularda yer alan hücrelere kadar sokulmuş boru sistemidir.

    Trakeler oksijen'i doğrudan hücrelere taşımaktadır. Bu hayvanların kanı oksijen ve karbondioksit taşımada görev yapmazlar. Bu sebeple kanlarında oksijen taşır durumdaki solunum pigmentleri bulunmamaktadır. Kanları renksiz bir haldedir. Trakelere gazın giriş ve çıkışı vücut ile kanat hareketleri yardımıyla sağlanmaktadır.

    Solungaçlı Solunumu,


    Suda yaşayan canlılarda görülür. Kurbağa larvaları, denizde yaşayan solucanlar, birkaç yumuşakçalar türü, kabuklular ve balık türlerinde bulunur. Solungacı bulunan canlılar suda çözünmüş vaziyetteki oksijeni alacak şekilde özelleş olan, yaprak ya da tüy biçimindeki yapılardır.

    Akciğer Yoluyla Solunum,

    Kurbağa ve Semenderlerin erginlerinde, Sürüngen, Kuş ve Memelilerin hepsinde görülmektedir. Akciğer genişliği ve yüzeyleri organizma gruplarının enerji gereksinimlerine göre değişkenlik gösterebilir. Kuşların solunum sisteminde akciğer ve hava keseleri bulunmaktadır. Hava keseleri vücuttaki birçok kemiğin iç kısımlarına kadar uzanır. Kuşların akciğerlerinde alveol yoktur. Hava keseleri hava depolamaya yarar ve körük türünde fonksiyon yapmaktadır. Kuşların kemik boşlukları hava taşımaya yarar. Bu yapıdan dolayı kuşlar yükseklerde çok rahat uçabilmektedirler.

    Canlılarda Solunum

    Solunum Sistemiyle Alakalı Yapılanların Özellikleri 

    • Solunum organlarında yer alan duvarların gaz giriş çıkışını kolaylaştırmaya yarayacak şekilde ince bir yapıya sahiptirler. 
    • Solunum organlarında bulunan tabakalar yüzeyin genişlemesi sebebiyle difüzyon imkanının artmasına olanak sağlar. Örneğin; akçiğerdeki alveollerin tüm yüzeyi yaklaşık olarak 100m2 dir. 
    • Solunum gazlarının giriş-çıkışı yaptığı yerlerdeki yüzeyler nemlidir.

    Birden Çok Solunum Organı Taşıyan Hayvanlar,

    • Akciğer sahibi balıklarda (yani Dipneusti) iki adet solunum organı faaliyet gösterir. Bu balıklar nehirlerde hayatlarını sürdürür, bu süre içerisinde solungaçlarını kullanırlar.
    • Su yüzeyine dönerek hava keselerini iyice dolduran balıklar, sular çekildiğinde çamur altına girerler. Hava kesesindeki havayla uzun bir süre hayatlarını sürdürürler.
    • Semender ve kurbağalar larva devresinde tamamen suda yaşadıklarından dolayı solungaç solunumu yapmaktadırlar. Yetişkin hale gelen kurbağalarda solungaç ilerleyen zamanlarda kaybolur ve yerini akciğer alır. Yetişkin kurbağa hem deriyle, hem de akciğer yoluyla solunum yapmaktadır. Kur]]> Solunum Sistemi Anatomisi https://www.solunum.gen.tr/solunum-sistemi-anatomisi.html Sat, 01 Dec 2018 01:36:11 +0000 Solunum sistemi anatomisi, solunum yolu ve akciğerlerden meydana gelmektedir. Solunum yollarının muhtevasında ise burun boşlukları, farenks, trakea, bronşlar, bronşiyoller ve alveolleri bulunmaktadır. Solunum fiziksel olay olup, Solunum sistemi anatomisi, solunum yolu ve akciğerlerden meydana gelmektedir. Solunum yollarının muhtevasında ise burun boşlukları, farenks, trakea, bronşlar, bronşiyoller ve alveolleri bulunmaktadır. Solunum fiziksel olay olup, bireyin hayatı amaçlı gereken oksijeni olanağı sağlar. Bu sebeple soluk alma ve yaşamda kalma eş bağlamda algılanır. Temel fonksiyonu dokulara oksijen sağlamak ve dokularda meydana gelen karbondioksidi alıp dışarı atmaktır.  
     
    Solunum sistemi organları,

    Burun: Havanın vücuda öncelikli giriş yolu burundur. Burun boşluklarının içerisi mukoz tek membran ile kaplı bulunmaktadır. Burun boşluklarının içinde konka adı verilen üç çıkıntı bulunmaktadır. Burun mukozası kan damarları bakımından zengindir ve üzerinde minik tüyler bulunmaktadır. Vücuda giren hava bu yollardan geçerken kan damarlarının sağladığı ısı ve nem ile ısınmakta ve nemlenmektedir. Bunun dışarısında hava içerisindeki başka maddeler minik tüyler açısından tutulmaktadır. Bu sebeple burun yöntemiyle soluk alınması, ağız yöntemiyle alınmasından daha faydalıdır.   

    Farenks (Boğaz): Burun boşluğu ve ağzın arkasındaki özefagus ve trakeanın üst kısmındaki bölümdür. Boğaz 3 bölümden meydana gelmektedir. 

    Nazofarenks (Geniz): Burnun anında arkasında bulunmaktadır. 

    Orofarenks: Ağzın anında arkasında bulunmaktadır. 

    Larengeal farenks: Farenksin anında altında bulunup biri geride özafagusa ve diğeri de önde trakeaya giden 2 açıklığı var olmaktadır. 
     
    Larenks (Gırtlak): Trakeanın üzerinde farenksin altında bulunan larenks üzerinde ses telleri var olan bölümdür. Ses plikalarının arasındaki boşluğa glottis adı verilir. Glotisin üzerinde ve dilin arkasında epiglotis adı verilen yaprak biçiminde tek çıkıntı bulunmaktadır. Bu çıkıntı lokmaları yutma esnasında glottisi kapar ve lokmanın trakeaya girmesini önlemektedir. Larenks mukozası minik tüylerle kaplı haldedir. Bu tüyler soluk alırken giren toz ve başka maddeleri süzmektedir. Öksürme ve aksırma ile bu başka maddeler dışarı atılmaktadır. 

    Solunum Sistemi Anatomisi
    Trakea (Soluk borusu): Trakea larenksten daha sonra gelen soluk yönteminin tek parçası olarak bilinmektedir. Dördüncü ve beşinci torasik vertebra hizasında sol ve sağ dallara yönelik ayrılmaktadır. Trakeanın bu bölünme mahalline bifurkasyon trakea adı verilmektedir. Bifurkasyon yerinde 2 temel bronşu birbirinden ayıran çıkıntıya karina adı verilmektedir. Trakeanın ön yüzünde C harfi şekilli kıkırdaklar arka yüzünde ise fibroelastik bağlantı dokusu ve adaleler bulunmaktadır. Kıkırdaklar trakeayı devamlı açık tutar arka yüzün yapısı özefagusun lokma yutarken genişlemesini kolaylaştırmaktadır. Trakea ve kocaman bronşların duvarlarında titrek tüylü epitel hücreleri ve goblet hücreleri bulunmaktadır. Silialar dalgalanma hareketleri yapmaktadır. Goblet hücreleri de müküs salgılamaktadırlar. Soluk alındığında soluk yöntemine giren başka maddeleri aşağıdan yukarı doğru davranış ettirerek dışarı çıkarılmasını imkanı sunan müküs salgısı ve siliaların hareketleridir.  

    Bronşlar: Bronşlar soluk borusunun 2 farklı dala sıyrılıp akciğere giren bölümüne denmektedir. Akciğerin bu giriş bölümüne hilus adı verilmektedir. Akciğerin sinirleri ve damarları da buradan girmekte ve çıkmaktadırlar. Sağ temel bronş dikeye yakın sol taraftaki bronş ise yataya yakın olacak şekilde eğim tarafından akciğerlere girmektedir. Bunun dışarısında sağ bronş sol  bronşa yönelik daha az ve kalındır. Bu sebeple solukla giren başka maddelerin ve mikroorganizmaların sağ taraftaki bronşa girme ihtimali daha çoktur.  

    Akciğer: Göğüs boşluğunda bulunan sağ ve sol akciğerlerin arasındaki boşluğa mediasten denmektedir ve burada kalp ile akciğere gir]]> Bitkilerin Solunum Organı https://www.solunum.gen.tr/bitkilerin-solunum-organi.html Sun, 02 Dec 2018 00:23:32 +0000 Bitkilerin solunum organı, solunum türü gelişmiş hayvanlardaki solunum sistemine yakın olarak, en uçtaki hücresine civarı aldığı oksijeni faydalanarak besinleri yakması sonucu karbondioksiti dışarı atar. Emelleri çeşitli Bitkilerin solunum organı, solunum türü gelişmiş hayvanlardaki solunum sistemine yakın olarak, en uçtaki hücresine civarı aldığı oksijeni faydalanarak besinleri yakması sonucu karbondioksiti dışarı atar. Emelleri çeşitli olmamakla beraber enerji üretmektir. Hayvanlardan gereken vaziyetlerde oksijen ve karbondioksit kullanımına gereksinim duymadan solunumu gerçekleştirirler. Bitkilerin fotosentez yapabilme özelliğinden ötürü karbondioksit ve oksijene gereksinim duymadan solunum yapabilir.  Bilindiği benzeri bitkilerin topraktan gereken miktarda su almasıyla benzer pozisyonda havadan aldığı karbondioksiti birleştirerek karbonhidrat (şeker, nişasta) sayesinde oksijenin üretilmesi olayıdır. Fotosentez olarak isimlendirilen bu olayda fazla enerjiye sahip besinler dokularda depolanırken oksijenin dışarı atılmasıyla işlem bitirir. Fotosentezin solunum olayının aksi olduğudur. Solunumda fotosentezin aksine şeker ve nişasta karbonhidratlarının oksijenle birleştikten ardından, su ve karbondioksite ayrışması olayıdır. Bitkiler de tüm diğer canlılar benzeri solunurlar. Başka bir deyişle havadaki oksijeni alarak, bunun mahalline karbondioksit gazı çıkarırlar. Bu yönden beslenmedeki fotosentez olayıyla solunum birbirinden bir sürü farklıdır. Fotosentez güneş ışığında olabilir, bitki karbondioksit alıp oksijen çıkarır.   

    Bitkilerde gündüz solunumu,

    Bitkiler gündüzleri solunum yaparken çıkan karbondioksidin bir bölümünü fotosentez amaçlı yine alırlar. Geceleri fotosentez meydana gelmediği amaçlı çıkardıkları karbondioksidi harcayamazlar. Bu nedenle geceleri yatak odalarında bitki bulundurmak zararlıdır. Çıkardıkları karbondioksitle odanın havasını ağırlaştırıp bozarlar. Bitkilerde solunum uzvunun yapraklardır. Yapraklar sayesinde fotosentez yapan bitki yaşamaya sürdürür. Buna nazaran kış mevsiminde yapraklarını döken bitkiler de hayatlarını sürdürürler. Peki ne türlü oluyor da solunum uzuvları kış mevsiminde döküldüğü takdirde bitkiler işlek kalabiliyorlar 

    Bitkilerin Solunum Organı
    Fotosentez sistemi,

    Yapraklarını döken bitkiler kışları fotosentez yapamazlar zira fotosentez amaçlı yapraklarda yer alan klorofillere gereksinimleri bulunur. Bu nedenle ateş benzeri havalarda başka bir deyişle yaprakları artık dökülmemişken besin depolarlar. Depolanan bu besin nişastadır. Kış geldiğinde bir bitki, hayatını devam ettirebilmek amaçlı depoladığı nişastayı oksijenli solunumla yakar ve enerji elde eder. Yapraklarla hem fotosentez hem de solunum yapılabiliyor olsa da, esasında bitkinin farklı bölümlerinde de oksijenli solunum gerçekleşmesi olasıdır. Bir bitkide yer alan tek işlek yapılar yapraklar değildir. Odunsu bitkilerin gövdesi ve kökleri de işlek hücrelerden meydana gelir. Elbette ki bu hücrelerin herkes de, başka tüm işlek hücreler benzeri, oksijenli solunum gerçekleştiren organeller meydana gelen mitokondrilere sahiptir. Bitkilerin kabuğunda yer alan ve lentisel adı verilen delik ve minik açıklıklar da bitkinin alışverişini sağlarlar. Bitkilerde özelleşmiş bir solunum organı ve sistemi olmamakla beraber, solunum olayında en ciddi yapı yapraklardır. Bitkilerde stoma hücreleri ve senelik bitki gövdelerinde yer alan lentisellerle edinilen O2 hücreler arası boşluklarda difüze olabilir ve bitki hücrelerine ulaştırılır. CO2 de benzer yöntemle dışarı atılır ya da kurallar elverişli ise fotosentezde kullanılır. Hücresel solunumda meydana gelen karbondioksit ve su fotosentezde; fotosentez sonucu meydana gelen besin ve oksijende hücre solunumunda kullanılır. Fakat ışık varlığında fotosentez hızı çoğunlukla solunum hızından fazla meydana geldiği amaçlı oksijenin fazlası atmosfere verilir. Karanlık ortamda fotosentez gerçekleşmediği amaçlı bitki harici ortamdan oksijen alırken harici ortama karbondioksit verir. Geceleri veya gökyüzü karardığında diyecek olursak az da olsa karbondioksit çıkı]]> Solunum Sayısı https://www.solunum.gen.tr/solunum-sayisi.html Sun, 02 Dec 2018 01:44:31 +0000 Solunum Sayısı; Bir insanın, 1 dakika içerisinde yaptığı solunumun sayısını gösteren değere denir. Solunum sayısını bulabilmek için en kolay metot, kişinin istirahat hali durumunda, 1 dakikada yapmış olduğu solunum ve göğ Solunum Sayısı; Bir insanın, 1 dakika içerisinde yaptığı solunumun sayısını gösteren değere denir. Solunum sayısını bulabilmek için en kolay metot, kişinin istirahat hali durumunda, 1 dakikada yapmış olduğu solunum ve göğüs kafesinin dakikada kaç defa kalktığına göre bulunabilir. Bilindiği üzere, solunum istem dışı bir şekilde gerçekleşir. Normalde bu sayı, dakikada 12-20 defa arasında olur. Fakat ateşli hastalık durumlarında, kalp ve akciğer hastalıkları gibi solunumu olumsuz etkileyen rahatsızlıklar esnasında, yükselebilir. Solunum sayısı ve akciğer işlevleri ile ilgili olan ayrıntılı bilgilere, solunum fonksiyon testleri yapılarak ulaşılabilir.

    Bir kişi için yaşam bulguları fazlasıyla önemlidir. Çünkü yaşamsal bulgular, kişiye yapılacak müdahalelerde birer ipucu niteliğindedir. Bunların arasında bilinç, dolaşım, vücut ısısı, kan basıncı ve solunum yer almaktadır. Kişinin solunum değerlendirmesinde solunumun sıklığına, solunumun derinliğine ve solunum aralıklarının eşit olma durumuna bakılmalıdır. Kişinin 1 dakika içerisindeki nefes alma ve nefes verme sayısı, kişinin solunum sıklığını yani, solunum sayısını göstermektedir. Sağlıklı olan bir kişide, bu sayı dakikada en fazla 20 olurken, çocuklarda 22, bebeklerde ise 24 olur.

    Çoğunlukla dinlenme esnasında ölçülen akciğerlerdeki havalandırma hızı, ventilasyon değeri solunum hızı, nefes sıklığı, solunum frekansı ve ya bir dakika süreyle devam eden solunum sayısı, solunumun hızını gösterir. Tıbbi olarak solunum hızı, sağlık koşullarına göre değişiklik gösterir. Solunum hızının artması ve solunum derinliğinin azalması ile alakalı olan, pek çok sayıda rahatsızlık bulunmaktadır. Özellikle kistik fibröz, kanser çeşitleri, astım, kalp rahatsızlıkları, koah, şeker gibi hastalıklar, solunum sayısına etki eder.

    Solunum Sayısı

    Normal solunum sayısı nedir

    Normalde solunum sayısı, yetişkinlerde dinlenme esnasında 1 dakikada 12 nefes alınması şeklindedir. Bu oran daha önceden 15 nefes olarak kabul görmekteyken, günümüzde sağlıklı kişilerde bu değer daha yüksek görülmektedir. Yapılan araştırmalar sonucu, kanser hastalarında solunum sayısının yüksek olduğunu göstermiştir. Yine kistik fibröz, AIDS gibi ciddi rahatsızlıklarda da, kişilerde dakikada 30 solunum sayısı ölçümü yapılmıştır.

    Solunum sayısı yalnızca sayılarak belirlenemez. Çünkü bunu belirlemeye kalkışıldığında, zihinsel açıdan rahatlama yapacağı için, buna bağlı olarak da solunum sayısı azalır. Bu durum gerçeğin yansıtılmasına engel olur. Doğru solunum sayısına ulaşabilmek için, başka bir kişinin solunum sayısını sayması gerekir. Özellikle kişi uyuduğu zaman, bir başkası 1 dakika boyunca solunum sayısını saymalıdır. Uykudaki solunum frekansı, dinlenme esnasında ki frekansla aynı olur. Ancak solunum kapasitesi değişik çıkabilir. Yavaş ve kolayca alınan nefes sırasında, hücrelere taşınmakta olan oksijen miktarı da fazla olur. Solunumun üzerindeki yük ortadan kalktığı zaman, hücre oksijinenasyonu da yükselmiş olur. Solunum sırasında belirli bir zaman tutularak, vücuda oksijen testi de yapılabilir. Sabahları solunum sayısı 20'nin üzerinde ise, kişide ciddi sağlık sorunlarının olması riski bulunmaktadır.


    ]]>
    Üst Solunum Yolu Enfeksiyonu https://www.solunum.gen.tr/ust-solunum-yolu-enfeksiyonu.html Sun, 02 Dec 2018 22:39:24 +0000 Üst Solunum Yolu Enfeksiyonu, Genellikle kış ayları ve mevsim geçişlerinde daha çok rastlanan rinit, nezle, soğuk algınlığı gibi isimlerle adlandırılan bir çeşit viral enfeksiyondur. Bu enfeksiyonlar senede çocuklarda 4-8 yet Üst Solunum Yolu Enfeksiyonu, Genellikle kış ayları ve mevsim geçişlerinde daha çok rastlanan rinit, nezle, soğuk algınlığı gibi isimlerle adlandırılan bir çeşit viral enfeksiyondur. Bu enfeksiyonlar senede çocuklarda 4-8 yetişkinlerde 2-4 defa soğuk algınlığı geçirebilir. Yaşam alanlarında güneş ışınlarının az olması, iyi havalandırılmaması, toplu yaşamlar soğuk algınlığını tetikleyen unsurlardır. Enfeksiyonun yayılımı, deri veya enfekte maddeyle direkt temas ve havada yayılan partiküller aracılığı ile olur. Enfeksiyonun en önemli yayılma nedeni ellerdir. Ellerin temizliğine dikkat edildiği sürece hasta olma ihtimaliniz daha az olur. Hastalıkta ortalama inkübasyon süresi, 24-72 saattir. Hastalık genellikle 1 hafta sürer, ama bazı bünyesi zayıf kimselerde 2 haftaya uzayabilir.

    Üst Solunum Yolu Enfeksiyonunun Belirtileri Nelerdir
    • Boğaz ağrısı,
    • Burun akıntısı,
    • Sık sık hapşırma,
    • Kuru öksürük,
    • Burun tıkanıklığı,
    • Kas ağrısı,
    • Halsizlik,
    • Nadiren ateş görülür.
    Üst Solunum Yolu Enfeksiyonu Nasıl Tedavi Edilir

    Tam teşhis konulduktan sonra tedaviye başlanır. Hastalığın spesifik bir tedavisi yoktur. Semptomatik tedavi uygulanır. Serum fizyolojik burun damlaları kullanılır. Antibiyotik kullanmaya gerek yoktur. Çünkü antibiyotik kullanımı hastalığın belirtilerini yada normal seyrini engellemez. Hastalık vücuttaki seyrini tamamlar ve gider. Hasta bol bol dinlenir ve çok gerek duyarsa uygun bir ağrı kesiciler ve doğal bitki çayları ile süreci atlatmaya çalışır.

    Üst Solunum Yolu Enfeksiyonu
    Üst Solumun Yolu Enfeksiyonu İçin Doğal Tedavi Yöntemleri:
    • Bol bol sıvı alın ve dinlenin.
    • Boğaz ağrısı için ağzınızı tuzlu su ile gargara yapın.
    • Dumanı üstünde kemik suyuna ve bol limonlu çorbalar için.
    • Bol taze meyve ve kaliteli tahıl içeren gıdalar tüketin.
    • Bal ve zencefil özellikle öksürük konusunda çok etkilidir. Balgamı söktürür ve göğsü yumuşatır.
    • Balgamlı öksürük için meyan kökü ile balı kaynatıp için.
    • Sarımsak doğal bir antibiyotiktir. Yediğiniz her şeye katmanız vücut direncinizi artıracaktır. Yetişkinler bu dönemde daha etkili olmasını sağlamak için yutabilirler.
    ]]>
    Solunum Organları https://www.solunum.gen.tr/solunum-organlari.html Mon, 03 Dec 2018 21:44:37 +0000 Solunum Organları, İnsanlardaki solunum sisteminin temel görevi vücut için gerekli olan oksijenin atmosferden alınmasını sağlayarak vücudun ürettiği karbon dioksiti vücut dışına atılmasını sağlamaktır. Oksijen ve karbon d Solunum Organları, İnsanlardaki solunum sisteminin temel görevi vücut için gerekli olan oksijenin atmosferden alınmasını sağlayarak vücudun ürettiği karbon dioksiti vücut dışına atılmasını sağlamaktır. Oksijen ve karbon dioksitin vücudumuz üzerinde taşınması ile kan dolaşımı sağlanarak solunum gerçekleşir. Bunun yanı sıra solunum sisteminin başlıca bir kısım hayati önem taşına görevleri bulunmaktadır. Bu görevler ise sesin oluşması, konuşma ve vücudun mikrop ile virüslere karşı korunmasını sağlamaktır. Virüs ve zararlı bakterilere karşı koruma sağlanırken, soluk borusunda bulunan mukus ve silli hücreler hava ile alınan toz ve mikropların vücudun içine girmesini engelleyerek vücudun dışına bu zararlı organizmalarını atılması sağlanır. İnsan vücudunda solunum sistemi burundan alınan nefes ile başlanarak yutak, gırtlak yardımı ile soluk borusuna iletilerek akciğer üzerinde meydana gelmektedir. Fiziksel aktivitelerin artması sonucunda solunum hızında artma gerçekleşerek ağız da bu solunuma katılarak ağız yardımı ile solunuma yardım sağlanmış olur.

    Solunum Sistemini Oluşturan Organlar ve Görevleri

    Solunum sistemini gerçekleştiren organlar yardımı ile vücut hayati fonksiyonlarını devam ettirirler. Solunum sırasıyla burun, yutak, gırtlak, solunum borusu ve akciğer yardımı ile solunum alış verişi gerçekleşir. Solunum sistemini oluşturan organ ve görevlerini şöyle sıralayabiliriz.
    Solunum Organları
    • Burun: Atmosferden alınan havanın vücuda girerken soğuk havanın sıcak olmasını sağlayarak havanın nemlendirilmesini sağlar. Burun içerisinde bulunan kıllar yardımı ile burun yoluyla alınan havanın temizlenmesi sağlanır. Hakeza burun koku olma organımızdır. Burun içinde yer alan sümüksü sıvı atmosferden nefes aldığımız havada bulunan toz ve yabancı maddelerin vücuda girmeden tutulmasını sağlar
    • Yutak: Ağız ve burunun birleştiği boşlukta yemek ile soluk borusuna açıldığı bir yol ağzını andırmaktadır. Burun ve ağız yoluyla alınan havanın soluk borusuna iletilmesini sağlamakta yegane görevli birimdir. 
    • Gırtlak: İçerisinde ses tellerinin bulunduğu gırtlak sayesinde ses telleri korunarak iletişim kolaylıkla sağlanmış olunur. Burun ve ağız boşluğu, yemek ile soluk borusuna açılan bölgesidir. 
    • Soluk Borusu: Soluk borusu solunum sisteminin bağlantısını sağlayan en önemli etkendir. Yutak ile akciğer arasındaki bağlantıyı sağlayan soluk borusu üst üste dizilmiş yay şeklinde dizilen kıkırdak halkalar şeklendi oluşmaktadır. Soluk borusu vücut da dördüncü sırt omur hizası üzerinde ikiye ayrılarak bronşları, bronşlar yardımı ile akciğer içerisinde dallanan bronşçuklar oluşur. Bronşçuklar da hava keseleri olarak ifade edilen alveollar ile sonlandırılır. 
    • Akciğer: Vücut içeresinde dolayan kan üzerinde biriken karbon dioksitin dışarı atılarak yerine oksijen verilmesini sağlar. Oksijence zengin olan kan hücreleri tekrardan vücuda gönderilmesi sağlanarak, dolaşan kan hücrelerinde oluşan karbon dioksitin dışarı atılmasını sağlar. Akciğer kan hücrelerini solunum yardımı ile temizlemeyi sağlayarak gaz değişimini gerçekleştirir. 
    ]]>
    Solunum Sistemi https://www.solunum.gen.tr/solunum-sistemi.html Tue, 04 Dec 2018 06:42:30 +0000 Solunum sistemi, kandaki yer alan karbondioksit adı verilen (CO2) gazının diğer gaz çeşidi olan oksijen gazı (O2) ile yer ve konum değiştirmesini sağlayan sistemin adına denilmektedir.Solunumun bilinen en temel o Solunum sistemi, kandaki yer alan karbondioksit adı verilen (CO2) gazının diğer gaz çeşidi olan oksijen gazı (O2) ile yer ve konum değiştirmesini sağlayan sistemin adına denilmektedir.

    Solunumun bilinen en temel organı ise akciğerlerdir. Göğsün boşluk kısmında yer alan ve asılı bir şekilde bulunan akciğerler ise pembemsi bir rengi olan süngersi yapıya sahiptir. Bu pembemsi renk görünümü sigara içen bireylerde siyahlaşmış bir halde bulunduğu tespit edilmiştir. Hava kırliliğinin oldukça fazla bir şekilde görüldüğü yerlerde yaşayan insarlarda da sigara içilmese bile en azından siyahlaşmış bir renge sahip olan görüntü meydana gelebilir.

    Solunum sistemi

    Solunum sisteminde yer alan burun ve ağız desteğiyle dışarıda yer alan ve alınan havanın içerisinde bulunan oksijen sıra anlamında yutak, gırtlak ile soluk borusundan geçtikten hemen sonra akciğerlere doğru yol alır.Akciğerlerde yer alan bronş ve bronşcuklar adı verilen yapılardan geçerek alveollere doğru hareket eder. Alveollerin iç bölümünün ise nemli bir şekilde ve durumda tutulması solunumu oldukça kolaylaştırmaktadır. Alveollerden kana doğru geçer. Kan,  vücut hücrelerine oksijenli havayı taşıma görevinde sorumluluk sahibi olduğu bilinmektedir. Hücreler bu havanın içindeki yer alan oksijeni kullanarak yüksek bir miktarda enerji elde edebilirler. Kan desteği sayesinde karbondioksit, tekrar olarak alveoller adı verilen yapıya doğru yol alır. Alveollerin içerisinde yer alan kılcal damarlarda yer alan karbondioksit bronşçuk, bronş adı verilen yapıya geçer oradan da soluk borusu, gırtlak ile yutaktan geçtikten hemen sonra ise bu sefer de ağız ve burun kısımlarından çıkar. Bu bahsedilen durum asla sırasını şaşmaz ve tekrardan bir döngü halinde kendini tekrar eder.

    Solunum Sistemi

    Solunum sisteminde yer alan yapı ve organlar

    Solunum sistemindeki bulunan yapı ile organları şu şekilde açıklanabilir:

    • Ağız 
    • Alveoller
    • Akciğerler
    • Gırtlak
    • Bronşivoli
    • Soluk borusu
    • Yutak
    • Burun
    • Bronş ya da bronşçuk
    • Alveoller

    Burun, solunum sisteminin en temel taşlarından biri olan ve dışarı açılan bölümünün adıdır. Burun içinde yer alan kıllar ve nemli yüzey havanın iç kısmında yer alan tozların tutulma işlemini gerçekleştirmede yardımcı olur. Ayrıca bunun dışında burun için yer alan nemli yüzey ile burun içinin yapısının kıvrımlı oluşu sebebiyle aşırı derecede soğuk havalarda, havanın iyi bir şekilde ısınarak akciğerlere gitmesini de sağlar. Burnun en uç bölümünde koklama sinirlerinin hemen uçları havada yer alan küçük parçacıklar yardımıyla uyarılmak suretiyle koku alma eylemini gerçekleştirmiş olur.

    Yutak, ağız ve burun kısmında yer alan boşluğunu, soluk ile yemek borusuna ulaştıran ve bu organları birleştiren kısma verilen addır.

    Soluk borusu, yutak ve akciğer arasında yer alan borudur. Soluk borusunun ilk bölümü gırtlaktır. Gırtlakta birtakım ses telleri mevcuttur. Bunun yanı sıra küçük dil yutkunma esnasında soluk borusunu kapatır. Soluk borusunun ise iç kısmı nemli ve tüylerle kaplı bir halde yer almaktadır. Bunlarda soluk borusuna kaçmış olan toz vb. maddeleri yakalamak suretiyle öksürük ve balgamı da dışarı atar. Soluk borusunun alt bölümün bronş adıyla bilinen iki ayrı bölüme ayrılır. Bronşlardan bir kısmı sağ, diğeri bir kısmı ise sol akciğere bağlı halde bulunurlar. Soluk borusu ise üst üste gelmiş olan kıkırdak halkalardan meydana gelmektedir.

    Akciğerler, göğüs kafesi kısmında yer alır ve akciğerler ile yapılan solunumun en önemli organlarının başında yer alır. Akciğerler kendisine Plevra adı verilen oldukça sağlam bir zar yapıyla çevrilir. Akciğerleri dışarıdan gelen darbe ve basınç gibi dış faktörlerden  korur. Akciğerler sol ve sağ olmak üzere iki ana parçadan ibarettir. Bunun yanı sır]]> Akut Üst Solunum Yolu Enfeksiyonu https://www.solunum.gen.tr/akut-ust-solunum-yolu-enfeksiyonu.html Wed, 05 Dec 2018 01:40:48 +0000 Akut üst solunum yolu enfeksiyonu, Sürekli tekrar eden akut üst solunum yolu enfeksiyonlarının bulunmasında, zayıf olan bağışıklık sisteminin görevini düzenli olarak uygulaması sonucu vücuda parazitlerin girmesi durumu ile bu Akut üst solunum yolu enfeksiyonu, Sürekli tekrar eden akut üst solunum yolu enfeksiyonlarının bulunmasında, zayıf olan bağışıklık sisteminin görevini düzenli olarak uygulaması sonucu vücuda parazitlerin girmesi durumu ile bu hastalık meydana gelir. Bunlar arasında hastalığı daha sık maruz kalma ihtimali yüksek olan kişiler ve başka hastalıktan dolayı komplikasyonlar yaşayan kişilerde daha fazla oluşabilen hastalıkların ilk sırasında yer alır. Bu hastağın bebek ve yaşlılarda daha fazla görüldüğü belirlenmiştir. Bunun nedeni ise yetişkinlere göre bebek ve yaşlıların bağışıklık sisteminin daha zayıf olmasıdır. Bu durumda vücuda giren enfeksiyona karşı hücrelerin savunması oldukça zayıf kalmaktadır.  


    Ayrıca sağlık kuruluşunda çalışanlar, kalabalık mekanlarda bir arada bulunan kişilerde ve soğuk havalarda dışarıda çalışan kişilerde daha fazla görülmektedir. Bu hastalığın tetikleyicileri arasında sigara, reflü, allerji gibi hastalıklarda bu hastalığın başlamasına katkıda bulunur. Ayrıca üst solunum yolu enfeksiyonlarının sebepleri arasında hava kirliliği, stres gibi durumlar dolayısıyla kişinin kontrol edemediği vücut sistemlerinde zayıflamalar ile üst solunum yolu enfeksiyonu görülebilir.

    Akut Üst solunum yolu enfeksiyonunun nedenleri

    Akut üst solunum yolu enfeksiyonlarının nedenleri arasında viral enfeksiyonlar sebebiyle oluşan hastalıklar yer almaktadır. Bu hastalık, kuluçka döneminde anlam verilmeyen bir şekilde kişide kırgınlık, uyuşukluk, isteksizlik,yatma hissi gibi bulgular ile bağırsak bozuklukları, boyun ve bel bölgelerinde ağrılar gibi şikayetleri ile kendini gösterebilir. Ayrıca hastanın boğaz bölümünde yanma, kulağa vuran gıdıklama gibi problemler üst solunum yolu enfeksiyonları nedenleri arasında sıkça görülür. Bu hastalık kişide enfeksiyon olarak seyreden bir durum olduğu için üst solunum yolu enfeksiyonlarında burun akıntısı, hafif ateş hali, kaslarda ağrılar, burunda sarı akıntı gibi bulgular ile kendini hissettirebilir. Böyle durumlarda vakit kaybedilmeden doktor kontrolü şarttır.

    Bakteriyel enfeksiyonlarla oluşan üst solunum yolu enfeksiyonlarının sebepleri arasında sinüzit, larenjit, akut hali gibi sebepler dolayısıyla üst solunum bölgesinde tıkanmalar görülebilir. Ayrıca bakteriyel enfeksiyonlarda burun akıntısının yeşil olması, pis kokulu olması, iltihaplı tükürme, bronşit gibi bulgulara rastlanabilir. Bakteriyel yolla bulaşan akut üst solunum yolu enfeksiyonları arasında küçük bebeklerde görülen hastalık, anneden emzirme ile bulaşan bakteriyel enfeksiyonların bebeğe geçmesiyle oluşur. Ayrıca bebeklerin ateşli hastalıklara yakalanmasına sebep olabilir.

    Akut Üst Solunum Yolu Enfeksiyonu
    Akut Üst solunum yolu enfeksiyonlarının tedavisi

    Enfeksiyonlar sonucunda oluşan akut üst solunum yolu problemlerinin tedavisi antibiyotik yolu ile ilaçlarda bulunan antifungal ile tedavi edilir. Ayrıca bitkisel yollardan akut  üst solunum yolu enfeksiyonlarının giderilmesi sağlanır. Örneğin nane limon kaynatarak; bağışıklık sisteminin kuvvetlenmesine katkı sağlanır.

    Bu hastalığa maruz kalan kişilerin vakit kaybetmeden doktor kontrolüyle; kan tahlili, idrar tahlili gibi testler ile hastalığın kesin tanısının yaptırması gerekir. Doktor tarafından verilen ilaçlar ile bu hastalığın tedavi edilmesi mümkündür. Ayrıca kronik hastalığı olan risk grubu yaşlıların sıvı alımı ve istirahat etmesi ile bu hastalığın azalmasında yardımcı olur. Ayrıca bu hastalıkta ateş, öksürük, iştahsızlık gibi durumlar oluştuğundan dolayı bu hastalıklar içinde gerekli ilaçlar kullanılarak; kişinin bu hastalıklarının tedavi edilmesi sağlanır. Akut üst solunum yolu enfeksiyonuna yakalanmış alerji hastası olan kişilerin tedavisinde hastalığın seyrinde uzama görülür. Bu sebepten dolayı kişilerin beslenmelerine ve]]> Alt Solunum Yolları https://www.solunum.gen.tr/alt-solunum-yollari.html Wed, 05 Dec 2018 22:22:58 +0000 Alt Solunum Yolları, Solunum sistemi alt ve üst solunum yolları olarak iki bölümde incelenir. Üst solunum yollarına burun ve yutak oluştururken alt Solunum yollarını ise gırtlak soluk borusu ve akciğerler oluşturur. Nef
    Alt Solunum Yolları, Solunum sistemi alt ve üst solunum yolları olarak iki bölümde incelenir. Üst solunum yollarına burun ve yutak oluştururken alt Solunum yollarını ise gırtlak soluk borusu ve akciğerler oluşturur. Nefes borusu akciğerlere vurulmuş olarak ayrılır ve bronşlarda tekrar kendi içlerinde lob adı verilen dallar şeklinde ayrılarak akciğer bölümlerine ulaşır. Bronşların en ince dalına ise bronşiol adı verilir ve bronşiollerde bulunan hava yolları 23 defa dallanır.

    Alt solunum yollarını oluşturan organlar:

    Gırtlak: Soluk borusunun baş tarafında yer alan ve içerisinde konuşmamızda yardımcı olan ses tellerini bulunduran gırtlak, soluk borusunun genişlemiş kısmıdır ve ses tonunun ayarlanmasını sağlayan bir organdır.

    Soluk borusu: Dışarıdan gelen hava burunda temizlendikten sonra akciğer ve yutak arasında yer alan soluk borusuna gider. Halkalı bir yapıdan oluşan soluk borusu dışarıdan gelen havanın akciğerlere ulaşmasını sağlar. Ağız boşluğunun arkasında bulunur ve yutağa bağlanır.

    Akciğer: Nefes borusu ve gırtlağın bağlı olduğu akciğerlerin, solunum sistemindeki görevi gaz değişimi yapmaktır. Göğüs kafesinin içinde sağda ve solda bulunan akciğerler toplam 5 loptan meydana gelir. Sol akciğer sağ akciğere göre daha küçük bulunur. Bunun nedeni kalbe daha yakın olmasından kaynaklanır. Süngeri andıran bir yapısı olan akciğerlerin üst kısımları plevra adı verilen iki kattan oluşan ve içerisinde sıvı olan zar ile çevrelenmiştir. Akciğerler, kılcal damarlar arasındaki oksijen ve karbondioksit ulaşımını içinde bulunan hava kesecikleri sayesinde gerçekleştirir.

    Alt Solunum Yolları
    Alt solunum yolları enfeksiyonları: Bronşları etkileyen ve akciğerlere kadar uzanan alt solunum yolları enfeksiyonları, hava borularının akut veya kronik olarak iltihaplanmasında ortaya çıkar. Astım, bronşit, zatürre gibi hastalıklara neden olan alt solunum yolları enfeksiyonları bazen ufak bir solunum yolları rahatsızlığından sonra bile oluşabilir.

    Alt solunum yollarına rahatsızlığına sebep olan en önemli faktör, vücuda giren virüslerdir. Bu durumdan dolayı enfeksiyonlarda antibiyotik tedavisi tek başına pek fayda göstermez. Antibiyotik tedavisi yalnızca hastalığın bazı komplikasyonlarını gidermek amacıyla kullanılabilir. İklim şartları da alt solunum yolu enfeksiyonlarına neden olabilmesinden dolayı bu rahatsızlığa genellikle sonbahar ve kış aylarında daha sık rastlanır.

    Alt solunum yolları enfeksiyonlarının belirtileri:
    • Şiddetli öksürük ve 38 dereceye kadar ulaşan ateş
    • Öksürükle beraber göğüs kafesinde ve göğsün ortasında hissedilen ağrı
    • Damarların dışına giden sıvılardan ve mukus salgısının artmasından dolayı görülen balgam
    • Esnek liflere sahip olan bronşların alt solunum yolları enfeksiyonu nedeniyle sertleşmesinden kaynaklanan nefes darlığı
    Alt solunum yolları enfeksiyonlarının tedavisi: Alt solunum yolları enfeksiyonu belirtileri görüldüğünde bu rahatsızlığın ciddi bir hastalığa neden olmaması için hastanın mutlaka doktora gitmesi ve tedavi görmesi gerekir.

    Alt solunum yolu enfeksiyonunu hastalığı olan bronşit, antibiyotik ilaç gerektirmeyen bir hastalıktır. Bu hastalıkta en önemli şikayetin öksürük ve göğüs ağrıları olması nedeniyle hastaya öksürük giderici ve ağrı kesici ilaçlar reçete edilir. Hastanın durumuna göre ateş düşürücü de verilebilir.

    Alt solunum yolu enfeksiyonu olan zatürre, doğru seçilecek bir antibiyotikle tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır. Doktorun önereceği antibiyotik, ateş düşürücü ve balgam söktürücü ilaçların yanı sıra vücudun direncini artırmak için vitamin takviyeleri de öneri]]> Solunum Çeşitleri https://www.solunum.gen.tr/solunum-cesitleri.html Thu, 06 Dec 2018 08:19:10 +0000 Solunum çeşitleri canlıların türleri açısından çeşitlilik gösterir. Bu sebepten dolayı da solunum 4’e ayrılmaktadır: Deri Yoluyla Solunum: Bedenin dış bölümünü örten deri gaz takasını sağlar. Alınmı Solunum çeşitleri canlıların türleri açısından çeşitlilik gösterir. Bu sebepten dolayı da solunum 4’e ayrılmaktadır:

    Deri Yoluyla Solunum: Bedenin dış bölümünü örten deri gaz takasını sağlar. Alınmış olan oksijen içte bulunan dokulara  kan yardımıyla taşınır. Bu solunum olayını gerçekleştiren, yassı ve yuvarlak yapıya sahip olan solucanlarda kan ve dolaşım sistemi yoktur. Toprakta yer alan solucanların tek katlı bir epitel dokudan ibaret olan derilerinde yer alan Goblet hücreleri çıkarmış oldukları mukoz salgıyla bedenin dış yüzeyinin sürekli nemli kalmasını sağlamaktadırar.

    Semender ve kurbağaların yetişkinlerinde esas olan solunum organı akciğerdir. Nemli  bir yapıda olan deri gerekli oksijenin yaklaşık olarak %25 inin alınmasını yardımcı olur. Memeli canlılarda da kısmi deri solunumu vardır. Fakat alınmış olan oksijenin oranı çok azdır. (yaklaşık olarak % 1 kadar)

    Trake Solunum: Eklem bacaklı hayvanlar olan böcek, çok ayaklı canlılar, bazı kabuklu hayvanlar ve Araknitlerde trake yoluyla solunum görülmektedir. Trakeler dokularda yer alan hücrelere kadar yaklaşmış boru sistemidir.

    Trakeler oksijeni doğrudan hücrelere taşımaktadır. Bu hayvanların kanı oksijen ve karbondioksit taşımada görev yapmamaktadır. Bu sebepten ötürü kanlarında oksijen taşımaya yarayan solunum pigmentleri bulunmamaktadır. Kanları renksiz bir yapıdadır. Trakelere yapılan gaz giriş çıkışı, vücut ve kanat hareketleriyle sağlanmaktadır.

    Solungaç Yoluyla Solunum: Su içinde yaşayan canlılarda görülür. Deniz solucanları, kurbağa lavraları, bazı yumuşakça canlılar, kabuklu canlılar ve balıklarda bulunmaktadır. Solungaçlar suda çözünmüş durumda olan oksijeni içine alacak şekilde özelleşmiş, yaprak ya da tüy şeklindeki yapılardır.

    Akciğer Yoluyla Solunum: Yetişkin kurbağa ve semenderlerde, kuş, sürüngen ve Memelilerin tamamında görülür. Akciğer büyüklükleri ve yüzeyleri söz konusu olan organizma gruplarının enerji gereksinimlerine göre değişkenlik gösterebilmektedir. Kuşlar akciğerler ve hava keseleri bulunan bir solunum sistemine sahiptir. Hava keseleri birçok kemiğin içine kadar uzanmaktadır. Kuşların akciğer yapısında alveol bulunmaz. Hava keseleri hava depolamaya yarar ve körük türünde fonksiyonlar yapar. Kuşların kemik boşlukları arasında hava taşınmaktadır. Bu türdeki yapılar sayesinde kuşlar yükseğe doğru çıktıkça çok daha rahat uçabilirler.

    Solunum Sisteminin Genel Özellikleri

    Solunum organlarında bulunan duvarlar gaz giriş çıkışını kolaylaştırmaya yarayacak şekilde ince bir yapıya sahiptir. Solunum organlarında yer alan tabakalar yüzeyin genişlemesine bundan dolayı da difüzyon imkanının artmasına yardımcı olmaktadır. Örnek vermek gerekirse; akciğerdeki alveollerin toplam yüzeyi yaklaşık olarak 100m2'dir. Solunum gazlarının giriş-çıkışı yapılan yüzeyler genellikle nemlidir.
     
    Solunumu Birden Fazla Organla Gerçekleştiren Hayvanlar


    Akciğere sahip balıklarda (diğer ismiyle Dipneusti) iki adet solunum organı aktif haldedir. Bu balıklar çoğunlukla nehirlerde yaşar, bu süre zarfında solungaçlarını kullanmaktadırlar.

    Suyun yüzeyine doğru çıkarak hava keselerini dolduran balıklar, suların çekilmesinden sonra çamur altına girerler ve uzun bir zaman boyunca hava kesesinde bulunan havayla hayatlarını sürdürürler.

    Kurbağalar ve semenderler larva aşamasında tamamıyla suda yaşadıklarından dolayı solungaç solunumu yapmak zorunda kalırlar. Yetişkin bir hale gelen kurbağalarda zamana bağlı olarak solungaç kaybolur ve yerine akciğer devreye girer. Yetişkin kurbağa hem deriyle, hem de akciğerler yardımıyla solunum yapar. Kurbağalar doğaları gereği derilerini nemli tutmak için genellikle nemli ortamlarda yaşamaktadırlar. Kurak bir mekanda uzun süre yaşayamamaktadır.

    İnsanlarda Solunum Sistemi Ve Bölümleri

    İnsanda kullanılan solunum sistemi akciğerler ve bu sisteme hava taşıyan borulardan oluşmaktadır. Burun, gırtlak, ağız, soluk borusu, yuta]]> Solunum Sistemi Fizyolojisi https://www.solunum.gen.tr/solunum-sistemi-fizyolojisi.html Thu, 06 Dec 2018 09:24:29 +0000 Solunum sistemi fizyolojisi, kan ile atmosfer arasındaki gaz değişimini sağlayan bir sistemdir. Solunum organlarıyla dış ortamdan alınan oksijen ile içeride bulunan karbondioksidin yer değişimiyle oluşmaktadır. Solunum organl Solunum sistemi fizyolojisi, kan ile atmosfer arasındaki gaz değişimini sağlayan bir sistemdir. Solunum organlarıyla dış ortamdan alınan oksijen ile içeride bulunan karbondioksidin yer değişimiyle oluşmaktadır. Solunum organlarına alınan oksijenin hücrelere taşınması ve hücredeki karbondioksidin solunum organlarına getirilmesine iç solunum denilir. Hücrelerdeki besinlerin oksijenle veya oksijensiz yakılıp ATP üretilmesine hücresel solunum denir. Tek hücrelilerde oksijenin alınması ve karbondioksidin atılması hücre yüzeyinden difüzyonla olur. Sünger ve sölenterlerde özelleşmiş solunum sistemi yoktur. Sudaki erimiş oksijeni vücut yüzeyleri ile alır karbondioksidi aynı yolla atarlar. Solunum dörde ayrılır. Bunlar;
    • Deri solunumu 
    • Solungaç solunumu 
    • Trake solunumu 
    • Akciğer solunumu
    Deri solunumu genel olarak bu solunum çeşidi solucanlarda görülmektedir. Yassı ve yuvarlak solucanlarda dolaşım sistemi yoktur. Kan damarları bulunmaz oksijen ve karbondioksit vücut yüzeyinden alınıp verilir. Toprak solucanından deride goblet hücreleri çıkardıkları mukoz salgıyla vücudun nemli olması sağlarlar. Havadaki oksijen vücut sıvısında  eritilerek alınır. Sırt damarına geçen oksijen bütün vücuda yayılır. Kurbağa ve semender erginlerinde de deri solunumu görülür. Oksijenin %25'nin alınmasını deri sağlar. 

    Solungaç solunumu suda yaşayan canlılarda görülür. Kurbağa larvaları, deniz solucanları, bazı yumuşakçalar, kabuklular ve balıklarda bulunur. İplik tüy ve yaprak şeklinde olabilirler. Bir solungaç çok sayıda kılcal damar taşıyan ince bir hücre tabakasından oluşur. Solungaçlar da gaz değişimi, solungacı çeviren sudaki erimiş oksijen ile, kılcal damarlarda dolaşan kan arasında olur. Balıklarda ağız boşluğu içinde kıkırdaktan yapılı dört tane solungaç yayı bulunur. Balıklar ağızları ile devamlı su alırlar. Alınan sudaki erimiş oksijen, su solungaç yaprakları arasından geçerken difüzyonla kana, kandaki karbondioksit ise suya geçer. Karbondioksitli su solungaç yarığından suya verilir. 

    Trake solunumu ise eklem bacaklılar da böcekler, çok ayaklılar,  bazı kabuklular ve araknitlerde görülür. Trake solunumu yapan canlılarda kan oksijen ve karbondioksit taşımaz. Kanda alyuvar, hemoglobin gibi yapılar bulunmaz ve kan renksizdir. Trakelere gaz giriş çıkışı vücut ve kanat hareketleri ile sağlanır. Böceklerin karın halkalarının alt tarafında sağlı sollu yarık şeklinde stigma denilen açıklıklar bulunur. Stigmadan giren hava iç organlara kadar uzanan trake sistemi ile taşınır. Örümcek ve akrepte özel solunum organı olan kitapsı trake bulunur. 

    Akciğer solunumu memeli canlılarda ve insanda akciğerle bağlı olarak alveoller bulunur. Kurbağa ve semender erginlerinde, sürüngen, kuş ve memelilerin tümünde görülür. Akciğerlerin vücut içinde bulunuşu solunum solunum yüzeyinin daima nemli kalmasını sağlar. Akciğerlerin hacimlerine yüzeyleri organizma gruplarının enerji ihtiyaçlarına göre değişkenlik gösterir. Kurbağalarda akciğer basit kese şeklinde bir yapıdır. Kesenin duvarları fazla kıvrımlı değildir. Akciğerler doğrudan bronşla ağız boşluğuna açılır. Trake bulunmaz. Sürüngenlerde akciğer duvarlarının iç kısmı bölmelere ayrılmış, solunum yüzeyi kurbağalara göre daha genişlemiştir. Kuşlarda akciğerler ve hava keseleri bulunur. Hava keseleri akciğerlere bağlanmıştır. Hava keseleri uzun kemiklerin içine, hatta derinin içindeki bağ dokuya kadar uzanır. Kuşlarda alveol bulunmaz. Kuşların akciğerleri esnek değildir. Uçma sırasında hava basıncı ile hava akciğerlere girer, uçma kaslarının hareketi ile de hava keselerinden dışarıya pompalanır. Memelilerde akciğerlerde alveol denilen kesecikler bulunur. Çeperleri ince ve nemlidir. Kılcal damarlarla çevrilidir. Gaz değişimi kılcal damarlardaki kirli kanla, alveollerde bulunan hava arasında olur. Solunum sistemiyle ilgili yapıların özellikleri şunlardır.
    Solunum Sistemi Fizyolojisi
    Solunum İzolasyonu https://www.solunum.gen.tr/solunum-izolasyonu.html Fri, 07 Dec 2018 02:25:30 +0000 Solunum İzolasyonu, uygulamaları hastane enfeksiyonlarının kontrolü açısından en önemli uygulama şeklinden biridir. İlk defa Amerika Birleşik Devletlerinde 1877 yıllarında uygulanmaya başlayan izolasyon o günden bu güne Solunum İzolasyonu, uygulamaları hastane enfeksiyonlarının kontrolü açısından en önemli uygulama şeklinden biridir. İlk defa Amerika Birleşik Devletlerinde 1877 yıllarında uygulanmaya başlayan izolasyon o günden bu güne kadar değişen teknolojilerden de faydalanılarak değişik şekillerde uygulanmaya devam etmektedir. Hastalığın türüne göre izolasyon tekniğide 1970 yılından beri uygulanmaktadır. Bulaşıcı enfeksiyonlar listelenmiş ve karşısına alınması gereken izolasyon önlemleri belirtilmiştir. Bir başka izolasyon yöntemi de kategorilerine göre izolasyondur. 1983 Yılında yapılan bir düzenlemeye göre yedi kategoriye ayrılmıştır. 

    İzolasyon Kategorileri 
    • Tam İzolasyon
    • Solunum İzolasyonu
    • Temas İzolasyonu
    • Tüberküloz İzolasyonu
    • Enterik Önlemler
    • Kan ve Vücut Sıvıları Önlemleri
    • Sekresyon Önlemleri

    Aids ortaya çıktıktan sonra kategoriye göre önlemlerde bazı yetersizliklerin ortaya çıktığının görülmesi ve hastalığın hastadan hastaya, hastadan sağlık çalışanlarına da bulaşmasının önlenmesi konusu da önem kazanmıştır. Bu konuda hastanın değil hastalığın izolasyonu gündeme gelmiş ve HICPAC 1996 yılında yayımladığı CDC rehberinde bulaşma yoluna bağlı ve Standart önlemler olarak iki kategoriye ayrılmıştır. 

    Standart Önlemler,

    Hastaneye yatış tanısı ve tahmin edilen enfeksiyon durumuna bakılmadan bütün hastalara uygulanan bir yöntemdir. 

    Bulaşma Faktörüne Bağlı Önlemler. Bulaşma riski yüksek veya şüpheli hastalar için düşünülmüştür. Temas, damlacık ve solunum önlemleri olmak üzere üç kısımdır. 

    Solunum İzolasyonu
    Temas Önlemleri Temas halinde bulaşma en sık görülen bulaşma şekillerinden birisidir. Temas halinde bulaşma doğrudan veya dolaylı yollardan olabilmektedir, enfeksiyona duyarlı kişilere muayene eden sağlık görevlilerinden geçebileceği gibi, tam sterilize edilmemiş tıbbi malzemelerden de geçme riski taşır.

    Damlacık Önlemleri Öksürük, Hapşırma, konuşma veya konuşma işlevi sırasında damlalar şeklindeki parçacıkların karşı kişiye teması halinde geçer. Enfeksiyonlara duyarlı kişilere uygulanan bir yöntemdir.

    Solunum Önlemleri Solunum yolu ile bazı mikroorganizmalar havada toz parçacıklarına yerleşir uzun süre aktif kalabilir. Solunum yolu ile bulaşmayı önlemek için havalandırma ve özel hava temizleme sistemleri gerektirir. 

    Solunum İzolasyonu önlemek için hastaya her temastan sonra ellerin yıkanması, eldiven giyilmesi, hastalığın personele ve diğer hastalara bulaşmasını engelleme açısından oldukça önemlidir. Her temas ve kontrolden sonra ellerin yıkanması mutlaka gereklidir. 

    Sağlıklı günler dileğimizle.
    ]]> Solunum Egzersizi https://www.solunum.gen.tr/solunum-egzersizi.html Fri, 07 Dec 2018 21:58:22 +0000 Solunum Egzersizleri, Vücut egzersizleri insan sağlığı için ne kadar önemliyse solunum egzersizleri de o kadar önemlidir. Solunum egzersizi için öncelikle rahat ve yer çekiminin solunuma yardımcı olacağı yarı yatar pozisyonda Solunum Egzersizleri, Vücut egzersizleri insan sağlığı için ne kadar önemliyse solunum egzersizleri de o kadar önemlidir. Solunum egzersizi için öncelikle rahat ve yer çekiminin solunuma yardımcı olacağı yarı yatar pozisyonda olmalıdır. Omuz ve boyun kasları sıkılmamalı gevşek bırakılmalıdır nefes alırken elinizle hastanın kaburgalarının hemen altında karında tutun. Burundan hafif ve derin nefes alırken göğsün üst kısmının gevşek olmasına ve karnın yavaşça yükselmesine özen gösterin. Daha sonra ağzından yavaşça nefes vermelidir bu hareketi en az 3-4 defa tekrar etmeli ancak hiperventilasyon yapmamalıdır. Hastanın elini karnının üstüne koymasının sebebi hareketin farkında olmasını sağlayacaktır. Egzersiz hareketi öğrenildikten sonra diafragmatik solunumu değişik pozisyonlarda kendisi de yapabilir (otururken,ayakta) ve hareket halinde (yürüme,merdiven çıkma) çalışabilir.

    Solunum Egzersizleri Çeşitleri:

    Rahat nefes alma: Öncelikle oturun omuzlarını ve göğüs kısmınızı gevşek bırakın. Elinizi karnınızın üst kısmına gelecek şekilde yerleştirin karnınızın
    nefes alırken dışa verirken içe hareket etmesi size diyaframınızın çalıştığını gösterir.
    Derin solunum: Karnınızdan burnunuza doğru derin nefes alıp verin. nefesinizi 3 saniye tutun daha sonra ağzınızdan üfleyerek verin 3-4 kez derin nefes alıp verin bunun 10 kez tekrarlayın egzersizi yaparken midenizin boş olması gereklidir. bu nedenle yemek yedikten 2 saat sonra yapmanız daha iyi olacaktır. Bu egzersizi günde 3-4 kez  çalışabilirsiniz.

    Solunum Egzersizi
    Solunum Egzersizlerinin Faydaları Şunlardır:
    • Nefes darlığınız  olduğu zaman sakinleşmenizi sağlar.
    • Diyaframın kuvvetini artırır.
    • Nefes alıp verme sıklığınızı azaltır.
    • Akciğerlerinizin ve göğüs duvarlarınızın hareketli kalmasını sağlar.
    • Derine yerleşen balgamı çıkarmanıza yardımcı olur.
    ]]>
    Anatomi Solunum Sistemi https://www.solunum.gen.tr/anatomi-solunum-sistemi.html Sat, 08 Dec 2018 16:13:48 +0000 Anatomi solunum sistemi, İnsanda solunum sistemi akciğerleri ve akciğerlere hava taşıyan borulardan meydana gelmiştir. Burun, ağız, yutak, gırtlak, soluk borusu, bronşlar da solunumunda rol oynar. solunum sistemi organları ise şun Anatomi solunum sistemi, İnsanda solunum sistemi akciğerleri ve akciğerlere hava taşıyan borulardan meydana gelmiştir. Burun, ağız, yutak, gırtlak, soluk borusu, bronşlar da solunumunda rol oynar. solunum sistemi organları ise şunlardır;
    • Burun
    • Soluk borusu (Trake)
    • Akciğerler
    Burun havayı temizler ve ısıtır. Koku alma reseptörleri, mukaza bezleri ve siller bulunur. Soluk borusu ise ağız boşluğunun son kısmında yer alan yutağa, soluk borusu ile bağlanır. 10-12 santim uzunluğunda 2 santim çapındadır. Başlangıç kısmına gırtlak denir. İçerisinde ses telleri bulunan gırtlak, soluk borusunun genişleyip gelişmesinden meydana gelmiştir. Kıkırdaktan yapılıdır. Gırtlakta besinlerin soluk borusuna geçmesini engelleyen kapakçık bulunur. Buna epiglottis denir. Soluk borusunun arka yüzü düzdür ve yemek borusuna komşudur. Epitel tabakası altında salgı bezleri bulunur. Bu hücreler arasında salgı yapan goblet hücreleri de yer alır ve mukus adlı madde salgılarlar. Mukus epitel yüzeyin nemli kalmasını sağlar, havadaki toz ve yabancı maddelerin solunumla alındığında tutulmasını sağlar. Soluk borusundaki siller genize doğru tek yönlü hareketleri ile tutulan yabancı maddeleri mukusla dışarı atar. Devamlı kirli hava soluyanlarda ve sigara tiryakilerinde soluk borusundaki mukus salgısı artar. Soluk borusunun orta kısmında kıkırdak halkalar bulunur. Soluk borusunun yemek borusuna bakan kısmında kıkırdak tabaka bulunmaz. Kıkırdak doku duvarlarının birbirine yapışmasını önler. Soluk borusunun dış kısmında bağ dokusundan yapılmış koruyucu doku bulunur. Soluk borusu arkada dördüncü sırt omuru hizasında iki kolla ayrılır. Bu kollara bronş denir. Bronşların yapısında soluk borusu gibidir. Yalnız kıkırdak doku küçük parçalar şeklindedir. Bronşçuklar çok ince borucuklar ile akciğeri oluşturan hava keselerine açılır. Hava keseleri çok ince tek sıralı yassı epitel hücrelerinden meydana gelmiştir. Kılcal damarlar ile donatılmışlardır. 

    Anatomi Solunum Sistemi
    Akciğerler kalp ile birlikte göğüs boşluğunu dolduran pembemsi renkli esnek ve dokulu bir organdır. Sol ve sağ olmak üzere iki bölümden oluşur. Sağ akciğer üç bölmeli sol akciğer iki bölmelidir. Akciğerler pleuro denilen iki yapraklı ine bir zar ile örtülüdür. İç ve dış yapraklar arasındaki boşlukta az miktarda lenf sıvısı ve hava bulunur. Sinir, damar ve bronşların akciğere girdiği yerde pleuro zarı yoktur. Akciğerler gaz değişiminin gerçekleştiği hava keselerinden meydana gelmiştir. Her bir akciğerde 300 milyon kadar alveol bulunur. Alveol hücreleri alveollerin iç yüzeyini ince bir tabaka halinde örten lipoproteinleri salgılar. Bu maddeler bir deterjan gibi alveolün yüzey gerilimini düşürmeye yarar. Bu bakımdan alveol hücreden salgılanan lipoproteinler, akciğerlerin su kaybını ve solunum dengelerinin düzenli işlenmesini sağlar. Soluk alıp verme mekanizması ise göğüs boşluğu ve akciğerlerin genişleyip daralmasına dayanır. Bu mekanizmada diyafram kası ve kaburgalar arası kaslarda görev alır. Soluk alma sırasında akciğer hava dolarken soluk verme akciğere alınan havanın dışarı geri verilmesidir. 
    ]]>
    Biyoloji Solunum https://www.solunum.gen.tr/biyoloji-solunum.html Sat, 08 Dec 2018 16:33:59 +0000 Biyoloji Solunum, konusu oldukça önemli bir konudur. Organik bileşiklerdeki yani protein yağ karbonhidratta depolanmış kimyasal bağ enerjisinin açığa çıkarılarak metabolik enerjiye yani ATP'ye dönüştürülmesine solunum denir. Biyoloji Solunum, konusu oldukça önemli bir konudur. Organik bileşiklerdeki yani protein yağ karbonhidratta depolanmış kimyasal bağ enerjisinin açığa çıkarılarak metabolik enerjiye yani ATP'ye dönüştürülmesine solunum denir. Solunum hücrenin içerisinde gerçekleşen ve enerji üretilen bir olaydır. Bütün hücreler kendi metabolizmalarını gerçekleştirmek için metabolik enerjilerini üretmek zorundadır.

    Solunum olayında Hücrede Oluşanlar:
    • ATP (metabolik enerji)
    • Isı
    • Organik maddeler 
    • İnorganik maddeler
    Organik bileşiklerin hücrede metabolik enerji üretmek amacıyla yıkımı iki yol ile gerçekleşir. Birincisi oksijenli solunum, ikincisi ise oksijensiz solunumdur. Oksijenli solunum oksijenin kullanılarak yıkılmasıdır. Oksijensiz solunum ise oksijen kullanılmadan yıkılmasıdır. Organik bileşiklerin inorganik bileşenlere kadar yıkılması, üretilen enerji miktarını maksimum düzeye çıkarır. Oksijenli solunum reaksiyonları sitoplazma ve mitokondriler de gerçekleşen reaksiyonlarda olmak üzere ikiye ayrılır.  Oksijensiz solunum reaksiyon sonucunda oluşan son ürüne göre adlandırılır. Örneğin; son ürün laktik asit ise laktik asit fermantasyonu, etil alkol ise etil alkol fermantasyonu gibi. Oksijensiz solunum iki aşamada gerçekleşen bir olaydır. Bunlar glikoliz ve son ürün reaksiyonlarıdır. Glikoliz glikozun pirüvik asite kadar yıkılması olayıdır. Glikoliz reaksiyonlarını kontrol eden kalıtsal yapı ve enzimler bütün canlılarda benzerlik gösterir. Oksijensiz solunum yapan canlıların tamamında ve oksijenli solunum yapan bazı canlıların bazı doku hücrelerinde pirüvik asit oksijen yetersizliğinde son ürün reaksiyonlarına girer. Son ürün reaksiyonlarında pirüvik asit bir başka organik maddeye dönüştürülür. 

    Biyoloji Solunum
    Bazı bakterilerde, maya mantarlarında, bazı bitki tohumlarında ve omurgalı hayvanların çizgili kas hücrelerinde oksijensiz solunum ile metabolik enerji üretilebilir. Oksijensiz solunum reaksiyonlarının tamamı sitoplazma da gerçekleşir. Oksijensiz solunumda bir molekül glikozdan net iki metabolik enerji üretilir. Oksijenli solunum reaksiyonlarında karbonhidratların dışında yağlar ve proteinler de kullanılabilir. Oksijenli solunumda bir molekül glikozdan net otuz sekiz metabolik enerji kazanılır.



    ]]>
    Hırıltılı Solunum https://www.solunum.gen.tr/hiriltili-solunum.html Sun, 09 Dec 2018 11:09:37 +0000 Hırıltılı solunum, nefes alışverişi sırasında, nefesi alırken ya da verirken ortaya çıkan ıslık tarzında tiz sesle nefes almaktır. Bunun nedeni hava kanallarının daralmasıdır. Tekrarlayan hırıltılı solunum yaygın olara Hırıltılı solunum, nefes alışverişi sırasında, nefesi alırken ya da verirken ortaya çıkan ıslık tarzında tiz sesle nefes almaktır. Bunun nedeni hava kanallarının daralmasıdır. Tekrarlayan hırıltılı solunum yaygın olarak astım hastalığı nedeniyle oluşur. Ancak bunun dışında da hırıltılı solunum sebepleri bulunmaktadır. Hırıltılı solunum kişide genellikle daralmış, kısmen tıkanmış hava kanallarından kaynaklanan solunum zorluğu çekilmesidir. Bunun sebepleri arasında nefeste içeri çekilen yabancı cisimler ya da tümör gibi etkenlerle oluşan fiziksel darlık, iltihaplanma gibi faktörlerde etkili olabilir. Erişkinlerde en fazla kronik astım, bronşit gibi sebepler buna neden olabilir. Çocuklarda ise etkenler daha farklı olabilir. Bu dönemde genellikle 6 aydan itibaren sorun başlayabilir.

    Hırıltılı solunum çocuklarda büyüklere nazaran bebeklik çağında 15 kat, okul öncesinde 10 kat, okul çağında 5 kat fazla etkili olur. Çünkü çocuklarda yetişkinlere kıyasla bronşların çapı daha dardır. Bronşlardaki daralma yetişkinlerde ve çocuklarda aynı oranda olsa da, çocuklarda havanın geçişi daha güç olacağından, hırıltılı solunum daha fazla etkili olur. Yani bronşit hastalığı geçirenlerde bronş duvarındaki iltihaplanma 1 mm kalınlığında olur. Ancak çocuklardan bundan daha fazla etkilenir. Yetişkinlerde bronşlar daha geniş olduğundan, bu daralmadan çocuklar kadar etkilenmezler. 1 mm kalınlık çocuklarda bronşların % 50 oranında daralmasına neden olurken, yetişkinlerde bu oran % 25 kadardır. Bu miktarda çocukların yetişkinlere göre % 200 oranında hırıltılı solunumdan etkilenmesine neden olur.

    Hırıltılı Solunum
    Hırıltılı solunum sebepleri
    • Anafilaksi yani herhangi bir şeye karşı gelişen alerjik reaksiyon
    • Bronşektazi, bronşit ve bronşiyolit
    • Astım, çocukluk astımı
    • Kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH)
    • Akciğerlerde hava kalması (Anfizem)
    • Kalp yetmezliği, akciğer kanseri
    • Gastroözefageal reflü hastalığı (GERD)
    • Kullanılan bazı ilaçlar (Aspirin vs.)
    • Havayla akciğerlere çekilen yabancı cisim
    • Zatürre
    • Uyku apnesi yani uykuda solunumun kısa süreli durması
    • Soluk borusu kapağında şişme
    • Sigara alışkanlığı
    • Ses tellerinde hareketi engelleyecek sorunlar
    • Özellikle 2 yaş altı çocuklardaki solunum yolları hastalıkları
    • Yine küçük çocuklarda görülen respiratuvar sinsitiyal virüs, hırıltılı solunum nedenleri arasında yer alır.
    Hırıltılı solunumda bronşlardaki iltihaplanma balgam artışına neden olur. Bu yüzden zorlanarak girip çıkan hava ıslık sesi gibi bir ses çıkmasına yol açar. Bu balgamı yerinde oynatınca bu ses duyulmaktadır. Kulağa ses hırıltı gibi, hışıltı gibi gelir. Bu solunum sırasında alınan havadaki oksijen daha az olduğundan, beyindeki mekanizmanın etkisiyle, kişide sık nefes almaya yani sık solunuma yol açar. Özellikle çocuklarda bu çok etkili olur. Karında inip çıkma gibi belirtiler gözlenir.

    Hırıltılı solunum belirtileri

    Alınan ve verilen nefes sayısı artar. Hırıltılı solunum nedeniyle burun kanatları açılır gibi oynar. Normalde hırıltı olmadığında bu oynama olmaz. Solunum kasları olan diyafram, boyun kasları, kaburga arasındaki kaslar hızlı bir şekilde kasılır. Bu nedenle kasların bulunduğu alanda göğüs içe çekilir. Solunumda zorlanma özellikle nefes verirken etkili olur. Çünkü nefes kasları solunum sırasında az çalışır. Hırıltılı solunum yaşın ilerlemesiyle birlikte daha ciddi sorunlara işaret eder. Bu nedenle sorunu yaşayan kişilerin mutlaka bir göğüs hastalıkları uzmanına gitmesi tavsiye edilir. Hastada bronşların daralmasına neden olan, etkene uygun şekilde tedaviye başlanmalıdır.
    ]]>
    Böceklerin Solunum Organı https://www.solunum.gen.tr/boceklerin-solunum-organi.html Sun, 09 Dec 2018 18:24:25 +0000 Böceklerin Solunum Organı, bütün canlılar gibi böceklerin de yaşamlarını devam ettirebilmesi için solunum yapmaları gerekmektedir. Böceklerin solunum organı trake sistemidir.Trake sistemi, böceklerin vücutlarındaki organ Böceklerin Solunum Organı, bütün canlılar gibi böceklerin de yaşamlarını devam ettirebilmesi için solunum yapmaları gerekmektedir. Böceklerin solunum organı trake sistemidir.Trake sistemi, böceklerin vücutlarındaki organlara ulaşabilmek için ayrılır ve trake sisteminin boruları böceklerin vücutlarında bir ağ gibi dolaşır. Böcekler bu borular sayesinde solunum yaparlar.
    Eklembacaklıların kanı, oksijen ve karbondioksit taşımada görev almazlar. Bu sebeple bu hayvanların kanında oksijen taşıma görevinde rol alan hemoglobin pigmentleri bulunmaz. Aynı şekilde arı ve çekirge gibi hayvanlarda da solunum organı trakedir.
    Eklem bacaklıların hemen hemen hepsinde bulunan trake sistemi, hayvanların karın ve göğsünde bulanan küçük deliklerden başlayarak vücut içinde dallanır ve dallandıkça incelir. Böyle incelen trake uzantılarına trakeol denir. Bu trakeoller sayesinde gelen oksijen hücrelere taşınır. Hücrelerde oluşan karbondioksit trakeollere geçer. Karbondioksit trakelerle vücut dışına çıkınca hücreler ile dış ortam arasında gaz değişimi sağlanır. Doku hücrelerine en hızlı oksijeni taşıyan sistem, trake sistemidir. 
    Trake solunumu yapan canlıların vücudunda dallanmış pek çok damar bulunur. Bu damarlar vücudun içerisine doğru gittikçe incelir. Trakeler genellikle derinin içe doğru çökmesi ile oluşur. 

    Trake tipleri

    Trakeler başlıca iki tip olarak ayrılırlar. Bunlar; kitap trakesi ve boru trakesi olarak bilinir.

    Kitap trakeleri

    Kese biçiminde olan kitap trakeleri, birbirine paralel olarak yaprak gibi sıralanmaktadır. Bu yaprakların arasın bulunan boşluklar sayesinde kirli kan temizlenir.

    Boru trakeleri

    Düz ve dallı borular şeklindedir. Bunun yanı sıra açık ve kapalı tohumlu bitkilerin odun demetlerinde bulunan ince zarlı ve büyük boşluklu, aralarında bulunan zar kısmen veya tamamen erimiş üstüste duran hücre gruplarına trake denir. Ayrıca insanlarda ve memelilerde bulunan soluk borusuna da trake denmektedir. 

    Böceklerin Solunum Organı
    Biyolojik açıdan trake solunumu

    Stigma dudaklarının hemen altında trake solunumu başlar. Filogenetik açıdan her segment, kendi otonom stigmasına sahiptir. Bazı ilkel ve gelişmiş böceklerdeher segment bir çift stigma taşımaz. Ektodermin, stigmaların bulunduğu yerde içeri doğru çökmesi ile oluşur. Stigmadan uzanan dallar dorsal, visceral ve ventral dalcık olarak ayrılırlar.
    Segmentlerdeki trakelerin hepsi, enine- boyuna bağlanarak, anatomik ve işlevsel bir solunum birlikteliğini meydana getirir. Bu bağlantılara anastomos denmektedir. Enine bağlantılar karın tarafında bulunurken boyuna bağlantılar sırt kısmında bulunur.
    Kanatlı böceklerin hepsinde ek olarak kanat trakeleri görülür. Özellikle iyi uçan böceklerin trake sisteminde, trake kollarında çoğalma ve dallanmalar görülür. 
    Trake keseleri ise trakenin en çok görülen şeklidir. Bu kesecikler mayıs böceklerinde olduğu gibi çok sayıda fakat çok küçük yapıdadır. Bazı böceklerde ise küçük hava keselerinin kaynaşması ile daha büyük hava keseleri görülebilir.
    Hava keselerinin tamamı, havanın depolanması için kullanılır. Bu hava keselerinden çıkan ince dallar ve borular dokulara kadar uzamaktadır. Ayrıca hava keseleri dolaşımı hızlandırır ve dokulara besin aktarımının etkin bir biçimde yapılmasını sağlar.
    ]]>
    Solunum Enfeksiyonu https://www.solunum.gen.tr/solunum-enfeksiyonu.html Mon, 10 Dec 2018 01:21:23 +0000 Solunum enfeksiyonu, İnsanlar yemeksiz ve susuz nasıl yaşayamazlar ise nefes alıp solunum yapmadan da yaşayamayan canlılardır. Solunum enfeksiyonu bazı hastalıklar neticesinde insanlarda görülmektedir. Solunum yolları rahats Solunum enfeksiyonu, İnsanlar yemeksiz ve susuz nasıl yaşayamazlar ise nefes alıp solunum yapmadan da yaşayamayan canlılardır. Solunum enfeksiyonu bazı hastalıklar neticesinde insanlarda görülmektedir. Solunum yolları rahatsızlığı olan insanların mutlaka tedavi görmeleri gerekmektedir. Bu hastalıklar genellikle bulaşıcı olarak bilinir ve nefes veya temas yolu ile enfeksiyon başka bir insana kolaylıkla bulaşabilir. Solunum enfeksiyonu alt Solunum ve üst solunum olmak üzere ikiye ayrılır.

    Solunum yolu enfeksiyon çeşitleri; 

    Alt solunum enfeksiyonu; Bu hastalığın en belirgin özelliği yüksek ateşle birlikte görülen öksürüktür. Enfeksiyon neticesinde görülen bu rahatsızlık bronşlarda ve soluk borusunda oluşan iltihap akciğerleri etkileyip görevini yapamaz hale getirir. Şiddetli ve devamlı görülen öksürük nefes alış verişini zorlaştırır. Göğüs boşluğunda ve solunum yollarında enfeksiyona bağlı ağrılar da görülür. Balgamlı olarak da görülen alt solunum enfeksiyonları hasta olan kişiyi halsiz ve güçsüz bırakır.

    Üst solunum yolu enfeksiyonu;  Üst solunum enfeksiyonu burun, gırtlak ve yutak, sinüsler de oluşan iltihaplanma sonucunda görülür. Bademciklerde şişlik sonucu solunum yolunu tıkar veya daralır. Bu durumda da yüksek ateş ve öksürük rahatsızlığına sebebiyet verir.verir. Üst solunum enfeksiyonları, alt solunum enfeksiyonları ile de bağlantılı olup kulakta oluşan iltihaplanmalar da etkilenir. Grip, nezle,sinüzit, larenjit,  iltihaplanmalarını hepsi üst solunum enfeksiyonu grubuna girer ve tedavi şekilleri de bir birine benzer. Özellikle çocuklarda görülen bu hastalık yılda en az 2 veya 3 kez başınıza gelebilir. Korunmak için önceden aşı tedavisi son yıllarda uygulanmaktadır.

    Solunum enfeksiyonunun nedenleri ve hastalıkları;

    Virüs gibi mikropların temas veya nefes yolu ile kolaylıkla bulaşabildiği bu hastalık son yıllarda da artış görülen çok sayıda virüs mevcuttur. Bu virüsler öncelikle üst solunum enfeksiyonlarına daha sonrada alt solunum yolları enfeksiyonlarına neden olmaktadır.
    • Soğuk algınlığı solunum yolu enfeksiyonlarının başlangıç nedenlerinden birisi olabilir.
    • Girip ve nezle solunum yolu enfeksiyonların dandır.
    • Sinüzit hastalığı şiddetli baş ağrısı ile görülür ve solunum enfeksiyonu dur. 
    • Larenjit hastalığı boğaz ve ses tellerine de oluşan solunum yolu enfeksiyonu durumunda. 
    • Difteri ( larenjit) hastalığı solunum enfeksiyonu olarak bilinir.
    Solunum Enfeksiyonu
    Solunum enfeksiyonların da doğal yollarla tedavi şekilleri;

    Doktora gitmeden önce evde kullanacağınız doğal yöntemler bu hastalıktan sizi korur ve hastalığın giderilmesinde yardımcı olur.
    • Hastalık esnasında bol bol dinlenin ve mümkün olduğunca sıvı tüketin.
    • Boğazda oluşan enfeksiyonlar için tuzlu su ile gargara yapabilirsiniz.
    • Larenjit hastalığı durumunda yüksek sesle konuşmadan ses tellerinizi dinlendiriniz.
    • Bol bol C vitamini limon portakal mandalina gibi meyveler tüketin.
    • Protein ve besin değeri yüksek olan gıdalar yemeye özen gösterin.







    ]]> Hücresel Solunum https://www.solunum.gen.tr/hucresel-solunum.html Mon, 10 Dec 2018 15:15:54 +0000 Hücresel Solunum, vücudun günlük aldığı besinlerin yapı taşlarını enzimler yardımıyla parçalanıp yakılmasıyla hücrelerin aldığı enerjidir bu enerjiye de solunum denir. Solunumu her canlı oksijenli veya oksijensiz o Hücresel Solunum, vücudun günlük aldığı besinlerin yapı taşlarını enzimler yardımıyla parçalanıp yakılmasıyla hücrelerin aldığı enerjidir bu enerjiye de solunum denir. Solunumu her canlı oksijenli veya oksijensiz olarak yapar. Hücrelere kadar gelen besinlerin parçalanıp yakıldıktan sonraki ATP üretmesidir. Hücresel solunum glikozun yakılarak enerjiyi meydana çıkarmasıdır. Dakika başında ortalama 17 defa solunum yapılır. Solunum oksijenli ve oksijensiz olarak iki şekilde meydana gelir. Solunum aldığımız nefes vücudumuza alıp verdiğimiz oksijen havasıdır. Solunumu ağız ve burunda alır veririz.

    Hücresel solunum tanıtımı. Hücresel solunum ise glikozun enzimler tarafında parçalanması ve enerjiye dönüşmesidir bu durumda anlaşıldığı gibi iki solunum farklı olaydır. Bütün canlılarda glikoz evresi ortaktır. Glikozu aktif hale getirmek için 2 ATP enerji harcanır. Glikoliz oksijenli oksijensiz solunum yapan tüm canlılarda aynıdır. Soluk alıp verme işlemi akciğerimizde gerçekleşen olaydır. Bu solunum hücresel solunum, dış solunum, iç solunum, oksijenli solunum ve oksijensiz solunumdur.

    • Dış solunum Akciğerin havada oksijen alıp karbondioksit vermesi olayıdır.
    • İç solunum insan hücrelerinin kan arasındaki alışverişidir.
    • Oksijenli solunum. Oksijenli solunum birçok organizmada görülür ve molekül olarak kullanılır.
    • Oksijensiz solunum. Vücuttaki besin maddelerinin enzimler tarafında parçalanarak enerjiye dönüşmesidir.

    Enerji veren besinler enzimler yardımıyla oksijen kullanmadan parçalanıp enerji üretmesidir. Oksijensiz solunum bazı bitkilerin tohumlarında, bakterilerde, maya mantarlarında ve omurgalıların hücresinde görülür. Akciğerde alıp verdiğimiz solukla beraber oksijende alırız. Oksijensiz kaldığımız an yaşamımız ölümle sonuçlanır günlerce aç, susuz yaşanır fakat oksijensiz yaşama olanağımız yoktur.

    Hücre solunumu canlıların temel ihtiyacı olan enerjiyi üretir. Hücre solunumun çeşitleri vardır. Glokoz hücre solunum oksijenli solunum reaksiyonlarda parçalanarak elde edilir. Bütün canlıların solunumu hücrelerin tamamı yapar.

    Hücresel Solunum

     Bütün canlılar günlük yaşamında gece, gündüz solunum yapmaktadır. Beynimizde bulunan hücreler hiçbir şekilde oksijensiz yaşayamaz. Solunum enerjinin kullanılması gereken her alanda kullanılır. Solunum hücresinin besinleri oksijensiz parçalayarak enerji üretmesine oksijensiz solunum denir. Oksijensiz solunumun ürettiği enerji yok denecek kadar azdır.

    Kalp atışıyla beraber soluk alışverişi de yapılır örneğin spor, koşu, egzersiz, günlük yapılan işlerin hızına göre soluk alır veririz aldığımız soluğun hızına göre de kalp atışımız hızlanır. Bu demektir ki harcanan enerjiyle ihtiyaç duyup aldığımız oksijen miktarıyla ilişkindir.

    Tüm canlılar oksijenli veya oksijensiz solunum yapmaktadır, kimi canlı oksijen alıp karbondioksit verir, kimi canlılar ise karbondioksit alıp oksijen verir.

    ]]>
    Dış Solunum https://www.solunum.gen.tr/dis-solunum.html Tue, 11 Dec 2018 04:04:02 +0000 Dış solunum, İnsanların ve bütün canlılarda da olduğu gibi solunum organları ile gaz alışverişi yapma durumuna solunum denir.  Bu solunum insanların ağız yoluyla ve burun yoluyla nefes alıp verme olayıdır. Nefes alma y Dış solunum, İnsanların ve bütün canlılarda da olduğu gibi solunum organları ile gaz alışverişi yapma durumuna solunum denir.  Bu solunum insanların ağız yoluyla ve burun yoluyla nefes alıp verme olayıdır. Nefes alma yoluyla oksijenin yani temiz havanın akciğere çekilmesi ve tekrar soluk verme yöntemiyle ciğerlerdeki havanın dışarı çıkması durumu ile birlikte ağız ve burun olmak üzere dış solunum gerçekleşir. 

    İnsanlar hem ağzından hemi de burnundan nefes alıp vermek kaydıyla dış solunumu gerçekleştirir. Ancak insanların burundan nefes alması insan sağlığı açısından daha yararlıdır çünkü burun yapısında bulunan damarlar alınan havanın ısınmasını sağlayarak bir nebze de olsa akciğerlerine tamamen soğuk havanın girmemesini engellemekte faydalı olur. Bunun için burundan nefes alıp ağızdan vermek daha sağlıklı bir yaşam biçimi sağlamaktadır.Dış Solunum Dış solunum insanların ağız ve burun yoluyla oksijen alışverişi gerçekleştirme olayına denir. Özellikle de solunumun insan hayatı açısından çok önemli olduğu için özellikle üst solunum yolları enfeksiyonlarına maruz kalmamak dış solunum organlarımız için önem arz etmektedir.
    ]]>